Petrol tankeri MKD VYOM, Hollanda’dan Suudi Arabistan’daki Ras Tanura Rafinerisi’ne yaptığı yolculuğun son etabındaydı ve geçen hafta sonu Umman’ın Muskat kıyıları açıklarında seyrediyordu. Ardından, iki futbol sahası uzunluğundaki tanker bir patlamayla sarsıldı. Umman Deniz Güvenliği Merkezi’nin açıklamasına göre tanker, insansız bir drone bot tarafından vuruldu. Bu saldırı makine dairesinde yangına yol açtı ve mürettebattan bir kişinin ölümüne neden oldu. Saldırının kaynağı ise bilinmiyor.
Son birkaç yılda İran’ın Yemen’deki müttefikleri, deniz drone’ları kullanarak yük gemilerine karşı birçok saldırı düzenledi. Ancak bu saldırı, ABD ve İsrail’in İran’a saldırarak ülkenin dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’i öldürmesiyle başlayan çatışmalarda insansız bir deniz aracının ilk kez kullanıldığını gösteriyor.
Ukrayna’nın dron filosu Rusya’yı sıkıştırdı
Otonom botlar modern savaşın giderek daha önemli bir parçası haline geliyor. Bunun en dikkat çekici örneklerinden biri Ukrayna savaşı. Ukrayna bu araçları Rusya’nın çok daha güçlü donanmasına karşı etkili şekilde kullandı. Savaşın 2022’de başlamasıyla Rusya’nın Karadeniz Filosu Ukrayna kıyılarını tehdit ediyor ve kritik tahıl ihracatını engelliyordu. Dört yıldan biraz fazla bir süre sonra ise filo, büyük ölçüde Kırım’daki Sivastopol limanına sıkışmış durumda. Bunun nedeni Ukrayna istihbarat servisleri tarafından işletilen dron bot filosunun gerçekleştirdiği bir dizi saldırı.
Sürat teknesi büyüklüğündeki ve patlayıcı yüklü bu insansız araçlar, Rus Donanması gemilerine doğrudan çarparak gerçekleştirilen en az 16 saldırının sorumlusu oldu. Magura adı verilen bu botlar artık karadan havaya füzelerle de donatıldı ve en az iki Rus savaş uçağını düşürmekle de ilişkilendiriliyor.
Şimdi yeni bir savunma şirketi, Ukrayna’nın Magura dronlarının bir versiyonunu diğer NATO ordularına satmayı planlıyor. Uforce, Magura’nın üreticileri de dahil olmak üzere birkaç Ukraynalı şirketi bünyesine katarak Ukrayna dışında üretimi genişletmek ve silahlarını Batılı ordular için uyarlamak amacıyla çoğunluk yatırımları aldı. Uforce’un CEO’su Oleg Rogynskyy, NATO’daki amiral ve generallerin büyük ölçüde test edilmemiş ve pahalı Amerikan ile Avrupa girişimlerinin ekipmanları yerine savaşta kendini kanıtlamış bu dronları satın almak isteyeceğine inanıyor.
Rogynskyy, “İnşa ettiğimiz her şey şu anda Ukraynalıların ihtiyaç duyduğu şeylere sıkı sıkıya dayanıyor” diyor. Şirket, eski Ukrayna başbakanı Oleksiy Honcharuk tarafından Rogynskyy ile birlikte kuruldu. Rogynskyy, geçen yıl kurucu ortaklarından biri olduğu San Francisco merkezli yapay zeka satış şirketi People.AI’dan geri çekilmişti.
Şirketin değeri bir milyar dolar
Rogynskyy’e göre Uforce, savaştan önce bile Ukraynalı şirketlere yatırım yapmakta tereddüt eden yabancı risk sermayesi yatırımcılarının desteğini çekebilmek için İngiltere merkezli bir şirket olarak kuruldu. Uforce, Lakestar, Shield Capital ve Ballistic Ventures gibi fonlardan toplam 50 milyon dolar yatırım aldı ve şirketin değerlemesi 1 milyar dolar oldu.
Uforce ayrıca Nemesis adlı bomba bırakan bir dron, kamikaze dron önleyicileri ve makineli tüfekle donatılmış ATV büyüklüğünde bir tank dronu da geliştiriyor. Şirket bu sistemleri üreten Ukraynalı firmalarda da hisseler aldı. Bu yaklaşım, başlangıçta teknolojileri büyük ölçüde test edilmemiş olmasına rağmen büyük askeri sözleşmeler kazanma vaadiyle yüksek değerlemeler üzerinden devasa yatırımlar toplayan Anduril, Helsing ve drone bot üreticisi Saronic gibi Amerikan ve Avrupa savunma girişimlerinden oldukça farklı. Uforce’un satın aldığı şirketlerle birlikte 1000 çalışanı bulunuyor ve Ukrayna içinde dronların seri üretimine yönelik yerel anlaşmalardan önemli gelirler elde ediyor.
Avrupa’da fabrikalar kuruyorlar
Rogynskyy, bu silahların Batılı ordular için özel olarak yeniden tasarlanmış yeni versiyonlarını üretmek üzere Avrupa’da açıklanmayan yerlerde fabrikalar kurduklarını söyledi. Shield Capital’in Uforce yatırımını yöneten Raj Shah ise şöyle diyor: “Dünyanın dört bir yanındaki ordular ve savunma kurumları savaşın nasıl dönüştüğünü kendi gözleriyle gördü. En önemli mesele, bu kavramları, teknolojileri ve sistemleri kimin daha hızlı operasyonel hale getirebileceği.”
Savaş boyunca Ukrayna hükümeti, kendi cephelerinde kıtlık yaşanmaması için yerel olarak tasarlanıp üretilen silahların ihracatını yasaklamıştı. Geçen ay bu kısıtlamalar kaldırıldı ve Reuters’a göre Ukraynalı yetkililer silah ihracatının yılda milyarlarca dolar gelir sağlayabileceğini düşünüyor. Ancak Kiev’in her gün hava saldırılarına maruz kaldığı bir ortamda dron önleyiciler gibi kritik sistemlerin satılması hala yerel yasa yapıcılar için hassas bir konu.
Yasağın kaldırılmasının ardından Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ve Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius geçen ay Almanya’da bir fabrika açtı. “Build With Ukraine” adlı girişimin parçası olan bu tesis, Uforce gibi şirketlerin üretimi Avrupa’nın sanayi altyapısını kullanarak ve Rus hava saldırısı tehdidinin dışında genişletmesine olanak tanıyacak.
“İç yapılarının farklı olması gerecek”
Avrupa’da üretilecek sistemler Ukrayna’da kullanılan dronlara benzeyebilir ancak Rogynskyy, “Batılı orduların beklenti ve gereksinimlerini karşılamak için iç yapılarının oldukça farklı olması gerekecek” diyor Rogynskyy. Örneğin Avrupa donanmaları, Atlantik ve Akdeniz’deki kış fırtınalarına dayanabilecek bir Magura versiyonu isteyecektir. Ukrayna ordusu daha fazla dron sahaya sürebilmek için Çin’den ucuz bileşenler kullanma konusunda bazı tavizler vermişti ancak Uforce’un uluslararası versiyonlarının kendi güvenli tedarik zinciri olacak.
Bu da Uforce’un dronlarının Ukrayna içinde üretilen versiyonlardan önemli ölçüde daha pahalı olacağı anlamına geliyor. Ancak Rogynskyy’e göre yine de benzer büyüklükte bir dron botu yaklaşık 2 milyon dolara satan Amerikan girişimi Saronic gibi rakiplerin fiyatının yarısından daha düşük olabilir.
Savunma yatırım şirketi Ondas Capital’in COO’su James Acuna, dron teknolojilerinin çok kısa ömürlü olabileceğini belirterek bugün Ukrayna’da işe yarayan şeylerin gelecekte Batılı ordular için aynı şekilde çalışacağının garanti olmadığını söylüyor. Ona göre asıl değerli olan şey, Ukraynalı dron üreticileri ve operatörlerinin edindiği bilgi ve Rus karşı önlemlerine nasıl uyum sağladıkları.
İngiliz savunma düşünce kuruluşu Royal United Services Institute’ta kıdemli araştırmacı olan Sidharth Kaushal ise Ukrayna’nın Rusya’nın Karadeniz Filosunu Sivastopol’e kadar geri püskürtmesinin etkileyici olduğunu ancak bazı sınırlamalar bulunduğunu belirtiyor. Magura saldırılarının çoğunlukla daha küçük Rus gemileriyle sınırlı kaldığını ve intihar dronlarının büyük bir NATO donanmasıyla nasıl uyum sağlayacağının net olmadığını söylüyor.
Büyük bir boşluğu doldurabilir
Dron üretmenin yanı sıra Uforce, Avrupa ordularının bu tür tehditlere karşı koyma kapasitesindeki büyük bir boşluğu da doldurabilir. İran ile ABD arasındaki çatışmanın başlamasından bu yana Körfez’deki Amerikan askeri tesislerine ve Birleşik Arap Emirlikleri, İsrail ve diğer ABD müttefiklerine karşı dalgalar halinde füzeler ve insansız Şahed kamikaze dronları fırlatıldı.
Bu dron ve füzelerin çoğu Patriot ve THAAD önleme sistemleri tarafından vuruldu ancak bazıları askeri ve sivil hedeflere ulaşmayı başardı. Bu mücadele, 30 bin dolar kadar ucuz olabilen İran’ın düşük teknolojili seri üretim dronları ile her atışı yaklaşık 5 milyon dolar olan Amerikan mühimmatları arasında gerçekleşiyor.
Benzer bir mücadele Ukrayna semalarında da yaşanıyor. Ülke giderek daha fazla sayıda kendi dronunu kullanarak Rusya’nın İran yapımı Şahed drone’larının kopyalarını önlemeye çalışıyor. Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Başkomutanı Oleksandr Syrskyi’nin yaptığı açıklamaya göre şubat ayında Kiev’i hedef alan drone’ların yaklaşık yüzde 70’i yerli drone önleyiciler kullanılarak düşürüldü.
Ancak Ukrayna, yerli savunma şirketlerinin Avrupa’ya satış yapmasına izin veren kısıtlamaları kaldırmış olsa da Orta Doğu için aynı durum geçerli değil; bu bölgeye ihracat hala yasak. Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve İsrail gibi ülkeler İran’ın dron saldırıları sürerken yeni savunma sistemleri için uzun süre beklemek zorunda kalabilir. Zelenskiy X platformunda yaptığı paylaşımda Katar ve BAE ile görüşmeler yaptığını ancak “ortaklarımızı korumanın kendi savunma kapasitemizi zayıflatmadan ilerleyebileceğini” söyledi.