Arama

Avrupa’da sıcak ve kuraklık alarmı: Ekonomik büyüme tehdit altında

Avrupa ve İngiltere’de etkisini artıran aşırı sıcaklar ve kuraklık, çevresel sorunların ötesine geçerek ekonomiyi de tehdit ediyor. Tarım, enerji, sanayi ve taşımacılıkta yaşanan aksaklıkların yanı sıra iş gücü verimliliğindeki düşüş, bölgenin ekonomik büyümesi üzerinde baskı oluşturuyor.

11 Ağustos 2026, 15:14

İnsan faaliyetlerinden kaynaklanan iklim değişikliğinin etkisiyle Avrupa’da mayıs ayından bu yana sıcak hava dalgaları ve düşük yağış miktarları etkili oluyor. Kuraklığın derinleşmesiyle nehirlerde su seviyeleri tarihi düşük seviyelere inerken, orman yangınları da geniş alanlara yayılıyor.

Avrupa Birliği’nin Copernicus İklim Değişikliği Servisi verilerine göre, Batı Avrupa’da haziran-temmuz dönemindeki ortalama sıcaklık 21,62 dereceye ulaşarak bu dönem için kaydedilen en yüksek seviyeye çıktı.

Uzun süre devam eden yüksek sıcaklıklar toprağın nemini azaltırken, kuruyan toprak da sıcaklıkların daha fazla yükselmesine neden oluyor. Böylece sıcaklık ve kuraklık birbirini güçlendiren bir döngü oluşturuyor.

İngiltere’de tarım alarm veriyor

İngiltere, kuraklık ve sıcak hava dalgalarının tarım üzerindeki etkilerini ağır şekilde hissediyor. Nisan ayının oldukça kurak geçmesinin ardından mayıs, haziran ve temmuz aylarında peş peşe sıcak hava dalgaları yaşandı.

İngiltere Çevre Ajansı, temmuz ayında ülkede kayıtlardaki en kurak dönemlerden birinin yaşandığını açıkladı. İngiltere’nin yaklaşık yarısı ile Galler’in tamamında ciddi kuraklık koşulları ilan edildi.

Londra merkezli düşünce kuruluşu ECIU’nun analizine göre, olumsuz hava koşulları İngiltere’de tarımın tüm sektörlerini etkiledi. Bu nedenle 2026 hasat döneminin ülke tarihindeki en kötü hasat sezonu olması bekleniyor.

Tahıl üretiminde 2,5 milyon tonluk kayıp

Sıcaklıkların tahıl ürünlerinin gelişimi için gerekli nemi azaltması nedeniyle özellikle buğday, ilkbahar arpası ve yulaf üretiminin yaklaşık 2,5 milyon ton düşebileceği tahmin ediliyor.

Mevcut fiyatlar üzerinden yapılan hesaplamalara göre üretimdeki gerileme, İngiliz çiftçileri için yaklaşık 390 milyon sterlinlik kayıp anlamına gelebilir.

Çiftçi temsilcileri ise kuraklığın sebze üretimini de olumsuz etkileyerek marketlerdeki sebze fiyatlarını artırabileceği uyarısında bulunuyor.

Aşırı sıcakların AB’ye faturası 180 milyar euro

Kuraklık ve aşırı sıcakların Avrupa ekonomisi üzerindeki toplam etkisinin de ciddi boyutlara ulaşabileceği belirtiliyor.

Hollanda merkezli Triodos Bank’ın analizine göre, 2026 yazındaki aşırı hava koşulları Avrupa Birliği’nin gayrisafi yurt içi hasılasını yaklaşık yüzde 1 azaltabilir.

Bu kaybın yaklaşık 180 milyar euroya ulaşabileceği hesaplanıyor. Söz konusu ekonomik daralmanın, AB için daha önce öngörülen büyümenin önemli bölümünü ortadan kaldırabileceği değerlendiriliyor.

Ekonomik kayıpların tarım ve gıda üretimi, enerji, ulaştırma ve lojistik ile iş gücü verimliliği olmak üzere dört ana kanaldan oluşması bekleniyor.

En büyük darbe iş gücü verimliliğine

Aşırı sıcakların ekonomiye en büyük etkisinin çalışanların verimliliğindeki düşüşten kaynaklanması bekleniyor.

Triodos Bank, yüksek sıcaklıkların iş gücü verimliliği üzerinden AB ekonomisinde yaklaşık yüzde 0,6’lık kayba neden olabileceğini hesaplıyor.

Sıcak hava nedeniyle çalışma kapasitesinin azalması, özellikle açık havada ve yüksek fiziksel efor gerektiren sektörlerde ekonomik faaliyetleri doğrudan etkiliyor.

Ren Nehri’nde taşımacılık riski büyüyor

Kuraklığın etkilediği önemli bölgelerden biri de Avrupa’nın en kritik ticaret ve sanayi koridorlarından Ren Nehri oldu.

Nehirde su seviyelerinin rekor düzeyde düşmesi, yük taşımacılığını zorlaştırıyor. Alman İç Su Yolları Taşımacılığı Birliği, Ren’in kritik noktalarından Kaub’da su seviyesinin tek haneli değerlere gerilemesinin beklendiğini açıkladı.

Suyun daha da çekilmesi halinde bazı bölümlerde ticari yük gemilerinin yanı sıra gezi ve kruvaziyer gemilerinin de faaliyet göstermesi mümkün olmayabilir.

Düşük su seviyesi nedeniyle gemiler daha az yük taşıyabiliyor. Aynı miktardaki ürünün taşınması için daha fazla sefer yapılması gerektiğinden lojistik maliyetleri yükseliyor.

Özellikle kimya, çelik, kömür ve petrol ürünleri gibi sektörlerin tedarik zincirleri bu durumdan etkileniyor.

ING’nin hesaplamalarına göre, Ren Nehri’nde su seviyelerinin benzer şekilde düştüğü 2018 yılında yaşanan taşımacılık sorunları Almanya’nın ekonomik büyümesini iki çeyrekte toplam yaklaşık 0,3 puan aşağı çekmişti.

Tuna’da kuraklık elektrik üretimini de vurdu

Kuraklığın etkileri Tuna Nehri havzasında da belirginleşiyor. Su seviyelerinin tarihi düşük seviyelere gerilemesi, Orta ve Doğu Avrupa’da hem nehir taşımacılığını hem de elektrik üretimini olumsuz etkiliyor.

Macaristan’da Tuna Nehri’nin Budapeşte’deki su seviyesi 10 santimetreye kadar geriledi. Bu değer, 2018’de kaydedilen 33 santimetrelik önceki düşük seviyenin de altında bulunuyor.

Düşük su seviyesi, nehir suyunu soğutma amacıyla kullanan Paks Nükleer Santrali’nin üretimini de etkiledi. Yaklaşık 2 bin megavat olan normal üretim 240 megavata kadar geriledi.

Romanya’da ise Tuna Nehri’nin debisinin normal seviyesinin üçte birinin altına düşmesi nedeniyle Cernavoda Nükleer Santrali’nin bir ünitesi devre dışı bırakıldı, diğer ünitenin üretimi de azaltıldı.

Sırbistan’da ülkenin en büyük hidroelektrik santrali de kapasitesinin yaklaşık yüzde 20’siyle faaliyet gösteriyor.

Elektrik piyasalarında baskı artıyor

Elektrik üretimindeki düşüş, aşırı sıcaklar nedeniyle klima ve soğutma sistemlerine yönelik talebin yükseldiği bir döneme denk geliyor.

Üretimin azalması ve talebin artması, Avrupa enerji piyasaları üzerindeki baskıyı artırırken elektrik fiyatlarının da normal seviyelerin üzerinde seyretmesine neden oluyor.

Fransa’da büyüme için 1,4 puanlık risk

Aşırı sıcaklık ve su sıkıntısı Avrupa tarımını da doğrudan etkiliyor. Çeşitli bölgelerde yüksek sıcaklıklar ve yetersiz yağış nedeniyle tahıl ve diğer tarım ürünlerinde verim kayıpları yaşanıyor.

Bazı ürünlerde verim kaybının yüzde 6-7 seviyesine ulaştığı belirtiliyor. Tarımsal üretimdeki düşüşün çiftçilerin gelirlerini azaltmasının yanı sıra gıda fiyatlarını da yükseltmesi bekleniyor.

AB’nin en büyük tarım sektörüne sahip Fransa’da su sıkıntısı giderek daha geniş bir alana yayılıyor. Ağustos ayı başı itibarıyla ülkenin 99 idari bölgesinde su kullanımına yönelik denetim veya kısıtlama uygulanıyor. Bu bölgelerin 67’sinde durum kriz seviyesine ulaşmış durumda.

Su kısıtlamaları tarımsal sulamanın yanı sıra sanayi faaliyetleri ve hane halklarının su kullanımını da etkiliyor.

Fransa ekonomisi de aşırı sıcaklardan önemli ölçüde etkilenebilir. Yapılan hesaplamalara göre sıcaklık artışları ülkenin ekonomik büyümesini yaklaşık 1,4 puan azaltabilir.

Avrupa’da yaşanan gelişmeler, aşırı sıcak ve kuraklığın artık yalnızca çevresel bir sorun olmadığını gösteriyor. İklim kaynaklı aşırı hava olayları; gıda üretiminden enerji arzına, lojistikten iş gücü verimliliğine kadar ekonominin birçok alanında doğrudan maliyet yaratıyor.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok