Yılın başından bu yana değer kazanan bakır, yatırımcıların dikkatini çekmeye devam ediyor. Uzmanlara göre elektrifikasyon projeleri, veri merkezleri ve yapay zeka altyapısına yönelik yatırımların hız kazanması, metale olan ihtiyacı artırıyor. Buna ek olarak ticaret politikalarına ilişkin belirsizlikler ve olası gümrük vergileri de fiyatlar üzerinde destekleyici etki yaratıyor.
Goldman Sachs’tan 2027’ye kadar yukarı yönlü revizyon
Goldman Sachs, küresel arzın talebi karşılamakta zorlanacağı beklentisiyle bakıra ilişkin uzun vadeli öngörülerini güncelledi. Banka, 2026 yılı sonu için ton başına fiyat beklentisini 13 bin 735 dolara, 2027 yılı için ise 13 bin 800 dolara yükseltti.
Kuruma göre ABD dışındaki piyasalarda önümüzdeki iki yılda önemli miktarda arz açığı oluşacak. Buna karşın ABD’de stok birikiminin sürmesi bekleniyor.
Madencilik tarafındaki sorunlar etkisini gösteriyor
Bankanın değerlendirmesinde, dünyanın önemli bakır üretim merkezlerinden Grasberg ve Kamoa-Kakula madenlerinde beklenen üretim seviyelerine ulaşılamamasının küresel arzı olumsuz etkilediği belirtildi. Toplam üretimin öngörülerin yaklaşık 200 bin ton altında kalmasının piyasadaki sıkışıklığı artırabileceği ifade edildi.
Goldman Sachs, kısa vadede bakırın ton başına yaklaşık 13 bin 600 dolar seviyelerinde işlem görmesini bekliyor. Ayrıca Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek olası aksaklıklar ve ABD’nin bakır ithalatına yönelik tarife adımları, fiyatlar açısından önemli risk unsurları olarak değerlendiriliyor.
Citi daha da iyimser
Bakır konusunda beklentilerini yükselten bir diğer kurum olan Citi, arzın sınırlı kalması ve ekonomik aktivitenin direnç göstermesi nedeniyle fiyatların yeni zirvelere ulaşabileceğini öngörüyor.
Banka, haziran ayında bakırın ton başına 14 bin 500 dolara kadar yükselebileceğini, takip eden 6 ila 12 aylık süreçte ise 15 bin dolar seviyesinin görülebileceğini tahmin ediyor. Bu rakamlar, Citi’nin önceki projeksiyonlarının belirgin şekilde üzerinde bulunuyor.
Yapay zeka yatırımları piyasayı destekliyor
Citi analistleri, yapay zeka teknolojilerine yönelik yatırımların ve enerji dönüşümü projelerinin bakır talebini artırmaya devam ettiğini vurguladı. Kuruma göre arz tarafındaki kısıtlar, olası ekonomik risklerden daha güçlü bir etki yaratıyor.
Banka, jeopolitik gelişmeler ve faiz politikalarına ilişkin belirsizliklerin piyasalar üzerinde baskı oluşturabileceğini belirtse de küresel büyümenin kısa vadede bu risklere karşı dayanıklılık gösterebileceğini düşünüyor.
Ayrıca hurda bakır ve maden üretimindeki artışın beklentilerin altında kalacağı öngörülürken, 2027 yılında küresel piyasada yaklaşık 360 bin tonluk arz açığı oluşabileceği tahmin ediliyor.
Fiyatlar rekor seviyelere yakın seyrediyor
Londra Metal Borsası’nda üç ay vadeli bakır kontratları son işlemlerde ton başına 13 bin 674 dolar civarında fiyatlandı. Bu seviye, 29 Ocak’ta görülen 14 bin 527 dolarlık tarihi zirvenin altında kalsa da piyasanın yüksek fiyat bölgesinde kalmaya devam ettiğine işaret ediyor.