Açık Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yüksel Açık’ın Uniq İstanbul’daki ofisine girdiğinizde ilk gözünüze çarpan masasının arkasında, duvarda asılı, özel dokunmuş bir Türk bayrağı oluyor. “Mustafa Kemal Atatürk ve Fatih Sultan Mehmet benim için çok özeldir” diyor. Konuşma şekli ve tonu iş insanından daha çok bir siyasetçiye belki diplomata daha yakın. “İçime sinmeyen bir işi yapmam, yapabileceğimi bilmezsem yapmam” diyor.
İnşaat mühendisliği mezunu ve “Yapabileceğimi bilmezsem yapmam” diyen biri için geniş bir yatırım yelpazesi var… İş hayatına profesyonel olarak başlayan Açık, girişimcilik hikayesinde büyümesini veri merkezleri inşaatları ve kurulumları ile yakaladı. Ardından savunma sanayii, turizm ve sağlık sektörlerinde yatırımları geldi. 1976 Tokat doğumlu Yüksel Açık’ın yolculuğunda, hayatına dokunan insanların hikayeleri de önemli yer tutuyor.
Kapanan, açılan kapılar
Açık’ın 25 yıllık iş hayatında telekomünikasyon sektörünün yeri önemli. GSM operatörleri için baz istasyonları kuran bir şirkette işe başladıktan üç ay sonra müdür olan Açık, “18 ay sonra sağlık nedenleriyle şirketi kapatmaya karar verdi sahibi. En son kapıyı ben kilitledim ve şirketi kapattım” diyor. Kapanan o kapı, girişimcilik hikayesinin kapısını açmış Açık’a.
Yüksel Açık sonradan kendine ilke edindiği “bildiği işi yapmak” konusunda ilk adımını 2000 yılında kurduğu Mikrolink ile attı. Bu, aynı zamanda onun girişimcilik evreni ile ilk temasıydı. Bugün küresel bir sistem entegratörü ve telekom ürün tedarikçisi olan Mikrolink, dünyanın 20’yi aşkın bölgesinde faaliyetlerini sürdürüyor. İstanbul dışında İngiltere, Katar, Kazakistan ve Almanya’da ofisleri var. Açık, Mikroklink’i bu yıl halka arz etmeyi hedefliyor. Acelesi yok, “Konjonktür uygunsa halka arzı gerçekleştireceğim” diyor.
Veri merkezleri yaşayan ve gelişen yapılar. Binaların inşasının ardından içinde yer alan ekipmanların, iklimlendirmelerin, fiber optik bağlantıların, bakımların ve siber güvenliklerinin sürekli yönetilmesi ve geliştirilmesi gerekiyor. Açık Holding, tüm bu ihtiyaçlara yönelik hizmetleri bünyesinde barındırdığı şirketler aracılığı ile tek çatı altından sunabiliyor. Birbirini bir puzzle gibi tamamlayan bu şirketleri “arı peteği gibi” tanımlamayı tercih ediyor.
Veri merkezi uzmanlığı
Açık’ın hedefi, dünyada nitelikli veri merkezi yatırımcısının aklına gelen ilk şirket olmak. ABD, Avrupa ve Uzak Doğu’daki yatırımları bu resmi tamamlamak için. Veri merkezi yapımında kendi inşaat becerilerini ve teknolojiyi birlikte kullanan bir şirket oldukları için diğer şirketlerden ayrıştıklarını vurguluyor. Telekomünikasyon ve bilişim teknolojileri alanında Mikrolink, Saytec ve Shaxon; operasyonel teknolojiler alanında ise Boreas, Exagate ve Otomatica şirketleri holdingin bünyesinde hizmet veriyor. Her şirket ve girişim birbirini tamamlıyor. Örneğin, veri merkezi inşasında kullanılan soğutma ekipmanlarını önce ithal etmişler. “Sonra ‘Biz kendimiz yaparız’ dedik ve üretime başladık. Artık veri merkezi soğutma ekipmanlarını ihraç da ediyoruz” diye anlatıyor Yüksel Açık.
Açık Holding, Türkiye’deki veri merkezi tecrübesini Serban İnşaat’la Almanya ve İngiltere’ye de taşımış. Almanya’da büyük bir veri merkezi yatırım fonuyla görüşmeye başladıklarını söyleyen Açık, “Çok yakın bir zamanda ilk imzaları atacağız” diyor. Mikrolink ise Almanya’da veri merkezinin en hassas veri barındırma sistemlerinin ve ekipmanlarının bulunduğu ‘beyaz odalar’ı yapıyor.
Boreas ile ABD pazarına girmek için çalışmaları sürüyor. Gerekli sertifikaları almak için 2025 içerisinde Ar-Ge çalışmalarını tamamlamayı, 2026’da da ABD’de üretime başlamayı hedefliyor. ABD pazarında büyümek için 2018 yılında 46 yıllık bir şirketi satın almış Açık. Aldığı şirket Shaxon, daha önce Açık’ın Vietnam’daki fiber optik kablo üreten bir şirketinin distribütörüydü.
Savunma ve büyüme
Holdingin amiral gemisi, veri merkezi ve ilişkili şirketler. Ancak resim değişiyor. “2011’de Türkiye’de yatırımlar durmuştu” diyen Açık, savunma sanayii yatırımlarına “tüm elmalarını aynı sepete koymamak için” giriyor. Milli savunma sanayisinin güçlenmeye başladığı, hükümetten çağrıların yapıldığı yıllar. “Zaten telekomünikasyon sektöründen dolayı savunma sanayii ile çalışıyorduk. Jandarma’nın telsiz kuleleri işini yapardık” diye anlatıyor o dönemi.
Açık, iş içinden iş üretmeyi beceren bir iş insanı. Savunma alanındaki işleri de güçlendikçe ileri kompozit ve zırh çözümleri alanında “niş” bir alanı hedeflemiş. Nitekim CES ile Airbus’ın EC135 tipi helikopterlerinin tüm kompozit kabuklarını üretmeye başladı. Bugün savunma sanayiinde kişisel koruma, balistik ve üst düzey koruma ekipmanları alanında dünyadaki ilk üç şirketten birisi. Ciro olarak holdinge katkısı çok yüksek değil. “150 milyon dolar olsa ne olur” diyor. Ona göre yaptığı işin özelliği daha önemli. Ürünlerini Almanya, İtalya ve Finlandiya ordularına satışını yapıyor.
“Hospitality” sektörü
Çanakkale’de arkadaşına yardım etmek üzere müteahhitliğini aldığı bir inşaat ile turizm işine giren Açık’ın yolunda başka bir “insan hikayesi” daha… “Aslında sadece yardım etmek üzere başlamadım” diyor, “Arazi 49 yıllığına kiralanmamış ve Hilton ile anlaşma imzalanmamış olmasaydı o işe girmezdim” diye ekliyor. Fakat ‘hospitality’ sektörü sunduğu finansal getiriler kadar ilişkiler açısından da ilgisini çekiyor.
“Gerçekten iyi yaptık bu işi” diyen Açık’ın şimdilik dört oteli var ama 10 ülkede daha kendi yarattıkları butik konsept ile yatırım yapacak. Komana markası ile ilk oteli İstanbul’da Sultanahmet’te hizmete girdi bile. “Komana” ismi Tokat’ta antik çağda yer alan bir antik kente dayanıyor. Açık’ın memleketine... ‘Small Luxury’ alanında bir dünya markası olmak istiyor. Her yerde değil. Başkentlerde ve çok özel binalar içerisinde düşlüyor konseptini.
Hücrenin içine
Telekomünikasyon, savunma ve turizmden sonra Açık Holding’in diğer hedefi sağlıklı yaşam ve hücrenin içi… İstanbul, Ulus’ta yer alan uzun ve sağlıklı yaşam kliniğinde kendi tedavilerini geliştiriyor. Kliniğinin yeni yatırımını yakın zamanda Monako’da açacak. Sağlık yatırımları da insan hikayesine dayanıyor. Sağlık sektörü ile yengesinin şeker hastalığı ve erken doğum sebebi ile sağlık sorunları yaşayan oğlu nedeniyle ilgilenmeye başlayan Açık’ın sahip olduğu kliniğin fikri ise tanıdığı bir Avusturalyalı iş insanına ait.
“Zaten yengem ve oğlumun özel durumları ile ilgili olarak sağlıklı yaşamla ilgileniyordum” diyor. Avusturalyalı arkadaşı Alfred Convey, var olan diğer işlerinde sorun yaşayınca Açık’a ortaklık teklif ediyor. “Bu fikri korumalıydı” diyor, ortaklık teklifine satın alma teklifi veriyor ve şirketin sahibi oluyor. Gerekli ruhsatı ise Atatürk Havalimanı’nın kapanmasının ardından boşa çıkan klinikten satın alıyor.
Kliniğini altı ay kapatıp tüm sistemi yeniden tasarlayan Açık, Infinity Regenerative Clinic’te tüm tedavileri kendi üzerinde deniyor. Organ hedefli tedavi ve sıvı kürler geliştiriyor. Açık Holding’in sağlık alanındaki yatırım şirketi IMI’ye bağlı Cronos Pharma ve Infinity Regenerative Clinic ile sağlık yönetimi üzerine çalışmalar yapıyor. Cronos Pharma, ruhsat, formül ve patent haklarını elinde bulundurduğu, 50’den fazla gıda takviyesi ürünleriyle pazarda kendisine önemli bir yer ediniyor. Hedefi OTC dışında ilaç endüstrisine girmek. Yüksel Açık’ı bu alana iten yaklaşım, tedavi değil yeni gelişen hücreyi sağlıklı tutmak fikri.
Yüksel Açık, Açık Holding ile yolculuğuna telekomünikasyon sektörü ile başladı. Ardından savunma sanayii… Büyüdükçe ilgisi insana dokunan alanlara döndü. Hospitality ve sağlık sektörlerine girdi.Bugün dünyanın 20’yi aşkın bünyesinde faaliyetlerini sürdürüyor. Ama sonuçta o bir mühendis. “Mutlaka uzay işine gireceğim” diyor..