Arama

Rusya lideri Putin’in rekor savaş bütçesi: 200 milyar dolar

Vladimir Putin’in bütçede öngörülen harcamalara yaklaşık 60 milyar dolar eklemesinin ardından, Rusya’nın askeri harcamalarının bu yıl rekor seviyeye ulaşması bekleniyor.

07 Ekim 2026, 13:34

Rusya’nın askeri harcamaları, Vladimir Putin’in bütçede öngörülen harcamalara yaklaşık 60 milyar dolar eklemesinin ardından bu yıl rekor seviyeye ulaşma yolunda. Rusya Devlet Başkanı, ABD ile Alaska’da yapılan görüşmelerin savaşı sona erdirmek için kabul edilebilir bir anlaşmaya varılmasını sağlamayacağı sonucuna vardıktan sonra geçen yılın sonlarında Ukrayna’daki savaş için harcamalarda büyük bir değişiklik yapılması talimatını verdi.

Hükümete yakın iki kişinin Bloomberg’e verdiği bilgilere göre savunma harcamalarının bu yılın sonuna kadar 17 trilyon rubleye (199 milyar dolar) yaklaşması bekleniyor. Bu rakam, hükümetin 2025 yılı sonunda açıkladığı ilk planın yaklaşık yüzde 40 üzerinde. Bu miktar, yetkililerin geçen hafta açıkladığı yeni bütçe kapsamında gelecek yıl için öngörülen seviyeye neredeyse ulaşmış durumda.

Bütçe açığı planından geri adım

Bu, Putin’in Ukrayna ile savaşın daha da tırmanmasına hazırlıklı olduğunun son işareti. Moskova, füze saldırılarının yanı sıra daha hızlı ve önlenmesi daha zor insansız hava araçlarıyla saldırılarını şimdiden yoğunlaştırdı; enerji tesislerini, ulaşım altyapısını, hastaneleri ve diğer sivil altyapıyı hedef aldı. Putin ayrıca, Avrupa başkentlerinden geldiğini söylediği savaş yanlısı söylemler konusunda uyarıda bulundu. Avrupa hükümetleri Rusya’nın niyetleri ve bir çatışma çıkma riski konusunda giderek daha fazla endişeleniyor.

Mevcut bütçe eğilimi, Rusya’nın bütçe açığını daraltmaya ve savaş sırasında tüketilen rezervleri yeniden oluşturmaya çalıştığı bir yıl öncesine kıyasla keskin bir dönüşü temsil ediyor. O dönemde Rusya, askeri harcamalardaki artışı sınırlamayı planlıyordu.

2026 bütçe planının onaylanmasından önce Putin, ABD Başkanı Donald Trump ile Alaska’nın Anchorage kentinde bir araya geldi. Kaynaklardan birine göre Ağustos 2025’teki görüşmenin ardından Rus lider, takip eden yıl içinde Ukrayna ile bir barış anlaşmasının mümkün olabileceğini umuyordu. Bu da askeri harcamalarda önemli bir artış ihtiyacını azaltabilirdi.

Ancak Kremlin, söz konusu kişiye göre ocak ayına gelindiğinde Ukrayna ile bir anlaşmaya varılmasının mümkün olmadığı ve ABD öncülüğündeki girişimlerin bir ilerleme sağlayamadığı sonucuna vardı. Bunun üzerine hükümet, yılın başından itibaren savunma sanayisine yapılan avans ödemelerini hızlandırmaya ve savaşla bağlantılı diğer harcamaları artırmaya başladı.

Bu durum, 2026 yılı için öngörülen bütçe açığının 7 trilyon rublenin üzerine çıkmasına yardımcı oldu. Oysa başlangıçta 3,8 trilyon ruble olması bekleniyordu. Hükümet, 2026’daki ek harcamaları daha fazla iç borçlanma ve altın satışları yoluyla finanse etti. Rusya, bu yazdan bu yana Ukrayna’daki savaş çabalarını yoğunlaştırdı. Son haftalarda güçleri, Kiev de dahil olmak üzere sivil hedefleri defalarca vururken, aynı zamanda başkentin köprülerini insansız hava araçlarıyla hedef almaya çalıştı. Bu arada, Karadeniz limanlarının yakınındaki gemilere yönelik saldırılar neredeyse her gün gerçekleşen bir olay haline gelirken, Ukrayna da kendi saldırılarını yoğunlaştırdı.

Avrupa ile tırmanan gerilim

Bütçe planlarına göre 2027 yılı için askeri harcamaların 17,1 trilyon ruble olması planlanıyor. Bu rakamın 2028’de yalnızca hafif bir düşüşle 16,6 trilyon rubleye, 2029’da ise 16,3 trilyon rubleye gerilemesi öngörülüyor.  Aynı zamanda, Avrupa ile Rusya arasındaki tırmanan gerilimler geçen hafta açıkça ortaya çıktı. Putin, Avrupa’daki yetkilileri ilerleyen yıllarda yaşanabilecek olası bir çatışmaya hazırlık yapmakla suçladı ve Baltık Denizi’ndeki askeri tatbikatlar ile Kaliningrad eksklavına ilişkin açıklamalara dikkat çekti. Rusya’nın Avrupa’ya saldırma planı olmadığını söyleyen Putin, ancak Rus topraklarına yönelik doğrudan herhangi bir saldırının Moskova’yı elindeki tüm silahları kullanmayı değerlendirmeye zorlayacağı uyarısında bulundu.

Putin, “Nüfus açısından bizim iki katımız büyüklüğünde, büyük ekonomik ve askeri potansiyele sahip bir düşmanla karşı karşıya kalacağımızı anlıyoruz. Bu tehdide karşı koyacak kadar çok kuvvetimiz ve imkanımız yok. Ancak bugün Rusya’nın sahip olduğu yıkım kapasitesine başka hiç kimse sahip değil. Bunlar bizim rekabet avantajlarımız” ifadelerini kullandı. 


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok