Rapora göre 2026’nın başlangıcında kredi faizleri yukarı yönlü güçlü bir hareket sergiledi. Artışın ana odağını tüketici kredileri oluşturdu. Konut kredileri hariç tutulduğunda, tüketici segmentinde yaklaşık bin 300 baz puanlık yükseliş dikkat çekti.
Yıl sonuna özgü kampanyaların devreden çıkması, fiyatlamalarda normalleşmeyi beraberinde getirirken; zayıflayan dezenflasyon eğilimi TL fonlama tarafında kayda değer bir maliyet düşüşüne izin vermedi. Bu tablo, kredi faizlerinde aşağı yönlü bir düzeltmenin kısa vadede sınırlı kalmasına yol açtı.
Kasım ve Aralık aylarında enflasyon cephesinde görülen olumlu TÜFE sürprizlerine karşın, ocak ve şubat verileri iç talebin dirençli kaldığına ve fiyatlama davranışında bozulma sinyallerine işaret etti. Bu gelişmeler, mevduat ve kredi faizlerinde belirgin bir gevşeme ihtimalini zayıflattı.
Net faiz marjında toparlanma zamana yayılıyor
BBVA, bankacılık sektöründe net faiz marjı (NIM) tarafındaki iyileşmenin beklenenden daha kademeli gerçekleşeceğini öngörüyor. 2025’in son çeyreğinde kaydedilen tek seferlik vergi giderleri net kâr üzerinde ciddi baskı oluştururken, yılın son bölümündeki toparlanma piyasa beklentilerinin altında kaldı.
Sektörün özkaynak kârlılığı (RoE) 2025 yıl sonu itibarıyla yüzde 25,6 seviyesinde kaydedildi. Ancak marjlardaki yavaş toparlanma eğilimi, 2026’da kârlılık performansının politika adımlarına ve fonlama koşullarına daha duyarlı olacağına işaret ediyor.
Kredi kartı düzenlemeleri gelir kalemlerini etkileyebilir
Raporda, kredi kartlarına yönelik son düzenlemelerin bankaların gelir yapısı üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabileceği vurgulandı. Kullanılmayan kredi kartı limitlerinin toplam limitlerin yaklaşık yüzde 80’ine ulaşmış olması, getirilen sınırlamaların hem hacim bazlı net faiz gelirlerini hem de ücret ve komisyon gelirlerini olumsuz etkileyebileceğine işaret ediyor.
Buna ek olarak, kredili mevduat hesaplarına yönelik sıkılaştırıcı adımların da kârlılık üzerinde baskı yaratması bekleniyor. Bununla birlikte, büyüme sınırı kapsamı dışında kalan genel ihtiyaç kredilerindeki artışın söz konusu etkiyi kısmen dengeleyebileceği değerlendiriliyor.
Makroihtiyati politikalar ön planda
Rapora göre dezenflasyon politikası sürerken kredi büyümesine yönelik sınırlar faiz oynaklığı üzerinde belirleyici rol oynamaya devam ediyor. Yeni makroihtiyati tedbirlerin net faiz gelirleri ile ücret ve komisyon performansı üzerinde ilave baskı oluşturabileceği belirtiliyor.
Önümüzdeki dönemde kredi büyüme dinamikleri, fonlama maliyetlerinin seyri ve düzenleyici çerçevede atılacak adımlar, bankacılık sektörünün kârlılık görünümünde temel belirleyiciler olmaya devam edecek.