Arama

İşgal altındaki Lübnan 1 milyon dolara "altın vize" satıyor

Ekonomik kriz ve devam eden çatışmalarla boğuşan Lübnan, ülkeye 1 milyon dolarlık yatırım yapan yabancılara özel vergi muafiyetleri sunan tartışmalı bir altın vize programı başlatmayı planlıyor.

22 Temmuz 2026, 16:33

Lübnanlı milletvekilleri krizdeki ülkeye yatırım çekmek için yeni bir adım attı. Yabancılara özel vergi mukimliği statüsü verecek bir altın vize uygulaması önerildi. Bu vize için krizle boğuşan ülkeye 1 milyon dolar yatırım yapılması şart koşuluyor.

Yabancı uyruklu kişilerin Lübnan'daki bir bankaya para yatırması gerekecek. Eşdeğer bir gayrimenkul alımı veya farklı bir yatırım da kabul edilecek. Ayrıca bu kişilerin ülkede yılda en az 90 gün geçirmesi zorunlu olacak.

Tasarıya göre yatırımcılara oturum izni ve özel bir vergi statüsü verilecek. Bu kişiler yurt dışındaki hisse senetleri ve taşınır varlıklarından elde ettikleri gelirler için Lübnan vergilerinden muaf tutulacak.

Uzmanların şüpheyle yaklaştığı bu plana göre yatırımcılar yurt dışındaki varlıkları için de vergi ödemeyecek. Ancak Lübnan'da tutulan gelir ve varlıklar hala vergiye tabi olmaya devam edecek.

Destekçiler bu hamlenin zenginleri yüksek vergili ülkelerden kurtarabileceğini savundu. Ancak Lübnanlı vergi avukatı Karim Daher, bu durumun diğer ülkenin kendi vergi rejimine bağlı olacağını söyledi.

Bu program yurt dışında yaşayan Lübnan pasaportu sahiplerini de kapsıyor. Bu kişiler ülkede vergi mukimliği elde etmek için 500 bin dolar ödeyebilecek.

Sisteme yönelik şüpheler artıyor

Yasanın savunucuları bu adımın Lübnan'a çok ihtiyaç duyulan yatırımı getireceğini söylüyor. Yasayı öneren Maliye Bakanı Yassine Jaber, programın Dubai ve İtalya'daki vergi programlarından modellendiğini belirtti. Jaber ayrıca İngiltere'nin artık yürürlükte olmayan uygulamasının da örnek alındığını ifade etti.

Ancak bu plan bazı milletvekilleri ve vergi uzmanlarının sert eleştirilerine yol açtı. Bağımsız milletvekili Ibrahim Mneimneh, "Lübnan'daki bankalara kim gelip en az 500 bin dolar yatırmak ister ki, kim bu kadar çıldırmış olabilir?" diyerek tepkisini dile getirdi. Mneimneh, istikrarlı ve düzenli olmayan bir banka sistemine kimsenin para yatırmayacağını vurguladı.

Daher, uluslararası sistemin yeni Lübnan vergi mukimliğini tanımama riski olduğu konusunda uyardı. Daher, bu durumun oturum statüsü için ödeme yapanları yine de yabancı vergi ödemek zorunda bırakacağını söyledi. Daher daha önce Lübnan'ı kara para aklama konusunda FATF gri listesinden çıkarmak için çalışan bir komiteye başkanlık etmişti.

Halk arasında alay konusu oldu

Daher, uluslararası kurumlarla anlaşma sağlanmamasının sonuçlarına da değindi. Avukat, "Lübnan çifte vergilendirme anlaşmamız olan ülkelerle ve OECD ile anlaşma sağlamazsa, vergi mukimi olmaya gelen insanları gerçekten dolandırmış olacak." değerlendirmesini yaptı. Daher ayrıca yasanın Lübnan'da anayasal gerekçelerle iptal edilebileceğini öne sürdü.

Birçok Lübnanlı bu teklifi tam bir komedi unsuru olarak gördü. Ekonomik çöküşün ortasında olan bir ülkede yabancılardan bu kadar yüksek meblağlar istenmesi alay konusu oldu. Ülke devam eden çatışmalarla, güneydeki İsrail işgaliyle ve temel altyapı eksikliğiyle mücadele ediyor.

Sosyal medyada viral olan bir videoda "Olduğun gibi gel, sadece kendi elektriğini, suyunu ve paranı getir!" şeklinde şakalar yapıldı. Bazı yorumcular birçok Lübnanlı göç etmeye çalışırken yabancıların 1 milyon dolar ödemesini fazlasıyla ironik buldu.

Reform eksikliği eleştiriliyor

Eleştirmenler, 2019 krizinden bu yana reforme edilmeyen bankalara büyük meblağlar yatırılmasının zorluğuna dikkat çekti. Bankalar o kriz döneminde milyarlarca dolarlık mevduatı dondurmuştu. Jaber alaylara yanıt olarak yasanın sorunlar çözüldüğünde geleceğe yönelik bir adım olabileceğini kaydetti. Bakan, Lübnan'ın bu yasayı geçirmekle kaybedecek hiçbir şeyi olmadığını savundu.

Perşembe günü yapılan parlamento tartışmasında yasa daha fazla incelenmek üzere komiteye geri gönderildi. Teklif, Hizbullah milletvekilleri ve parlamento finans komitesi başkanı Ibrahim Kanaan tarafından da desteklendi.

Karşıt görüşlüler, bankacılık sistemini elden geçirecek reformlar yapılmadan böyle bir program yaratmanın mantıksız olacağını savundu. Ekonomik krizde kaybedilen mevduatların nasıl geri ödeneceğinin belirlenmesi gerektiği vurgulandı.

Bu mevzuat, IMF ile yapılacak herhangi bir anlaşma için temel ön koşul niteliği taşıyor. Ancak Lübnanlı siyasiler, yükün ne kadarının devlete veya bankalara düşeceği konusunda ikiye bölünmüş durumda.

Mneimneh, insanların reform sürecinde tasfiye edilebilecek bankalara para yatırmaktan çekineceğini söyledi. Milletvekili, "Gerçekte ne tür insanları çekmeye çalışıyoruz?" diye sordu. Mneimneh, meşru kapitalistleri çekmek için öncelikle yargıya güveni yeniden tesis edecek bir sisteme ihtiyaç olduğunu ifade etti.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok