Eylül 2026 tarihli ve “Kıtlığa Karşı Bolluk” başlığıyla yayımlanan raporda, küresel piyasaların görünümünü yapay zeka altyapısındaki yatırım dalgası, gelir arayışı ve varlık fiyatlarının mevcut değerlemelerin ötesinde değerlendirilmesi olmak üzere üç ana tema üzerinden ele aldı.
Yapay zeka yatırımlarında darboğazlar öne çıkıyor
BlackRock, ABD hisselerinde daha önce aldığı “ağırlık artır” pozisyonunu korurken gelişen piyasa hisselerini de aynı seviyeye taşıdı. Kuruma göre yapay zeka altyapısına yönelik yatırımlar hızlanırken, arz tarafındaki kısıtların daha erken ortaya çıkması elektrik üretimi, enerji şebekeleri, bellek, çipler ve veri merkezlerini öne çıkarıyor.
Raporda, yapay zeka yatırımlarının mevcut aşamasında henüz belirgin bir uyarı sinyali görülmediği belirtildi. Büyük teknoloji şirketlerinin sermaye harcamalarının hız kazanmaya devam ettiği ve hyperscaler şirketlerin 2026 toplam sermaye harcamalarının yaklaşık 720 milyar dolara ulaşmasının beklendiği kaydedildi.
Yapay zeka şirketlerinin gelir yaratma kapasitesinin de arttığı ifade edilirken, Anthropic'in yıllık tekrarlayan gelirinin Temmuz 2026 sonu itibarıyla 74 milyar dolara, OpenAI'ın gelirinin ise 41 milyar dolara ulaştığı aktarıldı.
Bellek piyasasında DRAM fiyatlarının yıl başından bu yana yüzde 75 yükseldiği, GPU kiralama fiyatlarının ise daha dengeli bir seyir izlediği belirtildi.
ABD'de istihdam ve enflasyon baskısı sürüyor
BlackRock'ın makroekonomik değerlendirmesine göre ABD ekonomisindeki canlılık, enflasyon üzerindeki baskının tamamen ortadan kalkmasına izin vermiyor. Ücret artışları ve çekirdek enflasyon göstergelerinin yüksek seviyelerini koruduğu belirtildi.
Raporda, işsizlik oranının sabit kalması için ihtiyaç duyulan aylık istihdam artış hızının salgın öncesine kıyasla önemli ölçüde gerilediğine dikkat çekildi. Salgın öncesindeki demografik eğilimler doğrultusunda aylık yaklaşık 200 bin kişilik istihdam artışı gerekirken, mevcut başabaş seviyesinin bunun altında bulunduğu ifade edildi.
ABD'deki ücretler ile PCE enflasyonuna ilişkin veriler de fiyat baskılarının tamamen ortadan kalkmadığına işaret ediyor. Ortalama saatlik kazançlar, barınma hariç çekirdek hizmet enflasyonu ve çekirdek PCE göstergesinin yüksek seviyelerini koruduğu belirtildi.
Petrol piyasasında baskı ham petrolden ürünlere kaydı
Raporda, Orta Doğu'daki enerji arzı kesintilerinin ham petrol fiyatlarında beklenenden daha sınırlı bir şok yarattığı, buna karşılık risklerin işlenmiş petrol ürünlerinde daha belirgin hale geldiği değerlendirmesi yapıldı.
Hürmüz Boğazı kaynaklı arz kaybının stratejik rezervlerden yapılan çekimler, mevcut stoklar, Orta Doğu dışındaki üretim ve Çin ile küresel petrol talebindeki değişimler aracılığıyla büyük ölçüde dengelendiği belirtildi.
Buna karşın ham petrol ile işlenmiş ürünler arasındaki fiyat farkının açıldığı kaydedildi. Brent fiyatı görece istikrarlı kalırken Avrupa benzini, Avrupa ve Singapur jet yakıtı ile Avrupa ve ABD dizel fiyatlarının varil başına 200-250 dolar bandına kadar yükseldiği aktarıldı.
Kamu ve özel sektör aynı anda finansman arıyor
BlackRock, artan kamu borçlanması ile özellikle yapay zeka sektöründeki yüksek özel sektör yatırım ihtiyacının sermaye piyasalarında aynı kaynaklar için rekabet oluşturduğuna dikkat çekti.
ABD'de devlet borcu, şirket tahvilleri, hisse senedi ihraçları ve bilanço dışı varlıkların oluşturduğu toplam menkul kıymet arzının, kriz dönemleri dışında nadiren görülen yüksek seviyelere ulaştığı belirtildi.
Raporda, ABD Hazinesi, eyalet ve yerel yönetimler, hanehalkı ile şirketlerin yanı sıra özel kredi ve sendikasyon piyasalarının da önemli miktarda finansman talebi yarattığı ifade edildi.
BlackRock, yatırımcıların tarihi seviyedeki borçlanma ihtiyacını halen görece düşük bir vade primi karşılığında finanse ettiğine işaret etti. New York Fed'in ACM modeline göre vade primindeki olası bir yükselişin tahvil getirilerini yeniden yukarı taşıyabileceği belirtildi.
Gelişen piyasalarda kazanç beklentileri toparlanıyor
Gelişen piyasa hisselerine yönelik pozisyon değişikliğinde, MSCI EM ile MSCI World arasındaki 12 aylık ileriye dönük hisse başına kazanç oranındaki toparlanmanın önemli rol oynadığı belirtildi.
BlackRock, daha önce yoğunlaşmış bazı piyasalarda kaldıraç seviyelerinin gerilemesini de olumlu bir gelişme olarak değerlendirdi. Özellikle Güney Kore'de Samsung ve SK Hynix hisselerine dayalı kaldıraçlı ve ters ETF'lerdeki varlıkların Mayıs-Ağustos dönemindeki dalgalanmanın ardından dengelendiği aktarıldı.
Kredi piyasalarında ise Alphabet, Amazon, Microsoft, Meta ve Oracle gibi büyük teknoloji şirketlerinin yatırım yapılabilir seviyedeki borç ihraçlarının 2026'da tarihi yüksek seviyelere ulaştığı belirtildi.
Sabit getirili varlıkların yaklaşık yüzde 84'ünün yüzde 4'ün üzerinde getiri sunduğu ifade edilirken, ABD Hazine tahvil getiri eğrisinin de 2020 ortasına kıyasla tüm vadelerde yukarı kaydığı kaydedildi.
Veri merkezlerinde yeniden finansman riski
Yüksek faiz ortamının veri merkezleri ve diğer altyapı yatırımlarında borçların yeniden finansmanını daha maliyetli hale getirebileceği belirtildi.
Özellikle geçmiş dönemde düşük faizlerle borçlanan şirketlerin vadesi gelen kredilerini daha yüksek faiz oranlarıyla yenilemek zorunda kalabileceğine dikkat çekildi.
2027-2031 döneminde Kuzey Amerika'daki veri merkezi inşaat kredileri, kaldıraçlı krediler ve iş geliştirme şirketlerinin kredilerinde yüz milyarlarca dolarlık bir itfa dalgası oluşmasının beklendiği aktarıldı.
BlackRock ayrıca kurumsal yatırımcıların altyapı yatırımlarındaki payını, likidite koşulları ve doğrudan yatırım yapabilme kapasitesine bağlı olarak yüzde 20'ye kadar çıkarabileceğini değerlendirdi.
BlackRock'ın taktiksel yatırım dağılımı
BlackRock'ın 6-12 aylık taktiksel varlık dağılımında ABD ve gelişen piyasa hisseleri “ağırlık artır” konumunda bulunuyor.
Avrupa, İngiltere, Japonya ve Çin hisseleri ise “nötr” seviyesinde tutuluyor. ABD'de şirket kârları ile yapay zeka yatırımlarının güçlü seyri öne çıkarken, Avrupa'da sermaye piyasalarının derinleşmesi ve iş dünyasını destekleyen politikalar izleniyor.
Japonya'da fiziksel yapay zeka yatırımları ve güçlü şirket bilançoları, Çin'de ise açık kaynaklı yapay zekanın kârlılığa dönüşme kapasitesi takip edilen başlıklar arasında yer alıyor.
Sabit getirili tarafta kısa vadeli ABD Hazine tahvilleri, küresel enflasyona endeksli tahviller, Euro Bölgesi devlet tahvilleri, İngiltere tahvilleri, Çin devlet tahvilleri, kısa vadeli yatırım yapılabilir kredi, küresel yüksek getirili tahviller, Asya kredisi ve gelişen piyasa sert para tahvilleri “nötr” seviyesinde bulunuyor.
Uzun vadeli ABD Hazine tahvilleri, Japon devlet tahvilleri ve uzun vadeli yatırım yapılabilir kredi ise “ağırlığı azalt” konumunda.
ABD kurumsal mortgage destekli menkul kıymetleri ile gelişen piyasa yerel para birimli tahvilleri ise “ağırlık artır” kategorisinde yer alıyor.
Uzun vadede gelişen piyasalar ve altyapı öne çıkıyor
BlackRock'ın 5-10 yıllık stratejik varlık tahsisi değerlendirmesinde, daralan kredi spreadleri nedeniyle gelişmiş piyasa yüksek getirili borçlanma araçlarının ağırlığı azaltıldı.
Buna karşılık gelişmiş ve gelişen piyasa hisseleri, Hindistan, sağlık ve bilgi teknolojileri sektörleri, altyapı özkaynakları ve doğrudan kredilendirme “ağırlık artır” pozisyonunu korudu.
Raporda Türkiye'ye ilişkin yasal dağıtım bildirimine de yer verildi. BlackRock Investment Institute'un küresel görünüm raporunun Türkiye'de yalnızca Merkez Bankası ve egemen yatırımcılara yönelik dağıtıldığı ve belgenin bilgilendirme amacı taşıdığı belirtildi.