ABD Başkanı Donald Trump, İran’daki Kazma Dağı hakkındaki tehditlerini yineledi ve İran’ın santrifüjleri buraya taşıyıp taşımadığını bilmediğini kabul etti. Bu açıklama, İsrail istihbaratının bunun gerçekleştiğini öne sürdüğünü bildiren bir haberden saatler sonra geldi.
Öne çıkanlar
• Trump Lübnan Cumhurbaşkanı ile yaptığı görüşme sırasında gazetecilere, İran’ın Natanz uranyum zenginleştirme tesisinin yakınında bulunan Kazma Dağı hakkında sorulan bir soruya, “Büyük olasılıkla çok yakında o bölgeyi vuracağız, hem de çok ağır şekilde” yanıtını verdi.
• Trump, İran’ın uranyum zenginleştirmede kullanılan santrifüjleri burada depolamış olabileceğini söyledi ancak ABD’nin bunu doğrulayan bir kayda sahip olmadığını belirtti.
• Trump’ın bu açıklamaları Wall Street Journal gazetesinin İsrail’in ABD’ye, İran’ın santrifüjleri bu tesise taşıdığına işaret eden istihbarat sağladığını yazmasının ardından geldi.
• Trump santrifüjler gerçekten taşınmış olsa bile, “Eğer nükleer malzemeye sahip değillerse bunun hiçbir anlamı yok” dedi ve “Onlarda o malzeme yok” diye ekledi.
• Trump, Kazma Dağı’nı daha önce de defalarca hedef gösterdi. Geçen hafta radyo sunucusu Hugh Hewitt’e verdiği röportajda buranın “ön kapısından yapılacak güzel, büyük ve güçlü bir saldırı için olası bir hedef” olduğunu söylemiş ancak “orada herhangi bir faaliyet görmüyoruz” demişti.
Kazma Dağı neden gündemde?
Bu tesis, Tahran’ın yaklaşık 225 kilometre güneyinde ve ABD’nin geçen yıl haziran ayında bombaladığı üç nükleer tesisten biri olan Natanz nükleer kompleksine 3 kilometre mesafede bulunuyor. Institute for Science and International Security’nin geçen hafta yayımladığı rapora göre dağ, yer altındaki bir tünel kompleksini doğal bir kalkan gibi koruyor. Uydu görüntülerinde tünel sistemine ait ikişer girişten oluşan iki ayrı giriş noktası görülebiliyor.
Rapora göre İran, 2025 yılında tünel girişlerini güçlendirmeye ve hem dağın tamamını hem de Natanz tesisini çevreleyen güvenlik çemberini inşa etmeye başladı. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi mart ayında PBS’e yaptığı açıklamada, İran’ın Pickaxe Mountain’da nükleer faaliyet yürütme niyetini kamuoyuna açık şekilde duyurduğunu belirterek bunun “en hassas tesislerini sistematik biçimde yer altına taşıma stratejisinin bir parçası” olduğunu söyledi. Grossi, “Bu bir sır değildi” dedi.
Institute for Science and International Security’ye göre tesisler dağın içinde korunduğu için ABD kara kuvvetleriyle daha kolay saldırı gerçekleştirebilir. Raporda ayrıca, havadan kullanılacak derin nüfuz edici mühimmatın da dağın tepesini etkili şekilde delerek tesise ulaşabileceği ifade edildi. ABD ayrıca yer üstündeki elektrik hatlarını, havalandırma bacalarını veya tünel girişlerini de hedef alabilir.
Arka plan
İran ile ABD, geçen ay tarafların üzerinde uzlaştığı ateşkesin çökmesinden bu yana bir haftadan uzun süredir her gün çatışıyor. Buna rağmen her iki taraf da müzakerelere yeniden başlamaya açık olduklarını açıkladı. İran saldırılarını ağırlıklı olarak Kuveyt, Bahreyn ve Ürdün’e yöneltti. Bu üç ülke de ABD askeri üslerine ev sahipliği yapıyor.
Öte yandan, İran destekli Yemen’deki Husiler bu hafta Suudi Arabistan’a ait gemilere abluka ilan ettiklerini duyurarak ve Kızıldeniz’in güney girişinden geçen gemilere ateş açmakla tehdit ederek çatışmayı daha da karmaşık hale getirdi. Trump salı günü yaptığı açıklamada, Husilerin bu tehditlerini hayata geçirmesi halinde ABD’nin onlara saldıracağını söyledi. Trump ayrıca, İran’ın bir barış anlaşmasıyla ilgilenmediği yönündeki değerlendirmeleri de reddetti. Salı günü bu gözlemi dile getiren bir gazeteciye, “Perde arkasında yürüyen diyaloğun ne olduğunu bilmiyorsunuz” diyen Trump, “Onlar umutsuzca görüşmek istiyor. Ancak anlamlı bir şekilde görüşmeye hazır olana kadar bizim herhangi bir ilgimiz yok” ifadelerini kullandı.