Geçen hafta yaşanan büyük sınır geçişlerinin ardından küçük İspanyol toprağı Ceuta'da göçmen krizi sürüyor. Yüzlerce göçmen pazartesi günü İspanya'nın Kuzey Afrika'daki toprağı Ceuta'da bir sahilde kamp kurdu. İspanya, son dört gün içinde yaklaşık 69 bin 500 göçmenin Fas'a geri döndüğünü tahmin ediyor. Bu sayı, 30 Temmuz’da Ceuta'ya ulaştığı değerlendirilen yaklaşık 50.000 kişilik ilk tahminin de üzerinde. İspanya tarafında hayatını kaybedenlerin sayısı 72, Fas tarafında ise 11 olarak açıklandı.
Reuters’ın haberine göre göçmenlerin birçoğu, mağazaların kapalı olması nedeniyle yiyecek bulamadıklarını, yerel halkın tepkisiyle karşılaştıklarını ve İspanya anakarasına geçemediklerini belirterek bölgeden ayrıldıklarını söyledi. Ceuta ve İspanya'nın Kuzey Afrika'daki diğer toprağı Melilla, Fas'ın Akdeniz kıyısında yer alıyor ve Avrupa'ya ulaşmak isteyen göçmenlerin düzenli olarak sınırı geçme girişimlerine sahne oluyor.
Ceuta Bölgesel Yönetimi Başkanı Juan Jesus Vivas Telecinco televizyonuna yaptığı açıklamada, bölgede hala 3 bin ila 5 bin göçmenin bulunduğunu söyledi. Vivas, yetişkinler ve refakatsiz çocuklar için hizmet veren iki göçmen kabul merkezinin de çöktüğünü ifade etti. Yerel yetkili Alberto Gaitan ise şehirde 862 refakatsiz göçmen çocuğun işlemlerinin yürütüldüğünü, bu çocukların sınır dışı edilmeye karşı özel yasal korumalardan yararlandığını ifade etti.
AB’de sınır gerilimi
Kriz, Avrupa genelinde göç karşıtı söylemleri güçlendirirken, Avrupa Birliği (AB) içinde sınır politikaları konusunda diplomatik gerilimlere de yol açtı. İspanya, bazı AB ortaklarını kutuplaştırıcı bir tutum sergilemekle suçladı. İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares 3 Ağustos’ta yaptığı açıklamada, İspanya'nın daha önce göç krizleri sırasında diğer AB ülkelerine destek verdiğini hatırlatarak, şimdi aynı desteği karşı taraftan beklediklerini söyledi.
Avrupa Birliği, krizi görüşmek üzere içişleri bakanlarının katılacağı olağanüstü bir video konferans toplantısı düzenleme kararı aldı. Albares ayrıca İtalya hükümetini sert sözlerle eleştirerek yanlış bilgilerin yayılmasına katkıda bulunmakla suçladı. Fas'ın derhal polis desteği sunduğunu ve işbirliği için herhangi bir şart öne sürmediğini belirten Albares, bu sayede sınırı geçenlerin büyük bölümünün kısa sürede geri gönderilebildiğini söyledi.
“Fas güvenilir olmadığını gösterdi”
Buna karşın Ceuta lideri Vivas, Rabat yönetimini eleştirerek Ceuta'da yaygın kanının, Fas'ın bu krize göz yumduğu, hatta belki de organize ettiği yönünde olduğunu ifade etti. Vivas El Pais gazetesine verdiği demeçte, "Fas bize güvenilir bir ortak olmadığını gösterdi. Bunun bir daha yaşanmaması için gerekli tüm tedbirlerin alınmasından başka seçenek yok" dedi.
Fas İçişleri Bakanlığı ise pazar günü yaptığı açıklamada, göçmen akınının sosyal medyada yayılan yanlış bilgiler, insan kaçakçılığı şebekeleri ve İspanyol mahkemesinin denizde yakalanan göçmenlerin derhal geri gönderilmesini yasaklayan kararının yanlış yorumlanmasından kaynaklandığını savundu. Bu değerlendirme, Madrid hükümetinin resmi görüşüyle de örtüşüyor.
Fas kontrolleri gevşetti mi?
El Pais gazetesi ve Cadena SER radyosunun, konuya yakın yetkililere dayandırdığı haberlerine göre İspanyol istihbarat servisleri Fas'ın kitlesel sınır geçişini planlamadığı, ancak gerçekleşmesine izin verdiği sonucuna ulaştı. Haberlere göre Fas sınır kontrolleri temmuz ayı boyunca kademeli olarak gevşetildi ve Fas'ın Taht Günü kutlamaları sırasında kalabalıkların Tarajal sınır kapısına yönelmesiyle birlikte kontroller fiilen kaldırıldı. Bakanlık pazar günkü açıklamasında Fas'ın "kaçak göç ve insan kaçakçılığıyla mücadelede uluslararası işbirliği ve koordinasyonu güçlendirmeye kararlı olduğunu" vurguladı.
İspanya İçişleri Bakanı Fernando Grande-Marlaska cumartesi günü gazetecilere yaptığı açıklamada Savunma Bakanlığına bağlı dış istihbarat teşkilatı CNI'nın kendisini yaklaşan kitlesel göç hareketi konusunda önceden uyarmadığını söyledi. El Pais, bunun iki bakanlık arasında gerginliğe yol açtığını yazdı.