Arama

Yapay zeka rallisinin son kullanma tarihi yaklaşıyor mu?

Yapay zeka rüzgarı ve teknoloji hisselerinin öncülüğünde borsalarda yeni rekorlar kırıldı. Peki, nereye kadar? “Yükseliş beklentilerimizin bir son kullanma tarihi var” diyen kimi uzmanlar, 1990’ların sonundaki “dot.com” balonunu hatırlatarak özellikle teknoloji hisselerinin aşırı değerli olduğunu söylüyor.

06 Ağustos 2025, 08:00

Ticaret savaşlarıyla ilgili belirsizliğe, jeopolitik gerginliklere rağmen borsalarda da sıcak bir temmuz ayı yaşandı, Wall Street’te S&P 500 ve Nasdaq’da, İngiltere’de de FT100 gibi endekslerde yeni rekorlar kırıldı. Yükselişe yapay zeka rüzgarı ve Muhteşem Yedili (Alphabet, Tesla, Nvidia, Microsoft, Apple, Amazon, Meta) diye bilinen teknoloji hisseleri öncülük yapıyor. S&P 500 endeksi 6 bin puan, FTSE 100 endeksi 9 bin barajını aşarak, Nasdaq ise 21 bin puan sınırına iyice yaklaşarak yeni rekorlara imza attı. 22 Temmuz itibarıyla son bir ayda Nasdaq yüzde 5’e yakın, Avrupa borsaları yüzde 3 seviyesinde yükseldi. Borsa İstanbul’un BİST 100 endeksi de yüzde 16 performansıyla öne çıkıyor.

Yapay zeka için işlemci üreten Nvidia’nın 4 trilyon dolar piyasa değeri barajını aşan ilk şirket olması önemli bir kilometre taşı oldu. Nvidia hisseleri yılbaşından 22 Temmuz’a kadar yüzde 25’in üzerinde artarken yatırım bankası Goldman Sachs, Nvidia’ya “al” önerisi yaptı. Daha da önemlisi Goldman Sachs, yapay zekanın paraya dönüşme sürecinin başında olduğunu belirtti. 

Şimdilik iyimserlik hakim... Morgan Stanley Varlık Yönetimi Baş Yatırım Sorumlusu Mike Wilson, 2025’in sorunsuz bir şekilde sona ermesini bekliyor. Gümrük vergilerinin düşürülmesinin resesyon riskini önemli ölçüde azalttığını, gelecek yıl ABD ekonomisinde büyüme yanlısı stratejilerle beraber canlanmanın başlayacağını öngören Wilson, Morgan Stanley’nin S&P 500 için yıl sonu hedefinin 6 bin 500 puan olduğunu vurguluyor. 



JPMorgan’ın Küresel Araştırma Başkanı Hussein Malik ise ekonominin ikinci yarıda yumuşamaya hazırlandığını, ancak ticaret savaşıyla ilgili derin korkuların azalmasıyla resesyon olasılığının düşük olduğunu söylüyor. JPMorgan, enflasyonun istikrarsız kalması nedeniyle faiz oranlarının bir süre yüksek kalmasını bekliyor ancak yine de büyük politika ve jeopolitik sürprizler olmadığı sürece, teknoloji ve yapay zeka önderliğinde yeni zirvelere ulaşılacağını savunuyor. 

Goldman Sachs Varlık Yönetimi’nin yatırımlardan sorumlu eş başkan yardımcısı Greg Calnon ise borsanın Muhteşem Yedili’nin ötesinde büyümeye devam etmesini, finansal gevşeme, ABD politikalarının gümrük vergisinin ötesine odaklanması ve dostane vergi politikaları sayesinde Wall Street’in özellikle küçük sermayeli şirketler için fırsatlar sunmasını bekliyor.

Evet, S&P 500 endeksi yılbaşından 22 Temmuz’a kadar yüzde 8,3 ve nisan başındaki dip noktasından beri yüzde 26 yükseldi. Yatırımcılar gümrük vergilerinin durgunluğa ve enflasyona neden olacağı yolundaki endişelerini bir kenara bıraktı. Hatta Trump yönetiminin Çin, Japonya ve diğer ülkeler ile yaptığı gümrük vergisi anlaşmaları olumlu gelişmeler olarak değerlendiriliyor. 

Teknoloji hisselerinin yanı sıra havacılık ve savunma şirketleri de yükselişe katkı yapıyor. Jeopolitik gerginlikler ve Almanya ile diğer NATO ülkelerinin daha fazla savunma harcaması vaadiyle S&P 500’ün havacılık ve savunma endeksi yılbaşından bu yana yüzde 30 yükseldi. Yükselişin bir nedeni de şirketlerin ikinci çeyrek bilançolarının yatırımcıları memnun etmesi... Özellikle bankaların ikinci Trump döneminde kârlılığını artırması ve güçlü bilançolar açıklaması olumlu havaya katkıda bulunuyor. 

Ülkenin en büyük bankası JPMorgan Chase, ikinci çeyrekte yaklaşık 15 milyar dolar net kâr elde ederek tahmincilerin beklentilerini aştı. Yılın ilk yarısında kârı 30 milyar dolar oldu ve bu rakam en yakın rakibinin iki katından fazla. JP Morgan hisseleri bu yıl yaklaşık yüzde 20 değer kazanarak, S&P 500’ü geride bıraktı.

Wells Fargo, bir önceki yıla göre yüzde 12 artışla 5,5 milyar dolar kâr açıkladı. Citibank da 4 milyar dolar ile beklentilerin üzerinde net kâr elde etti. 

Wall Street’te sözleri dikkatle izlenen JPMorgan CEO’su Jamie Dimon’un bankanın ikinci çeyrek bilançosu için hazırladığı açıklama, “jeopolitik de dahil olmak üzere önemli bir türbülans” olduğunu vurguladığı birinci çeyrek açıklamasına oranla daha fazla iyimserlik içeriyordu. Ekonominin “dirençli” olduğunu ve vergi reformunun tamamlanması, beklenen yasal düzenlemelerin azaltılması adımının atılmasının ekonomik görünüm için olumlu olduğunu söyledi. 

Kuşkusuz herkes iyimser değil... Kimi uzmanlar, piyasanın tehlikeli derecede aşırı değerli bir bölgede olduğunu ve tarihsel olarak bakıldığında, hisse senedi fiyatlarının şirket kazançlarına, varlıklara ve ekonominin genel büyüklüğüne kıyasla yüksek olduğunu savunuyor.

Uzmanlar, Nvidia’nın da aşırı pahalı olduğunu, fiyat-kazanç oranının 50’nin üzerine çıktığını ve bu oranın şirketin önümüzdeki on yıllarda yıldırım hızında kâr artışı yaşayacağı öngörüsüyle kabullenildiğini vurguluyor. Nvidia, 22 Temmuz itibarıyla son bir ayda yüzde 16,7 ve yılbaşından beri yüzde 25,3 yükseldi. 

Son aylarda yapay zekada yaratılan balon ve bunun Wall Street’te yarattığı şişkinlik, ABD’de 1990’ların sonunda “dot.com” hisselerinde çöküşe yol açan teknoloji çılgınlığı ile kıyaslanıyor. Genel olarak hisseler halen, dot.com balonunun zirvesindeki kadar pahalı olmasa da bu konudaki kıyaslamalarla önemli uyarılar yapılıyor. Özellikle piyasayı domine eden teknoloji hisselerine dikkat çekiliyor.

ABD merkezli aktif yönetim şirketi Apollo Global’in Baş Ekonomisti Torsten Sløk, 1990’lardaki enformasyon teknolojisi köpüğü ile şimdinin yapay zeka köpüğü arasındaki farkın; günümüzde S&P 500 endeksindeki en büyük 10 şirketin 1990’lara oranla daha fazla aşırı değerli olması olduğunu vurguluyor. 

Sløk, ilk 10 hisse senedinin genel piyasaya kıyasla orantısız derecede yüksek değerlemelere sahip olduğunu ve bu aşırı yoğunlaşma ile fiyatlara yansıyan fahiş beklentilerin, yatırımcıların kârlılığa pek önem vermeden İnternet hisselerine para akıttığı 1990’ların sonlarındaki çılgınlığı yansıttığını ve hatta aştığını belirtiyor.

Çok güçlü uyarılar da yok değil; örneğin HSBC... Temmuzun üçüncü haftasında müşterilerine gönderdiği notta, erken uyarı sinyallerinin belirmeye başladığını, riskli varlıklardaki güçlü ivmenin yılın ikinci yarısında zayıflayabileceğini belirtti. “Yükseliş beklentilerimizin bir son kullanma tarihi var” diyen banka şöyle uyardı: “Kısa vadeli piyasa duyarlılığımız ve pozisyon alma sinyallerimiz artık bir satış sinyali veriyor ve bu aslında 2023 ortasından bu yana en büyük satış sinyali.” 

Banka yakın vadede olumlu olmayı sürdürdüğünü ancak yatırımcıların rallinin temellerinin çatlamaya başladığına dair işaretlere karşı tetikte olmaları gerektiğini bildirdi. 

HSBC, mevcut iyimserliği tersine çevirebilecek aşağı yönlü beş riski şöyle sıraladı: Tehlike Bölgesi’ne geri dönüş, piyasanın iyice gerginleşmesi, işgücü piyasasında önemli ölçüde zayıflama, yapay zeka ticaretinin sönmesi ve Fed’in bağımsızlığına yönelik tehdit.

Wall Street’in önemli bir handikapı ise piyasaya bir avuç hisse senedinin hakim olması... Endekslerdeki yükseliş az sayıda ve piyasa değeri belirgin olarak çok yüksek teknoloji hissesine yoğunlaşıyor. S&P 500 ve Nasdaq gibi endekslerde bu teknoloji hisseleri sert yükselişlere neden olurken birkaç hissenin olası düşüşünde de endeksleri hızla aşağıya çekiyor. 

Özellikle Muhteşem Yedili şirketlerinde olası bir olumsuz haber, beklenenden kötü bir bilanço endekslerin aniden düşmesine neden oluyor. Temmuz ortasında Nvidia’nın S&P 500’deki ağırlığı yüzde 7,83 ve bu Apple’ın geçen yıl ulaştığı yüzde 7,7’den sonra endekste tek bir hissenin sahip olduğu en yüksek değer.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok