Birleşik Krallık polisi, kamu görevinde usulsüzlük iddiaları nedeniyle Andrew Mountbatten-Windsor’ı perşembe günü gözaltına aldı. Bu gelişme, ülkenin başbakanı Keir Starmer’ın liderliğini tehdit eden daha geniş çaplı bir siyasi fırtınanın parçası olurken ABD’de Donald Trump, Jeffrey Epstein’la bağlantılı diğer yetkililerle birlikte herhangi bir sonuçla karşılaşmadan tartışmaları küçümsemeye devam ediyor. Mountbatten-Windsor dün akşam saatlerinde serbest bırakılsa da soruşturma sürüyor.
Öne çıkanlar
• Polis perşembe günü Mountbatten-Windsor’ı gözaltına aldı ve Berkshire ile Norfolk’taki evlerinde arama yaptı ancak kendisine resmi bir suçlama yöneltilmedi.
• Mountbatten-Windsor’ın gözaltına alınmasına tam olarak neyin gerekçe oluşturduğu bilinmiyor ancak bu gelişme, Epstein dosyalarının son yayımlanan belgelerinde, Birleşik Krallık’ta ticaret elçisi olarak görev yaparken gizli bilgileri Epstein’a ilettiğini gösteriyor gibi görünen belgelerin dikkat çekmesinin ardından gerçekleşti.
• Mountbatten-Windsor, Epstein dosyalarında adı geçen önde gelen birkaç Britanyalı isimden biri. Son haftalarda yoğun incelemeyle karşı karşıya kalan bir diğer isim ise Birleşik Krallık’ın eski ABD büyükelçisi Peter Mandelson oldu.
• Mandelson, en son Epstein dosyalarının yayımlanmasının ardından Birleşik Krallık’ın merkez sol İşçi Partisi’nden istifa etti. Daha önce ise eylül ayında, Mandelson ile Epstein arasındaki daha fazla bağlantının ortaya çıkmasının ardından büyükelçilik görevinden alınmıştı.
• Son belgeler, Mandelson’ın Epstein ile ilişkisine dair bir dizi yeni ayrıntı içeriyor. Bunlar arasında, Epstein’in 2008 yılında fuhuşa teşvik suçlamasını kabul etmesinden sonra da yıllar süren dostluklarının devam ettiğine dair daha fazla kanıt ve Mandelson’ın finansöre hassas hükümet bilgileri paylaştığını düşündüren e-postalar yer alıyor.
• Mandelson’ın Epstein ile ilişkisi daha geniş ölçekte Starmer’ın liderliğini tehdit etti çünkü Mandelson’ı büyükelçi olarak atayan kişi Starmer’dı. Epstein dosyalarının yayımlanmasının ardından Starmer’ın iki üst düzey danışmanı istifa etti ve Birleşik Krallık Başbaknı’na istifa çağrıları yapıldı.
Birleşik Krallık’taki tartışmalar ABD’dekinden daha büyük
Birleşik Krallık’taki Epstein dosyalarına ilişkin siyasi fırtına, ABD ile keskin bir tezat oluşturuyor. ABD’de Başkan Donald Trump, Epstein ile kendi bağlarını küçümserken dosyalarda adı geçen ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick gibi diğer yönetim üyeleri de herhangi bir sorunla karşılaşmadı. Uzmanlar, iki ülke arasındaki tepki farkını açıklamak için bazı nedenlere işaret etti. Bunlardan biri, Britanya’nın parlamenter sistemi; bu sistemde milletvekilleri liderlerine güvenlerini kaybederlerse başbakanı görevden alabilirler. Düşünce kuruluşu Institute for Government’ın CEO’su Alex Thomas Associated Press’e yaptığı açıklamada, “Parlamenter demokraside hesap verebilirliği teşvik eden bir unsur var” dedi.
Financial Times yazarı Edward Luce da NPR’ye yaptığı açıklamada Trump ve Starmer’ın Epstein dosyalarını ele alma konusunda zıt motivasyonlara sahip olduklarını öne sürdü. Luce’a göre Starmer için Epstein dosyalarına yönelik soruşturmaları teşvik etmek “siyasi hayatta kalımı” açısından daha iyi zira Mandelson’ı atayarak sorumsuz davrandığı izleniminin ardından iddiaları ciddiye aldığını kanıtlamaya çalışıyor. Buna karşılık Luce, Trump için stratejik olarak daha iyi olanın insanların “Epstein skandalını geride bırakmasını” teşvik etmek olduğunu böylece finansörle olan bağlarına yönelik daha fazla incelemeye davetiye çıkarmayı engellemeyi amaçladığını söyledi.
Diğer uzmanlar ise bu ayrışmanın, siyasi “utanç” kavramının Birleşik Krallık’ta ABD’ye kıyasla daha fazla ağırlık taşıdığını gösterdiğini öne sürdü. ABD’de Trump, tartışmalarla dolu geçmişine ve çok sayıda ceza davasına rağmen ikinci kez seçildi. Manchester Üniversitesi siyaset bilimi profesörü Rob Ford AP’ye verdiği demeçte, “Bu bana Birleşik Krallık’ta daha işlevsel bir medyamız, daha işlevsel bir hesap verebilirlik yapımız olduğunu ve siyasette hala bir ölçüde utanç duygusu bulunduğunu gösteriyor; insanların ‘Bu kabul edilemez, bu yapılmaz’ diyebildiğini gösteriyor” dedi.
Andrew Mountbatten-Windsor’ın Epstein ilişkisi
Mountbatten-Windsor’ın gözaltına alınması Epstein dosyalarındaki belgelerin eski kraliyet üyesinin hassas hükümet bilgilerini ilettiğini gösterdiğine dair bir dizi haberin ardından geldi. Bu belgeler arasında, 2010 ve 2011 yıllarında Epstein’a gönderilen ve ticaret elçisi olarak Asya’ya yaptığı ziyaretler ile hükümet görevi sayesinde keşfettiği potansiyel yatırım fırsatlarına dair bilgiler içeren e-postalar yer alıyor.
2011 tarihli e-postalar ayrıca Mountbatten-Windsor’ın Aralık 2010’da Epstein ile dostluğunu kestiğine dair kamuya açık iddialarıyla çelişiyor. Diğer e-postalar, Mountbatten-Windsor’ın yalnızca Epstein’a değil başka kişilere de gizli bilgiler gönderdiğini öne sürüyor, o dönemde kraliyet üyesi olan Mountbatten-Windsor, Britanya ile İzlanda arasındaki ilişkilere dair bir bilgilendirme notunu arkadaşı ve eski banka yöneticisi Jonathan Rowland’a iletmişti. 2010 tarihli e-postasında Mountbatten-Windsor, “Bunu yorum ve bir öneri ya da çözüm için sana iletiyorum?” diye yazdı.
Mountbatten-Windsor, Epstein mağduru Virginia Giuffre tarafından cinsel saldırıyla suçlanmıştı ancak bu suçlamaların gözaltına herhangi bir bağlantısı olduğu görünmüyor. Eski kraliyet üyesi bu iddialar ya da başka herhangi bir cinsel suistimal iddiası nedeniyle hiçbir zaman resmi olarak suçlanmadı ve tüm suçlamaları tekrar tekrar reddetti.
Peter Mandelson’ın Epstein ilişkisi
Epstein dosyaları, Mandelson’ın Epstein ile yakın bir dostluğu olduğunu ve bir noktada finansörü “en iyi dostum” olarak tanımladığını gösteriyor. Son yayımlanan dosyalar, Mandelson’ın Epstein’in 2008’deki mahkumiyetinden sonra finansörün mülklerinde defalarca kaldığını ve onunla yakın bir ilişki sürdürdüğünü gösteren e-postalar içeriyor. Bu yazışmalar arasında cinsellik hakkında kaba sohbetler ve Mandelson’ın 2009’da finansöre “Seni hala seviyorum” diye yazdığı bir mesaj da bulunuyor.
E-postalar ayrıca Mandelson’ın Epstein ile olan ilişkisinin nispeten sessiz tutulmasına dair atıflar içeriyor. Bu da finansörle ilişki kurmanın uygunsuz olduğunun farkında olduğunu düşündürüyor. Belgeler ayrıca Epstein’in Mandelson ve partnerine 75 bin dolardan fazla para gönderdiğini gösteriyor. Diğer belgeler, Mandelson’ın 2008 mali krizi sırasında hazırlanan raporlar gibi hassas hükümet bilgilerini Epstein ile görüştüğünü ve İşçi Partisi’nin bankacı primlerine daha yüksek vergi getirmeyi öneren politikasına karşı lobi yapacağını Epstein’a söylediğini gösteriyor.
Mandelson, genel olarak herhangi bir suistimalde bulunduğunu ya da Epstein’ın iddia edilen istismarlarından haberdar olduğunu reddetti. Yakın zamanda BBC’ye verdiği demeçte, Epstein’in mülklerinde yalnızca “orta yaşlı hizmetliler” gördüğünü söyledi ve “Epstein’in çevresindeki eşcinsel bir erkek olduğum için, hayatının cinsel tarafında yaptıklarından ayrı tutulduğuma inanıyorum” dedi.
Mehmet Öğütçü yazdı: Andrew Mountbatten-Windsor dosyası monarşiyi sarsar mı?