BlackRock’ın Küresel Baş Yatırım Stratejisti Wei Li’nin de aralarında bulunduğu araştırma ekibi, gelişen piyasalardaki şirketlerin yapay zeka yatırımlarından önemli ölçüde faydalanabileceğini belirtti.
Stratejistler, Güney Kore ve Tayvan’ın yarı iletken ve bellek çipi tedarik zincirindeki kritik rolüne dikkat çekti. Latin Amerika ise yapay zeka altyapısının büyümesi için gerekli emtia ve altyapıya erişim açısından avantajlı bölgeler arasında gösterildi.
BlackRock’a göre teknoloji sektöründeki büyüme, arzı kısıtlı kaynakların değerini artırarak şirketlerin kârlılığına katkı sağlayabilir.
BlackRock haziran kararından döndü
Kurum, haziran ayında gelişen piyasa hisselerine ilişkin görüşünü “nötr” seviyesine çekmişti. Bu kararın arkasında, özellikle Güney Kore’de yapay zeka yatırımlarının yarattığı yoğunlaşma ve artan kaldıraç kullanımının risk-getiri dengesini bozması bulunuyordu.
Temmuz ayında yaşanan sert satışların ardından kaldıraç seviyelerinin önemli ölçüde gerilemesi ise BlackRock’ın değerlendirmesini değiştirdi. Kurum, bu gelişmenin yeniden “ağırlık artır” tavsiyesine geçilmesinde etkili olduğunu belirtti.
Kâr beklentileri ABD'yi aşıyor
BlackRock’ın değerlendirmesinde gelişen piyasaların değerlemeleri de önemli bir avantaj olarak öne çıktı. Konsensüs tahminleri, MSCI Gelişen Piyasalar Endeksi’nde yer alan şirketlerin kârlarının gelecek 12 ayda yüzde 34’ün üzerinde artacağına işaret ediyor.
ABD şirketleri için ise aynı dönemde yaklaşık yüzde 20’lik bir kâr büyümesi öngörülüyor. Böylece gelişen piyasaların kâr artışı beklentisi ABD’nin belirgin şekilde üzerinde bulunuyor.
Değerlemeler tarafında da gelişen piyasa hisseleri ileriye dönük kârlarının yaklaşık 10 katı seviyesinde işlem görüyor. Bu oran, ABD hisselerindeki çarpanın yaklaşık yarısına denk geliyor ve gelişen piyasaların yaklaşık yüzde 50 iskontolu işlem gördüğüne işaret ediyor.
Petrol ve jeopolitik riskler izleniyor
BlackRock, gelişen piyasalara yönelik olumlu görüşün önünde bazı önemli risklerin bulunduğunu da vurguladı. Daha yüksek kâr büyümesi ve düşük değerlemelerin; artan borçlanma maliyetleri, yüksek petrol fiyatları ve jeopolitik gerilimlerin yaratabileceği baskıları ne ölçüde karşılayacağı yakından izlenecek.
Bununla birlikte kurum, doların zayıflamasının ve sermaye girişlerindeki iyileşmenin gelişen piyasa varlıklarını destekleyebileceğini düşünüyor.