Ordu Yardımlaşma Kurumu (OYAK), gelecek döneme ilişkin stratejik yol haritasını "Vizyon 2030" toplantısında kamuoyuyla paylaştı. İstanbul’da düzenlenen toplantıda konuşan OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, kurumun yeni dönem stratejisini seçici büyüme, güçlü nakit üretimi ve finansal dayanıklılık temelleri üzerine kurduklarını anlattı.
Konsolidasyon yılı
Yalçıntaş, 2026 yılını operasyonel dayanıklılığın güçlendirildiği bir dönem olarak tanımlayarak, "2026’yı hızlı büyümeden ziyade, nakit üretimimizi ve operasyonel dayanıklılığımızı güçlendirdiğimiz bir eşik olarak görüyoruz." dedi.
Beş stratejik sektörde büyüme
OYAK'ın portföy yapısının altyapı, enerji, yüksek teknoloji, lojistik ve madencilik ekseninde şekilleneceğini belirten Yalçıntaş, bu alanlardaki yatırımlarla 2030 yılında 60 milyar dolarlık varlık büyüklüğüne ulaşmayı hedeflediklerini söyledi.
Altyapı yatırımlarının nakit akışı ve bilanço dayanıklılığıyla portföyün omurgasını oluşturacağını vurgulayan Yalçıntaş, otomotiv sektöründe hibrit motor ve elektrikli araç teknolojilerine, madencilik ve lojistik alanlarında ise küresel tedarik güvenliğine odaklanacaklarını kaydetti.
Türkiye ihracatının yüzde 2,3'ü OYAK'tan
Toplantıda OYAK'ın Türkiye ekonomisine katkısına dair veriler de paylaşıldı. Türkiye'de ödenen toplam vergilerin yüzde 1,7'sini ve toplam ihracatın yüzde 2,3'ünü tek başına gerçekleştiren OYAK, demir-çelik ve otomotiv ihracatında lider konumda bulunuyor.
Yalçıntaş, 6 kıtada 24 ülkede faaliyet gösteren grubun, 2030 yılına kadar ihracat hacmini 10 milyar dolara, toplam istihdamını ise 39 bin kişiye çıkarmayı amaçladığını bildirdi. Büyüme stratejisinde coğrafi yayılmadan ziyade, mevcut pazarlarda derinleşmeye öncelik verileceği belirtildi.
Halka arz planları masada
Olgunluk seviyesine ulaşmış ve sürdürülebilir büyüme potansiyeli taşıyan iştirakler için halka arz seçeneklerinin değerlendirildiğini açıklayan Yalçıntaş, şunları söyledi:
"Halka arzları bir finansman aracı olmanın ötesinde; sermaye yapısını güçlendiren, kurumsal yönetişim standartlarını derinleştiren ve portföyde yaratılan değeri görünür kılan stratejik bir araç olarak ele alıyoruz."
Bu kapsamda, Türkiye ve yurt dışında gerçekleştirilecek halka arzlarla sermaye piyasalarındaki portföy büyüklüğünün en az yüzde 50 oranında artırılması hedefleniyor.