Bir girişimciyle yapılan değerlendirme görüşmesi, 2026 yılına girerken CEO’lar için değişen liderlik önceliklerini yeniden gündeme taşıdı. Görüşmeye hazırlıklı gelen girişimcinin net finansal verilerle, güçlü bir ekip yapısıyla ve pazarda karşılığı olan bir ürünle ilerlediği belirtildi. Ancak asıl dikkat çeken nokta, üst düzey yöneticilerin çoğu zaman kaçındığı temel bir sorunun masaya yatırılması oldu: Yeni yılda hangi alanlardan çekilmek ve hangi sorumlulukları doğrudan üstlenmek gerekiyor?
Uzmanlara göre şirket büyüdükçe, stratejik değer yaratan işler ile yalnızca günlük rutini sürdüren faaliyetler arasındaki ayrım bulanıklaşıyor. Bu durum, özellikle kurucuların ve CEO’ların odağını kaybetmesine yol açabiliyor. 2026’nın, plansız ve tepkisel yönetim anlayışıyla hareket eden yöneticiler için zorlayıcı bir yıl olacağı, buna karşılık daha az ama bilinçli adımlar atanların avantaj sağlayacağı değerlendiriliyor.
Strateji: Yön dışarıdan belirlenemiyor
Şirketler zamanla ekiplerden, danışmanlardan ve yatırımcılardan yoğun geri bildirim almaya başlıyor. Bu girdilerin faydalı olmakla birlikte, stratejik odağı dağıtma riski taşıdığı vurgulanıyor. Uzmanlara göre 2026’da etkili stratejik yönetim, yeni fikirler eklemekten çok, savunulabilir ve ölçeklenebilir temel varsayımları netleştirmeye dayanacak. CEO’ların temel görevinin tüm olasılıkları değerlendirmek değil, şirketin yönünü bulanıklaştıran unsurları ayıklamak olduğu ifade ediliyor.
Ürün: Genişleme kadar odak da önemli
Ekiplerin büyümesiyle birlikte ürün yol haritalarının da genişlediğine dikkat çekiliyor. Ancak ürünün kuruluş aşamasındaki temel vaadinden uzaklaşmasının ciddi bir risk oluşturduğu belirtiliyor. 2026’da rekabet avantajının yalnızca hızdan değil, şirketin temel değer önerisini güçlendiren ürünleri seçici biçimde hayata geçirme disiplininden geleceği öngörülüyor.
Finansal veriler: Bilmek yetmiyor, sahiplenmek gerekiyor
Harcama oranı, faaliyet süresi, brüt kar marjı, müşteri edinme maliyeti ve müşteri kaybı gibi göstergelerin artık sadece raporlama aracı olmaktan çıkacağı ifade ediliyor. Finansal liderliğin, rakamları sunmanın ötesinde onları doğru yorumlamayı gerektirdiği vurgulanıyor. Uzmanlar, finansal göstergelere hakim olmayan CEO’ların, zamanla bu alanda daha güçlü aktörlere hesap vermek zorunda kalabileceği uyarısında bulunuyor.
İnsan kaynağı: Kültür değil, liderlik tasarımı ölçekleniyor
Kurum kültürünün tek başına ölçeklenebilir olmadığı, asıl ölçeklenen unsurun liderlik mekanizmaları olduğu belirtiliyor. Karar alma süreçleri, anlaşmazlıkların nasıl çözüleceği ve hesap verebilirlik yapısının net biçimde tasarlanmaması halinde, kültürün sorunları telafi edemeyeceği ifade ediliyor. CEO’lar için temel sorunun, ekiplerin yöneticinin sürekli müdahalesi olmadan da başarı sağlayıp sağlayamayacağı olduğu aktarılıyor.
CEO’lar için 2026 mesajı
Görüşmenin ardından yapılan değerlendirmede, liderliğin daha net önceliklerle yeniden yapılandırıldığı ve karar süreçlerinin şeffaflaştırıldığı bir yönetim modelinin öne çıktığı belirtildi. Haftalık zaman yönetiminin temel sorumluluklara göre yeniden düzenlenmesi ve tüm ekibe bu çerçevenin açık biçimde aktarılmasının, organizasyonel netliği artırdığı ifade edildi.
Uzmanlara göre birçok kurucu ve CEO, yeni yıla uzun yapılacaklar listeleriyle giriyor. Ancak önemli olanın liste sayısı değil, şirketin ilerlemesi için vazgeçilmez olan sorumlulukların net biçimde sahiplenilmesi olduğu vurgulanıyor.
Strateji, ürün, finansal veriler ve insan kaynağı yönetimi başlıklarının birlikte ele alınmasının, şirketleri taklit edilmesi ve geride bırakılması zor yapılar haline getireceği belirtiliyor. 2026’nın, liderliği yalnızca temsil eden değil, doğrudan sahiplenen CEO’ları öne çıkaracağı değerlendiriliyor.