Arama

Tesla’ya bunu yapan size neler yapabilir?

Elon Musk’ın siyasi hevesleri, kamuoyunu rahatsız etti. Haliyle de yaratıcısına büyük bir servet getiren marka, tüketicinin öfkesiyle tam bir mayın tarlası konumunda artık.

05 Nisan 2025, 08:00 Güncelleme: 05 Nisan 2025, 08:36

“Forbes Dünya Milyarderleri” sıralaması bir şeref listesi. Dünyanın en yaratıcı, öncü zihinli, zeki, iddialı ve asla vazgeçmeyenlerinin bir geçidi gibi. Pek çok olumsuz sıfata da maruz kaldıkları doğru olsa da, dünyanın dört bir yanından bu listeye girebilmiş isimlere baktığınızda ya sıfırdan yarattıkları ya da önceki nesillerden devralıp büyüttükleri markalarla karşılaşıyoruz. Servet sahipliğinin tartışmasız dinamosunun marka yaratmak olduğunun adeta kanıtı gibi Forbes listesi. Küresel listenin daima öncü isimlerinden Elon Musk’ın örneğin, servetinin ana yakıtı da bugün anladığımız anlamdaki elektrikli vasıta (EV) pazarını yaratan, dönüştüren Tesla markası. 

Henüz tüm üreticiler elektrikli araçların menzili, şarj olma süresi gibi sorunlarla boğuşurken Tesla tek şarjla 400 km gidebilen Roadster’ı 2008’de piyasaya sürmüş, pazarı darmadağın etmişti. Sürücüsüz araçlar, hızlı şarj, fütüristik tasarım, karbon salınımını düşüren teknolojiler vb. derken marka uçup gitmiş sahibinin serveti de dünya sıralamasının tepesine yerleşmişti. Bir süre işler çok iyi gitse de bugün marka ve (dolayısıyla) sahibi oldukça sıkıntılı bir dönemden geçiyor. Satışlarında büyük düşüşler yaşanıyor, Kanada başta pek çok ülkede boykot ediliyor, bayi ağı saldırıya uğruyor, araçlar protestocularca yakılıyor vs. 

ABD Başkanı Donald Trump’ın seçim kampanyasına verdiği destekle başlayan, yemin töreninde Nazi selamına kadar vardırdığı siyasi duruşunun (Almanya ve İngiltere seçimlerinde de aşırı sağ partileri destekledi) faturası epey ağır oldu. ABD’deki en büyük pazarı Kaliforniya’daki geçen yıla göre yüzde 31 düştü, Avrupa pazarı düşüşü yüzde 43, en kârlı pazarı Çin’de ise yüzde 29’luk inişte. Hisseleri toplamda yüzde 34 değer kaybetti. Kısacası Elon Musk’ın siyasi hevesleri, kamuoyunu rahatsız etti. Haliyle de yaratıcısına büyük bir servet getiren marka, tüketicinin öfkesiyle tam bir mayın tarlası konumunda artık. 

Geçen temmuzda yani ne zamanki kendisini ‘Trump’ın kankası ve sarsılmaz destekçisi’ ilan etti, Tesla’nın büyük düşüş hikayesi başladı. Hızla kendini konumladığı Demokrat kalplerden, Trump’ın partisi Cumhuriyetçilerin desteğiyle paçayı kurtarmaya çalışan bir markaya dönüşüverdi. Bilinçli tüketicisine ‘lüks ve sürdürülebilirlik’ vaat eden bir markadan, ‘orta sınıf avam Amerikalı’nın savunmasına muhtaç’ hale düşmesi sekiz ay aldı. 

Tesla gibi siyasetin tansiyonunun yükselmesiyle boykot edilen, tüketicinin organize tepkisine mazhar olan, sosyal medyada saldırıya uğrayan başka markalar da var. Bunların sahipleri, Musk kadar fütursuzca kendilerini siyaset arenasına atmadıkları halde boykotlara maruz kaldılar. Zira artık günümüzde, kendinizi siyaset dışı tutmaya çalışsanız da her ticari adımda ‘siyasi’ kararlar almak zorundasınız: İşe kimi aldığınızdan, tedariğinizi nerden yaptığınıza kadar her karar siyaset içeriyor. Örneğin, Target marketler zinciri, online alışverişin yaratıcısı Amazon, gıda devi Nestle de tıpkı Tesla gibi siyasetin doğurduğu öfkeden paylarını alan birkaç isim. 

ABD’de başlayıp Kanada’ya oradan Avrupa’ya süzülen boykot dalgası artık Türkiye sınırlarına da ulaştı. Türk siyasi arenasının 18 Mart’tan itibaren geldiği noktada, tüketicinin elindeki satın alma gücünü birleştirerek tercihlerini ifade etmeye soyunduğu bir süreç yaşanıyor. Ortalıkta dolaşan boykot listelerinin ciddi bir doğruluk ve güncellik sorunu olduğu doğru. Eski sahiplerinde gözüken ya da artık var olmayan markalar bile var içlerinde ki bu, tüketicinin birleşerek ciddi etki yaratmasına engel oluşturabilir. Yine de ekonomik boykot aynı zamanda tüketici olan seçmenin, siyaseten desteklendiğine inandığı/inandırıldığı markaları dize getirme isteği açısından büyük bir tehdit oluşturuyor.

Eğer hayal edildiği gibi gerçek bir ‘Voltran’ oluşturulabilirse -tıpkı Tesla’da olduğu gibi- markaların DNA’sını etkileyebilecek düzeyde zarar verebilecek büyük bir güçten bahsediyoruz. Yani koskoca Tesla’ya bunu yapan tüketici, Türk ticaret ve iş hayatına neler yapabilir hep birlikte göreceğiz. Kesin olan şu ki -nasıl ki iş dünyası tüketicinin talebi üzerine, sürdürülebilirlik konusunu ana gündemleri arasına almak zorunda kaldı- bundan böyle marka yaratmak, yönetmek ve korumak adına okyanus ötesinden gelen ‘birleşerek devleşmiş tüketici gücü’ karşısında da doğru pozisyonu bulmak için epey kafa patlatmak zorunda kalacak. Biz de Forbes olarak merakla ve hevesle takipte olacağız… 


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok