Arama

Trump 2.0: Kazananlar, kaybedenler 

Trump, uluslararası ticareti altüst edecek yüzde 60’a varan gümrük vergisi vaadiyle geliyor. Ticaret ortaklarından gelecek misillemelerle olası bir küresel ticaret savaşı çok farklı bir senaryo yaratabilir. 

01 Aralık 2024, 00:08 Güncelleme: 17 Aralık 2024, 15:29

Donald Trump’ın Beyaz Saray’a dönüşünün temel olarak tek bir anlamı var; gümrük vergileri... Gümrük vergisini “sözlükteki en güzel kelime” olarak tanımlayan Trump, ABD’nin Çin’den yaptığı ithalata yüzde 60 oranında gümrük vergisi ve Avrupa Birliği (AB) dahil tüm ticaret ortaklarına yüzde 10 ile 20 arasında evrensel gümrük vergisi planlıyor. Hatta Meksika’dan yapılan otomobil ithalatına “yüzde 100, 200, 2.000 oranında gümrük vergisi koyacağım” dedi. Trump, gümrük vergilerini ABD ekonomisini büyütmenin, işleri korumanın ve vergi gelirini artırmanın bir yolu olarak görüyor.  

Tesla ve Elon Musk

Otonom araç yollara çıkabilir 

Trump 2.0 döneminden en karlı çıkacakların başında elektrikli otomobil şirketi Tesla ve onun sıra dışı patronu Elon Musk geliyor. Başkanlık yarışında başından beri hararetle Trump’u destekleyen Musk, (119 milyon dolardan fazla bağış yaptı) seçim sonrasında tam bir kazan-kazan süreci yaşadı. 

Trump’ın zaferinin hemen ardından Tesla hisseleri hızla yükseldi, Kasım başında 243 dolardan 11 Kasım’da 350 dolara çıktı. Daha sonraki günlerde 320 dolara seviyesine gerilese de Musk’ın şirketlerinin yeni dönemde kapsamlı destek göreceği beklentisi, Tesla’nın piyasa değerinin iki yıldan uzun bir süre sonra ilk kez trilyon dolar sınırının üzerine çıkmasını sağladı. Tesla hisselerinde seçim sonrası yüzde 29’luk bir artışın ardından, dünyanın en zengini olan Musk’ın serveti de Forbes’un gerçek zamanlı milyarderler listesine göre 300 milyar doları aştı. 

Sadece bu kadarla kalmadı. 20 Ocak’ta yemin ederek Beyaz Saray’daki görevine başlayacak olan Trump, kabinesinde Elon Musk’ a Hükümet Verimliliği Bakanlığı (Department Of Government Efficiency - DOGE) görevini vereceğini söyledi. Bakanlığın kısa adının da Musk’un desteğini esirgemediği altcoin Dogecoin’e benzemesi de epey ilginç karşılandı. 

Musk, 30 bin doların altında bir ekonomik araç üretme planlarını iptal ederek otonom araç teknolojisine odaklandı. Ancak, geliştirme ve yasal düzenleyici engeller bu tür teknolojilerin ticarileştirilmesini geciktirdi. Trump yönetimi, her eyaletin kendi kuralları yerine federal otonom araç düzenlemesini yasallaştırırsa, bu hem Tesla hem de otomotiv endüstrisi için çok olumlu bir gelişme olacak. Musk, 2025’te Teksas ve Kaliforniya’da otonom araç çağırma hizmetleri başlatmayı umuyor. 

Musk ayrıca ABD devletine ait uyduları uzaya gönderme işine hakim olan SpaceX’in sahibi olarak Trump’ın başkanlığında bu pozisyonunu daha da güçlendirebilir. Musk’un işine yarayacak bir başka Trump vaadi de kurumlar vergisi ve zenginler üzerindeki vergilerin oranlarının düşürülmesi olacak. 

Ancak Trump, Biden yönetiminde Tesla’ya 739 milyon dolar olmak üzere ABD’deki elektrikli araçlar üreticilerine verilen tüm sübvansiyonları kaldırabilir. 

Wall Street ve dolar 

‘Şirket kârları artacak’ rekoru 

Ekonomistlerin olumsuz görüşlerine rağmen Wall Street, Trump’a güveniyor gibi görünüyor. Trump’ın zaferinin ardından endeksler, daha düşük kurumlar vergisi ve bazı yasal düzenlemelerin kaldırılmasının şirket kârlarını artıracağı beklentisiyle rekor seviyelerde kapandı.  

Kasım başında 42 bin seviyesindeki Dow Jones endeksi, 11 Kasım’da 44 bini aştı. Yine de sonraki günlerde 44 binin altına indi. Aynı şekilde S&P 500 endeksi de 5 Kasım’daki seçimin ardından Kasım başındaki 5.700 seviyesinden 6 binin üzerine çıksa da ay ortasında kar satışlarıyla 5.870 puana geriledi. Hisse senetlerini destekleyen bir diğer unsur ABD Merkez Bankası’nın (FED) 25 baz puanlık faiz indirimi yapmasıydı. 

Kimi ekonomistler, piyasa tepkisinin “Trump yönetiminin genel olarak ABD şirketleri için iyi olacağı görüşünü doğruladığını” savunuyor. ING Research Küresel Makro Ekonomi Başkanı Carsten Brzeski ise, Trump’ın ikinci dönemine çok daha iyi hazırlandığını ve kurumlar vergisi ile zenginlere uygulanan vergi oranlarını düşürme vaadini uyguladığı takdirde ekonomiyi canlandırabileceğini vurguluyor. Kimi uzmanlar da bunun sadece kısa vadeli bir coşku olarak değerlendirilebileceğini, belirsizliklerin had safhada olduğunu söylüyorlar.  

Bitcoin

Önemli bir yol ayrımı… 

Trump 2.0 belki de en çok kripto para yatırımcılarına yaradı. Trump’ın kampanya sırasında “stratejik bir Bitcoin stoğu” oluşturma ve ABD’yi bu alanda küresel bir lider yapacak yasal değişiklikler sözü vermesi, kripto sektörünün yaygın kabul görme umutlarını artırdı. Sektör seçim kampanyasında Trump için 170 milyon dolar harcadı. Karşılığında sektörün 1,8 milyar dolar piyasa değeriyle en büyüğü Bitcoin seçimlerden 190 Kasım’a kadar yüzde 35 değerlendi. Bitcoin neredeyse her gün kritik bir barajı geçti. Ekim başında 61, seçim öncesinde 68 bin dolar seviyesinde olan Bitcoin, Trump’ın seçilmesinin ertesi günü 75 bin, ayın 10’unda 80 bin ve 13’ünde 90 bin ve 19’unda 91 bin dolardaki kritik seviyelerini aştı.  

Trump’ın kripto para yanlısı görüşleri ABD’de sektör için bir değişimi başlatabilir. Bitcoin için uzun vadeli görünüm olumlu görünse de, kısa vadeli kar amaçlı bir düzeltme ihtimali giderek artıyor. Olası bir düşüşte alıcıların yeniden piyasaya dönmesiyle Nisan ayına kadar 120 bin doların üzerine çıkılmasının mümkün olduğu öngörülüyor. 

Teknoloji şirketleri ve start up'lar 

Yol açan düzenlemeler bekleniyor 

Yeni dönemde gözler aşırı büyüyen, tekelleşen ve antitröst soruşturmaları tehdidiyle karşı karşıya olan teknoloji şirketlerinde olacak. Trump yapay zekanın geliştirilmesi ve milyarlarca insanın yaşamını şekillendiren veri ve işlem gücünü elinde bulunduran büyük beş firmadan oluşan - Apple, Google, Meta, Microsoft ve Amazon - teknoloji oligarşisini idare etme konusunda son derece önemli yıllara yön verecek.  

Trump 2.0’da tekelleşme konusunda teknoloji devleriyle başa çıkmada seçici bir yaklaşım söz konusu olabilir. Brüksel merkezli Open Markets Institute direktörü Max von Thun, “Google veya Meta gibi ‘liberal’ olarak görülen Büyük Teknoloji şirketleri düzenleyici baskılarla karşılaşmaya devam edecekler ancak yönetimle açıkça ittifak kuran veya en azından örtük olarak destekleyen diğerleri incelemeden kaçabilir” diyor.  

Trump, yapay zekanın ulusal güvenlik meselesi haline geldiği bir zamanda teknoloji devlerinin ABD’ye küresel nüfuz sağladığını düşünüyor. Trump’ın yarı iletken üretimi ve araştırma ve geliştirme için 53 milyar dolarlık teşvik öngören CHIPS yasasını desteklediğini açıklaması da bunun bir göstergesi… 

Google’ın kurumsal bölünmesinin “şirketi mahvedebileceğini” yönündeki bir soruyu, “Çin Google’dan korkuyor. Bölmeden önce yapabileceğiniz; daha uygun bir çözüm olduğundan emin olmaktır. Harika şirketlere sahip olmak istiyoruz. Çin’in bu şirketlere sahip olmasını istemiyoruz” diye yanıtladı. 

Teknoloji konusundaki start-up’lar ve girişimciler ise, Trump’ın özellikle yapay zeka sektörü üzerindeki yasal düzenlemeleri gevşetmesini ve satın almalar ile halka arzların önünü tıkayan uygulamaları hafifletmesini bekliyor.  

Küresel ekonomi

Ticaret savaşları ve durgunluk geliyor 

Trump 2.0 döneminde küresel ticaretin ve hayati önem taşıyan teknoloji, iklim, endüstriyel politikalar gibi konuların ne yöne gideceği tartışma konusu. Sadece Trump politikaları değil, seçim öncesindeki istikrarsızlık unsurları da karamsarlık nedenleri olmayı sürdürüyor. Ortadoğu’da tırmanan çatışma, gıda ve enerji fiyatlarında bir artışı yeniden ateşleyebilir. Küresel büyümenin hayati motoru Çin, ekonomisini canlandırmaya çalışıyor. Birçok yoksul ve orta gelirli ülke, aşılması zor bir borç duvarıyla karşı karşıya. Yapay zeka alanındaki gelişmeler de on milyonlarca işi ortadan kaldırmaya ve yeniden yapılandırmaya hazırlanıyor. 

Tüm bu olumsuzlukların ortasında dünyanın en büyük ekonomisini yönetecek olan Trump, uluslararası ticareti altüst edecek vaatleriyle geliyor: Gümrük vergileri. Uzmanlara göre, bu oranlar uygulanırsa, büyük ihtimalle 1930’lardan bu yana en yüksek tarifeler olacak ve küresel ticaret sistemlerini önemli ölçüde bozacak.  

ABD’nin böyle bir adım atması kuşkusuz beraberinde misillemeyi getirecek. Olası ticaret savaşları kaçınılmaz olarak küresel büyümeyi yavaşlatacak ve ithal ürünleri pahalılaştırarak enflasyonu körükleyecek. JP Morgan, daha seçimden önce, 2025’te ABD’de durgunluk ihtimalini yüzde 45 olarak öngörmüştü. Nomura ise, 2025 için enflasyon tahminini yüzde 3,1’e ve 2026’yı da yüzde 2,7’ye yükseltti. 

Çin 

İlişkiler çalkantılı sulara doğru… 

Trump’ın Çin’e yaklaşımı, Joe Biden’ın başkanlığının son döneminde görülen diplomatik arayışlardan hızla uzaklaşabilir. Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, Trump’a bir tebrik notu göndermesi, Çin Dışişleri Bakanlığı’nın çatışma yerine iş birliğini vurgulaması Pekin tarafının şimdilik bir miktar diyalog ve istikrarı sürdürme umudu taşıdığını gösterse de Trump’ın yaklaşımı hassas dengeyi alt üst edebilir. 

Çin hükümeti önlem olarak ABD seçimlerinin hemen ertesinde ekonomiyi canlandırmak için iç tüketimi teşvik etmeye yönelik 1,4 trilyon dolarlık ekonomiyi ivmelendirme planı onayladı. 

Trump, Çin’den ithalata yüzde 60’a kadar olası gümrük vergisi artışı önerdi. Bunun kısa vadeli ekonomik etkiler sarsıcı olabilir. Trump’ın önerdiği gümrük vergilerine Çin’den sert bir misilleme gelebilir ve dünyanın en büyük iki ekonomisi arasındaki zaten gergin olan ilişkileri daha da tırmandırabilir. 

Ancak, gerginlik bununla da kalmayabilir ve ABD ekonomisini altüst edecek küresel misillemelere yol açabilir. AB, Japonya ve Güney Kore gibi önemli müttefikler de Amerikan mallarına tarifelerle karşılık verebilir. Bu hareket, ittifakları bozan, ABD’yi izole eden, ekonomisine geniş çaplı zarar veren daha geniş bir ticaret savaşını başlatabilir. Dış pazarlara bağımlı olan Amerikan şirketleri zor bir dönemden geçebilir ve ihracat ağırlıklı sektörlerde iş kayıpları ve ekonomik yavaşlamalar yaşanabilir.  

Avrupa

Sorunlar Trump ile daha da büyüyecek 

Görevdeki ikinci dönemi, Avrupa ekonomisini ilkinden çok daha uygunsuz bir zamanda yakaladı. Avrupa bu sefer, zayıf bir büyüme yaşıyor ve hızla kaybettiği rekabet gücünü korumakla mücadele ediyor. Avrupa mallarına yüzde 10 ila 20 arasında gümrük vergileriyle gelmekte olan yeni bir ticaret savaşı, Euro bölgesi ekonomisini yavaş büyümeden durgunluğa itebilir. ABN Amro makro araştırma başkanı Bill Diviney, gümrük vergilerinin ABD’ye yapılan ihracatta bir çöküşe neden olacağını savunuyor. ABN Amro’ya göre, yeni tarifeler Avrupa’nın büyümesini yaklaşık 1,5 puan düşürecek ve bu da 260 milyar Euro’luk bir ekonomik kayba yol açacak. 

Trump, bir seçim konuşmasında “Bir araya gelen tüm güzel Avrupa ülkeleri... Arabalarımızı almıyorlar. Çiftlik ürünlerimizi almıyorlar. Bize milyonlarca ve milyonlarca araba satıyorlar. Hayır, hayır, büyük bir bedel ödemek zorunda kalacaklar” demişti. 

AB’nin ABD’ye yaptığı ihracatın yüzde 55’ini Almanya, İtalya ve İrlanda birlikte gerçekleştiriyor. Geçen yıl ABD’ye 157,7 milyar Euro’luk mal ihraç eden Almanya ilk sırada yer alıyor. Kimya ve otomotiv sektörleri özellikle risk altında... Almanya, Avrupa otomotiv sektörüne uygulanan gümrük vergilerinden özellikle sert bir şekilde etkilenecek. Trump’ın zaferinin ardından BMW, Mercedes ve Volkswagen’in hisseleri, yüzde 5-7 arasında düştü.   


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok