Yemen'deki Husiler, İran savaşında yeni bir cephe açma tehdidinde bulunarak Kızıldeniz'deki iki petrol tankerini hedef aldıklarını duyurdu.
Çarşamba günü Husiler tarafından yapılan açıklamadan dakikalar önce, Birleşik Krallık Deniz Ticareti Operasyonları Merkezi, bir tankerin kaptanının Suudi Arabistan'ın Kızıldeniz kıyısındaki Al Shuqaiq'in güneybatısında gemiye bir cisim çarptığını bildirdiğini duyurdu. Saldırıyla ilgili olarak Suudi Arabistan'dan henüz bir açıklama gelmedi.
Birleşik Krallık Deniz Ticareti Operasyonları Merkezi, X platformunda yayımladığı mesajda bir tankerin Al Shuqaiq'in yaklaşık 70 deniz mili güneybatısında vurulduğunu bildirdi. Saldırı gemide mürettebatın müdahale ettiği bir yangına yol açtı ancak can kaybı bildirilmedi.
Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin sekteye uğramasıyla birlikte Kızıldeniz, özellikle Suudi Arabistan'dan yapılan ham petrol ihracatı için hayati bir geçiş noktası haline geldi.
Saldırının ardından petrol fiyatları yükselişe geçti. Eylül teslimatı için Brent ham petrol vadeli işlemleri yüzde 1,6 artışla varil başına 95,61 dolara çıktı. ABD Batı Teksas Tipi ham petrol vadeli işlemleri ise yaklaşık yüzde 1,04 artarak varil başına 87,72 dolar seviyesine ulaştı.
Husiler, Suudi Arabistan'a yönelik deniz ablukasının bir parçası olarak Encelia ve Layla adlı iki Suudi petrol tankerine füze ve dron saldırısı düzenlediklerini belirtti.
Suudi devlet haber ajansı SPA'nın resmi bir kaynağa dayandırdığı habere göre, Encelia isimli tanker vuruldu ve geminin baş tarafında yangın çıktı. Layla isimli tankere yönelik saldırı ise henüz doğrulanmadı.
Deniz güvenliği kaynaklarından alınan bilgiye göre, Encelia isimli tanker çarşamba gecesi Suudi Arabistan'ın Jizan limanı yakınlarında füzeyle vurulduğunu bildirerek yardım çağrısında bulundu.
İran destekli Yemen merkezli Husiler, İsrail'in Gazze'de Hamas'a karşı başlattığı harekatın ardından dron ve füze saldırılarıyla deniz ticaretini sekteye uğratmıştı. Bu saldırılar 2025 yılının mayıs ayında varılan ateşkesle sona ermişti.
ABD'den İran'a yönelik hava saldırıları sürüyor
Kızıldeniz'deki saldırı haberlerinden kısa bir süre sonra, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'ın sivil deniz taşımacılığını hedef alma kabiliyetini zayıflatmak amacıyla üst üste 12'nci gecesinde İran'a hava saldırıları düzenlediğini açıkladı.
CENTCOM, X hesabından yaptığı açıklamada, ABD güçlerinin füze ve dron depolama tesisleri, sahil gözetleme alanları ve hava savunma sistemlerini hedef aldığını duyurdu. Axios'un Amerikalı bir yetkiliye dayandırdığı habere göre, ABD salı günkü saldırılarda İran'daki İslam Devrim Muhafızları Birliği (IRGC) hedeflerini vurmak için B-1 uzun menzilli bombardıman uçağı kullandı. Bu uçakların saldırı serisinde ilk kez kullanıldığı belirtildi. Beyaz Saray, çarşamba akşamı konuyla ilgili yorum talebine hemen yanıt vermedi.
Çatışmaların genişlediği görülürken, hem ABD hem de İran müzakere masasına dönme konusunda isteksiz bir tutum sergiliyor.
Çarşamba günü bir açıklama yapan Başkan Donald Trump, İslam Cumhuriyeti'nin geçtiğimiz hafta dört Amerikan askerinin ölümünün ardından "çok ağır bir darbe aldığını" ancak henüz bir anlaşma imzalamaya hazır olmadığını söyledi. Daha önce Trump, Tahran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki gemilere saldırmaya devam etmesi halinde İran'ın köprülerini ve elektrik santrallerini vurma tehdidinde bulunmuştu.
Diplomatik çabalar sonuçsuz kaldı
Georgia'daki bir mitingde destekçilerine hitap eden Trump, "Anlaşma yapmaya hazır değiller çünkü her anlaşma yaptıklarında bunu değiştirmek istiyorlar." dedi.
Trump, Hürmüz Boğazı'ndaki saldırılara misilleme olarak İran altyapısını hedef alacaklarını belirterek, "Bundan böyle, İran İslam Cumhuriyeti Hürmüz Boğazı'ndaki bir gemiye füze, roket, dron veya herhangi bir silahla ateş ederse, Amerika Birleşik Devletleri BİR KÖPRÜ VEYA ELEKTRİK SANTRALİNİ bombalayıp yok edecektir." ifadelerini kullandı.
İran İçişleri Bakanı Eskandar Momeni'nin Pakistan ziyaretine rağmen diplomatik temaslardan da henüz bir sonuç alınamadığı bildirildi.
Yaklaşık beş aydır süren çatışmada Katar ile birlikte arabulucu rolü üstlenen Pakistan ziyaretinin ardından yarı resmi Mehr haber ajansına konuşan İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, görüşmelerin yapıcı olduğuna dair bir işaret bulunmadığını söyledi.
Sözcü, "Müzakere yok, sadece mesaj teatisi mümkün. Yeni mesajımız, düşmanın mutabakat zaptını ihlal ettiği ve bunu uygulaması gerektiğidir." diyerek, 17 Haziran'da imzalanan ancak artık geçerliliğini yitiren geçici barış anlaşmasına atıfta bulundu.
Tasnim haber ajansının bilgili bir askeri kaynağa dayandırdığı habere göre, ABD'nin köprüleri veya elektrik santrallerini vurması halinde "İran da, ABD'nin çıkarlarının bulunduğu enerji tesisleri de dahil olmak üzere bölgedeki altyapı ve köprüleri vuracaktır" ifadelerine yer verildi.
İran'ın ortak askeri komutanlığı da devlet medyasında yer alan açıklamalarında, Trump'ın altyapıya yönelik tehditlerini gerçekleştirmesi durumunda, bölgesel petrol, gaz, elektrik ve ekonomik altyapıyı hedef alacaklarını ve "tek bir damla petrolün" bile ihraç edilmesini engelleyeceklerini bildirdi.
Devrim Muhafızları daha sonra Hürmüz Boğazı'nın güneyinde mayın döşenmiş bir rotada meydana gelen patlamayı rapor ederek üç petrol tankerinden birinin yandığını ve diğer ikisinin geri döndüğünü açıkladı. Boğazın "tamamen kapalı" olduğunu duyuran Muhafızlar, İran'la koordinasyon sağlanmadan hiçbir tankerin giriş çıkışına izin verilmeyeceğini belirtti.
İran medyasına göre ABD güçlerinin salı günü genişlettiği hava saldırılarında, kuzeybatıdaki Tebriz kenti yakınlarındaki askeri bir tesis hedef alındı. Bu, iki hafta önce çatışmaların şiddetlenmesinden bu yana bölgenin ilk kez vurulduğu anlamına geliyor. İran medyasında perşembe günü çıkan haberlerde ABD'nin, ülkenin tek ticari nükleer güç reaktörünün yakınlarındaki Buşehr'de askeri bir hedefi iki kez vurduğu bildirildi.
Çarşamba günü erken saatlerde başkent Tahran'da hava savunma sistemlerinin aktif hale getirildiğini bildiren yerel basın, ABD'nin batıda, Irak sınırına yakın Abdanan ve Chovar'ı vurduğunu aktardı.
Savaşın faturası ağırlaşıyor
Savaşın ekonomik yansımaları, özellikle yükselen yakıt fiyatları, kasım ayındaki ara seçimler yaklaşırken ABD'de tepkilere yol açıyor. Anketler Trump'ın ekonomiyi ve çatışmayı ele alış biçiminin düşük puanlar aldığını gösteriyor.
Trump, çarşamba günü Georgia'daki konuşmasında petrol fiyatlarına değinerek, "Fiyatlar düşecek, belki başladığımızdan daha bile aşağıya ama bana biraz zaman verin." dedi.
ABD, İran Hürmüz Boğazı'nı yeniden açana ve ticari gemilere saldırmayı bırakana kadar bombardımanlarını yoğunlaştıracağını söylüyor. Ancak Tahran geri adım atma sinyali vermiyor.
Trump'ın ABD saldırılarının İran'ın askeri gücünü ciddi şekilde zayıflattığı iddiasına karşın Tahran su yolu üzerindeki trafiğin kontrolünü elinde tutmakta ısrar ediyor. Pentagon'un salı günü yaptığı açıklamaya göre, ABD güçlerinin de kayıpları artıyor. Geçen hafta Ürdün'deki bir hava üssüne düzenlenen saldırıda kayıp olarak bildirilen 28 yaşındaki bir çavuşun öldüğü doğrulandı ve son bir haftadaki ABD kayıpları dörde yükseldi. Trump, çarşamba günü ölen askerlerin cenazelerinin ülkeye getirilişi törenine katılmak üzere Delaware'e gitti.
Tören öncesinde "Bir başkan olarak benim için yapılması en zor şeylerden biri. Ama yapılması gerekiyor" diyen Trump, daha sonra Georgia'daki konuşmasında savaşla ilgili olarak "Ben buna çarpışma diyorum" şeklinde daha hafif bir ton kullandı.
Her iki taraf da artan can kayıpları bildiriyor. İran sağlık bakanlığı yetkilisi, geçen ayın sonlarından bu yana 53 sivilin öldüğünü ve 592 kişinin yaralandığını söyledi. Savaşın başladığı 28 Şubat'tan bu yana ise binlerce kişi öldü ve milyonlarca kişi yerinden edildi. ABD, askeri saldırılarında sivilleri hedef almadığını belirtirken Trump'ın sivil altyapıları da hedef alma tehdidi sürüyor.
Öte yandan, Dışişleri Bakanı Marco Rubio çarşamba günü yaptığı açıklamada, ABD'nin Orta Doğu'da "diplomasiye bağlılığını" sürdürdüğünü belirterek, İran'ın Washington ile bir anlaşmaya varma konusunda "ciddi" olmadığını savundu.
HSBC de çarşamba günü geç saatlerde yayımladığı bir notta, petrol fiyatlarındaki son yükselişin, ABD-İran ateşkesinin çökmesinin ardından Hürmüz Boğazı'na yönelik yenilenen endişeleri yansıttığını belirterek, "7-8 Temmuz'dan bu yana ateşkes bozuldu, Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilere yönelik İran saldırıları ABD'nin misilleme saldırılarına yol açtı" değerlendirmesini yaptı.