Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Acemoğlu, İran rejiminin baskıcı ve sert bir yönetim sergilediğini, ekonomik ve toplumsal açıdan ülkeye ağır bedeller ödettiğini vurguladı. Hamaney ve Devrim Muhafızları’nın geçmişteki uygulamalarını sert ifadelerle eleştiren iktisatçı, son dönemde iç baskının daha da arttığını ifade etti.
Ancak tüm bu tabloya rağmen, saldırının uluslararası müttefiklerin ve Amerikan kamuoyunun açık desteği olmadan gerçekleştirilmesini eleştiren Acemoğlu, bu yöntemin demokratik meşruiyetle bağdaşmadığını söyledi.
Hamaney’in dini otoritesine dikkat çekti
Acemoğlu, Hamaney’in yalnızca siyasi değil aynı zamanda dini bir figür olduğuna işaret etti. Şii dünyasında önemli bir otoriteye sahip olduğunu belirten ekonomist, bu konumun onu, örneğin Nicolas Maduro gibi sınırlı askeri ve kurumsal desteğe dayanan liderlerden ayırdığını ifade etti.
Hamaney’in dini rolü nedeniyle geniş bir Şii topluluğu içinde saygı gördüğünü belirten Acemoğlu, öldürülmesinin İran açısından öngörülemeyen ve istenmeyen sonuçlar doğurabileceğini dile getirdi.
“Anthropic kararı daha geniş sonuçlar doğurabilir”
Acemoğlu’nun değerlendirmesindeki ikinci başlık ise Pentagon’un Anthropic’i “tedarik zinciri riski” olarak tanımlaması oldu. Bu tür bir sınıflandırmanın genellikle hasım ülkelerle bağlantılı şirketler için kullanıldığını hatırlatan ekonomist, kararın federal yüklenicilerin şirketin modellerini kullanmasını fiilen engellediğini belirtti.
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in, ABD ordusuyla çalışan hiçbir yüklenici ya da ortağın Anthropic ile ticari ilişki kuramayacağı yönündeki açıklamasına atıfta bulunan Acemoğlu, kararın gerekçesinin şirketin yapay zeka modellerinin kitlesel gözetim ve otonom silah sistemlerinde kullanılmasına karşı güvence talep etmesi olduğunu aktardı.
Yapay zekada kontrol devlete mi kayıyor?
Acemoğlu’na göre bu adım, yalnızca bir şirketi hedef almıyor; aynı zamanda Amerikan devlet-iş dünyası ilişkilerinin temel unsurlarından biri olan özel mülkiyet hakları açısından da yeni soru işaretleri doğuruyor. Ekonomist, yapay zeka alanındaki kontrolün kademeli biçimde özel sektörden kamu otoritelerine doğru kaydığına dair güçlü bir işaret verildiğini savundu.
Değerlendirmesinin sonunda Acemoğlu, ABD Başkanı Donald Trump’ın seçim dönemindeki vaatlerinin aksine daha riskli dış politika adımları atmasının ve yerli bir teknoloji şirketine hasım ülke şirketlerine uygulanan kategorilerle yaklaşılmasının tesadüf olmadığını ileri sürdü. Ona göre şok etkisi yaratmak ve yerleşik normları zorlamak, izlenen stratejinin bilinçli bir parçası olabilir.