Brüksel’de değerlendirmelerde bulunan AB Ekonomi Komiseri Valdis Dombrovskis, çatışmaların ekonomik etkilerine dair belirsizliğin sürdüğünü vurguladı. Ateşkesin enerji piyasalarında kısa vadeli bir rahatlama sağlayabileceğini belirten Dombrovskis, buna karşın İran’daki savaşın ekonomik sonuçlarının hâlâ netlik kazanmadığını ifade etti. Bu çerçevede büyüme beklentilerinde aşağı yönlü revizyon ihtimali de gündeme geldi.
Büyüme tahminleri aşağı çekilebilir
Avrupa Komisyonu’nun mayıs ayında açıklayacağı güncel projeksiyonlar öncesinde farklı senaryolar öne çıkıyor. Daha önce AB ekonomisinin 2026’da yüzde 1,4, 2027’de ise yüzde 1,5 büyümesi öngörülüyordu.
Ancak enerji fiyatlarının yıl sonuna kadar savaş öncesi seviyelere gerilemesi halinde bile büyümede 0,4 puanlık bir kayıp yaşanabileceği hesaplanıyor. Fiyatların yüksek seyrini koruması durumunda ise hem bu yıl hem de gelecek yıl büyümenin toplamda 0,6 puan daha düşük gerçekleşebileceği belirtiliyor.
Enerji fiyatları kritik rol oynuyor
Ekonomik görünüm üzerinde en belirleyici unsurun enerji maliyetleri olacağına dikkat çekiliyor. Özellikle enerji piyasalarındaki oynaklığın sürmesi, üretim maliyetleri üzerinden genel ekonomik aktiviteyi baskılamaya devam edebilir.
Enflasyonda yukarı yönlü riskler güçleniyor
Fiyatlar cephesinde ise tablo daha da hassas. İlk senaryoya göre enflasyonun bu yıl yaklaşık 1 puan artabileceği tahmin ediliyor. Enerji fiyatlarının kalıcı biçimde yüksek seyretmesi halinde ise hem bu yıl hem de 2027’de enflasyondaki artışın 1,5 puana kadar çıkabileceği öngörülüyor.
Üye ülkelere mali disiplin çağrısı
Dombrovskis, hükümetlerin enerji krizine karşı aldığı önlemlerin kamu maliyesi üzerinde kalıcı bozulmalara yol açmaması gerektiğinin altını çizdi. Özellikle İtalya, Polonya ve İspanya gibi ülkelerin akaryakıt vergilerini düşürerek fiyat baskısını hafifletmeye çalışması dikkat çekerken, bu adımların bütçe dengeleri üzerindeki etkisi tartışma konusu oldu.
Bütçe açığı yeniden mercek altında
Avrupa Komisyonu’nun haziran ayında üye ülkelerin borçluluk ve bütçe açığı performansını yeniden değerlendirmesi bekleniyor. İtalya’da bütçe açığının geçen yıl GSYH’nin yüzde 3,1’i seviyesinde gerçekleşmesi, ülkenin AB’nin “aşırı açık prosedürü” kapsamından çıkmasını zorlaştırabilecek bir unsur olarak öne çıkıyor.