Arama

Rusya’da savaş gölgesinde seçim: Kremlin için asıl sınav seçmen katılımı

Rusya, Ukrayna savaşının gölgesinde parlamentonun alt kanadı Duma için sandık başına gidiyor. İktidar partisinin çoğunluğu korumasına kesin gözüyle bakılırken katılım oranının seçmenlerin Ukrayna savaşının etkilerine dair memnuniyetsizliği göstereceği tahmin ediliyor.

17 Eylül 2026, 11:16

Rusya’da halk, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 2022 yılında Ukrayna’ya yönelik geniş çaplı işgal emrini vermesinden bu yana ilk kez parlamentonun alt kanadı için yeni bir seçim yapmak üzere sandık başına gitmeye hazırlanıyor. Kremlin’in seçim kampanyası üzerindeki sıkı denetimini sürdürmesi nedeniyle, 18-20 Eylül’de yapılacak oylamanın genel sonucunun ne olacağı konusunda pek fazla şüphe bulunmuyor. Kendisini Putin’in partisi olarak sunan iktidardaki Birleşik Rusya Partisi’nin, 23 yıldır elinde tuttuğu Devlet Duması çoğunluğunu kaybetme yönünde gerçekçi bir ihtimali bulunmuyor. Bununla birlikte seçim, sıradan Rusların Putin’in Ukrayna’da yıllardır sürdürdüğü savaşın ekonomik ve toplumsal sonuçlarını giderek daha fazla hissettiği bir dönemde kamuoyunun ruh haline ilişkin bir gösterge sağlayacak.

Putin bu seçimde herhangi bir baskıyla karşı karşıya mı?

Rusya’daki seçimler Kremlin tarafından yönetildiği için yaklaşan oylama, Putin açısından siyasi bir rekabetten ziyade, ortaya çıkacak sonucun rejiminin dayanıklılığını göstermek ve istikrar anlatısını pekiştirmek için kullanılıp kullanılamayacağıyla ilgili. Seçime katılan partilerin hiçbiri Putin’e muhalif değil. Partiler, devlet başkanını hiçbir zaman sorumlu tutmadan, belirli konulardaki seçmen hoşnutsuzluğundan yararlanmak için kampanya mesajlarını sıklıkla buna göre şekillendiriyor. Kremlin ayrıca seçim öncesinde adayları inceleyerek yalnızca kabul edilebilir adayların parlamentoya girmesini sağlıyor.

Kremlin açısından temel zorluk, seçime yüksek katılım sağlamak. Çünkü seçmen ilgisizliği, halkın hoşnutsuzluğunun bir işareti olarak görülebilir. Merkezi Seçim Komisyonu’na göre 2021 seçimlerine katılım yaklaşık yüzde 52 olmuştu. Hükümet ve yerel yetkililer genellikle kamu sektöründe çalışanları ve büyük şirketlerin personelini, cezalandırılmaktan kaçınmak için sandığa gitmeleri yönünde baskı altına alıyorlar.

Kremlin ayrıca Birleşik Rusya’ya yönelik yüksek düzeyde bir desteğin ortaya çıkmasını isteyecek ve bunu Putin’in liderliğine verilmiş bir güvenoyu olarak kullanacak. Putin resmi olarak herhangi bir siyasi partinin üyesi değil ancak son yıllara kıyasla kendisini Birleşik Rusya ile daha doğrudan ilişkilendirmiş durumda. Geçen ay partinin konferansına katılırken, Birleşik Rusya da kendisini “başkanın partisi” olarak tanımladı ve kampanya sloganları arasında “Putin’den yana olmak asgaridir” ifadesine yer verdi.

Seçimde Ukrayna savaşının etkisi olacak mı?

Rusların artık beşinci yılına giren savaştan giderek daha fazla yorulduğuna ve savaşın ekonomik sonuçlarından endişe duyduklarına dair işaretler var. Ekonomi, orduya yapılan devasa hükümet harcamaları, kalıcı enflasyon, yüksek faiz oranları ve düşük büyüme nedeniyle baskı altında. Rusya Merkez Bankası ağustos ayında 2026 yılı GSYH büyüme tahminini yüzde 0-1 seviyesine indirdi.

Ukrayna’ya ait insansız hava araçlarının Rusya’daki petrol rafinerilerini, fabrikaları ve e-ticaret depolarını, ayrıca Karadeniz’deki limanları ve gemileri hedef almasıyla savaş günlük yaşamın daha görünür bir parçası haline geliyor. Rafinerilere yönelik saldırılar benzin fiyatlarını yükseltti ve geniş çaplı yakıt kıtlıkları ile karne uygulamalarını tetikledi. Bu da Rusya’nın birçok bölgesinde insanların araçlarını doldurmak için saatlerce kuyrukta beklemesi anlamına geliyor.

Putin, Ukrayna’nın saldırılarının “ekonomik zarar verdiğini” kabul etti ancak Rusya’nın saldırısının devam edeceğinde ısrar etti. Rusların değişim isteğini dile getirebilmesi için seçenekler oldukça sınırlı. Bağımsız medya kuruluşlarının kapatılması ve önde gelen muhalif isimlerin çoğunun hapsedilmiş, sürgünde ya da seçime katılmaları engellenmiş olması nedeniyle Rusya içinde savaşın derhal sona erdirilmesi için kampanya yürüten örgütlü bir siyasi güç bulunmuyor. Rejime ve savaş çabalarına yönelik en hafif eleştirilerin dahi sert biçimde bastırılması, değişmez bir destekten başka bir şey göstermeyi pek teşvik etmiyor.

Putin’in savaşı başlatmakla hata edip etmediği ya da Rusya’nın uğradığı büyük can kayıpları ve ekonomik zararlar konusunda kamuya açık bir tartışma bulunmuyor. Adaylar da Avrupa’da İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana yaşanan en kötü çatışmada, Rusya’nın zaferinden başka bir koşulla savaşın durdurulmasını savunmuyor.

Bunun yerine seçime katılan partiler, yaşam standartlarını yükseltme, sosyal harcamaları sürdürme ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat artışlarını sınırlama sözü veriyor. Ayrıca kendilerini en vatansever ve gazilere en fazla destek veren taraf olarak göstermek için yarışıyorlar; Ukrayna’da savaşmış askerlere yönelik sosyal ve tıbbi yardımlar gibi konulara odaklanıyorlar. Bazı partiler, orduda savaşmış milyonlarca kişinin ailelerinin desteğini kazanmak amacıyla gazilere aday listelerinde üst sıralarda yer verdi.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok