Petrol fiyatları, ABD ve İsrail’in İran'a karşı başlattıkları savaşın sona erdirilmesine yönelik diplomatik çabaların zayıflamasıyla salı günü yüzde 1'in üzerinde değer kazandı. Tahran'ın Washington tarafından sunulan teklife verdiği yanıt, taraflar arasındaki derin görüş ayrılıklarını bir kez daha gün yüzüne çıkardı. Bu durum, küresel enerji koridorlarına dair arz korkularını canlı tutmaya devam etti.
Anlık verilere göre saat 09.25 itibarıyla Brent petrol yüzde 1,24 artışla 105,50 dolar seviyesinden işlem görüyor. ABD Batı Teksas Intermediate (WTI) tipi ham petrolün varil fiyatı ise yüzde 1,59 yükselerek 99,63 dolara ulaştı. Her iki gösterge de pazartesi günü yaklaşık yüzde 2,8 oranında değer kazanmıştı.
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da gazetecilere yaptığı açıklamada, İran ile yapılan ateşkesin "yoğun bakımda" olduğunu söyledi. Trump, 10 haftadır süren İran savaşını bitirmek için sunduğu teklife Tahran’ın verdiği yanıtı alaycı bir dille eleştirdi. Bu gelişme, küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz akışının beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın fiili kapalılık halinin uzaması anlamına geliyor.
Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklık arz şokunu tetikliyor
Tahran yönetimi, barış müzakereleri kapsamında ABD’nin deniz ablukasını kaldırmasını ve yaptırımların gevşetilmesini talep etti. Ayrıca petrol satışlarının yeniden başlaması ve savaş zararlarının tazmin edilmesi şartlarını öne sürdü. İranlı yetkililer, Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenlik haklarını koruma konusundaki kararlılıklarını da yineledi.
Saudi Aramco CEO'su Amin Nasser, boğazdaki aksamaların her hafta piyasadan 100 milyon varil petrolün silinmesine yol açtığı uyarısını yaptı. Nasser, bu kesintilerin piyasada istikrarın yeniden sağlanmasını 2027 yılına kadar geciktirebileceğini belirtti. Reuters tarafından yapılan bir anket ise üretimdeki daralmayı teyit etti. Ankete göre, nisan ayında OPEC’in petrol üretimi son yirmi yılı aşkın sürenin en düşük seviyesine geriledi.
KCM Trade baş piyasa analisti Tim Waterer, piyasadaki fiyatlama risklerini değerlendirdi. Waterer, barış anlaşmasına yönelik gerçek bir ilerlemenin fiyatlarda 8-12 dolarlık keskin bir düzeltme yaratabileceğini kaydetti. Analist, herhangi bir gerginlik veya yeniden abluka tehdidi durumunda Brent petrolün hızla 115 doların üzerine çıkabileceği öngörüsünde bulundu.
Siyasi baskı ve küresel yaptırım hamleleri
ABD’de akaryakıt fiyatlarındaki artış, kasım ayındaki ara seçimler öncesinde Trump yönetimi üzerinde siyasi baskı oluşturmaya devam ediyor. Trump, Fox News’e verdiği demeçte, gemilere Hürmüz Boğazı boyunca eşlik edecek bir koruma planını yeniden canlandırmayı düşündüğünü açıkladı. Hükümet, yükselen fiyatları dizginlemek amacıyla stratejik rezervlerden yeni bir acil durum petrolü dalgasını serbest bıraktı.
Washington yönetimi, diplomatik baskıların yanı sıra yaptırım kartını da masada tutuyor. ABD Hazine Bakanlığı, İran petrolünün Çin'e sevkiyatına aracılık eden üç kişi ve dokuz şirkete yönelik yeni yaptırımlar uyguladı. Trump’ın çarşamba günü Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile yapacağı görüşmede İran konusunun en önemli gündem maddelerinden biri olması bekleniyor. ABD’li yetkililer, Trump’ın Pekin’in İran’a yönelik yaklaşımı konusunda Xi’ye baskı yapacağını belirtti.
Bloomberg Economics analistleri ise yayımladıkları notta kapsamlı bir barış anlaşmasının pek olası görünmediğini savundu. Analistler, ABD ve İran'ın muhtemelen karşılıklı saldırılara geri döneceği değerlendirmesini yaptı. Bu durumun yoğun bir ateş değişimi şeklinde başlayıp ardından daha düşük seviyeli çatışmalarla "yeni normal" olarak sürmesi bekleniyor.
Piyasa tarafında ise ABD ham petrol stoklarının geçtiğimiz hafta 1,7 milyon varil azaldığı tahmin ediliyor. Macquarie Group enerji stratejisti Walt Chancellor, bu azalmanın önümüzdeki birkaç hafta boyunca güçlü deniz yolu ihracat akışlarının devam edeceği bir ortamda gerçekleştiğini vurguladı.