Temmuz 2024’te halka arz edilen Efor Çay’ın hisseleri kesintisiz bir yükselişle 14,5 liradan, 130 liraya (18 Temmuz itibarıyla) ulaştı. Şirketin piyasa değeri 1,16 milyar dolar oldu. Kendisi bundan hiç söz etmese de bu hesaba göre Efor Çay’ın 45 yaşındaki kurucusu ve yönetim kurulu başkanı İbrahim Akkuş’un yüzde 75 oranındaki hisselerinin değeri 870 milyon dolar.
Rize Ticaret Borsası verilerine göre, 2024 yılında Türkiye’de toplam 1 milyon 438 bin ton yaş çay üretimi yapılıyor. Bunun yüzde 45’i özel sektör, yüzde 54’ü Çaykur tarafından işlendi. Toplam kuru çay üretimi ise 280 bin ton. Akkuş’un şirketi Efor Çay, yıllık 37 bin ton kuru çay satışıyla Türkiye’nin ihtiyacının yüzde 10’undan biraz fazlasını karşılıyor. Bu yıl Jacobs kahve markası ile bilinen JDE şirketinden Ofçay’ı satın alarak önemli bir adım attılar. Ofçay da dahil edildiğinde 94 bin ton kuru çay üretimiyle Çaykur ve Doğuş’tan sonra Türkiye’nin en büyük üçüncü çay üreticisi oldu. Bu sayede pazar payları da yüzde 15’e ulaşacak.
Akkuş bu satın almanın kendileri için sadece kapasite artışı anlamına gelmediğini, iki farklı yapının güçbirliği olacağını anlatıyor: “Bir yanda sektörde köklü bir geçmişe sahip, güvenilirliğiyle tanınan geleneksel Ofçay; diğer yanda daha yenilikçi, hızlı karar alan ve dinamik yapısıyla öne çıkan Efor Çay… Birlikte hem üretim hem de pazarlama tarafında önemli bir sinerji yakaladık. Üretimde daha verimli, pazarda ise daha çevik hareket edebiliyoruz. Ofçay’ın yıllara dayanan marka itibarı ve yaygın dağıtım ağı, Efor Çay’ın esnek üretim gücü ve genç kadrosuyla birleşince ortaya daha güçlü, daha rekabetçi bir yapı çıktı.”
Efor Çay, 2024 yılında 6,7 milyar lira ciro elde etmişti, faaliyet kârı da 803 milyon liraydı. 1,13 milyar dolar oldukça etkileyici bir piyasa değeri. Bilançonun detaylarına bakınca Efor Çay’ın Fiyat/Kazanç rasyosu (hisse başına düşen net kâr) 104 olduğu görülüyor. Bir fikir vermesi için BİST 100’ün ortalama F/K oranı 8 - 12 aralığında. Efor Çay’ın 10 olan Piyasa Değeri/Defter Değeri çarpanı da BİST 100’ün 1,7’lik ortalamasının yanında hayli yüksek.
Efor’un işleri
İçinde Efor Çay’ın ve onun iştiraki olan gübre ve madencilik şirketlerinin yanı sıra inşaat ve enerji yatırımları da bulunan Efor Holding’in 2024 yılı cirosu 10,2 milyar lira oldu. Efor Çay’ın yüzde 100 iştiraki olan Efor Gübre ve madencilik ve kömür ticareti yapan dolaylı iştiraki Efor Global Madencilik Sanayi isimli iki grup şirketi daha var. Ayrıca İstanbul, memleketi Rize ve Karadağ’da devam eden, proje değeri yarım milyar dolara ulaşan inşaat işleri… 2030’a kadar 1000 MW kurulu güce ulaşmak gibi iddialı bir hedef koyduğu enerji yatırımları ve 2024’te 2,7 milyar lira ciro elde ettikleri kömür ticareti…
İbrahim Akkuş’un gündemi faaliyet gösterdikleri her iş alanında yeni projelerle yoğun. Ataşehir, Efor Plaza’daki geniş odasına sürekli birileri girip çıkıyor ve telefonları hiç durmuyor. “Biraz bekletelim, birazdan geleceğim yanlarına” röportaj boyunca en çok duyduğumuz cümleler…
İbrahim Akkuş, şirketi anlatmaya aile tarihçesi ile başlıyor. “Ben tüccar bir babanın oğluyum. Babamın (Mustafa Akkuş) Rize’de bir konfeksiyon dükkanı vardı. Her Rizeli gibi inşaat işi de yapardı.” İlk şirketleri 1998’de İbrahim Akkuş 18 yaşındayken kuruldu, çay üretim yatırımları ve markalaşma çalışmaları da bu tarihten itibaren hız kazandı. 2005’te Ak Tarım paketleme şirketinin kurulmasını 2010’da Trabzon’un Of ilçesindeki üretim ve paketleme yatırımı izledi ve aynı yıl Efor Çay şirketi kuruldu. 2020’de İstanbul Tuzla’da paketleme tesisi, 2022’de Artvin Arhavi birinci tesisi, 2023’te Artvin Arhavi ikinci tesisi faaliyete geçti. Önceki yıl Tokat’ın Erbaa ilçesinde 30 bin 446 ton kapasiteli soğuk çay ve kahve ünitesinin de olduğu üretim ve paketleme tesisi devreye alındı.
Akkuş, grup şirketlerini 2022’de Efor Holding altında birleştirdiklerini söylüyor. 2024 Temmuz’da Efor Çay’ın yüzde 24’ü halka açılınca isimlerini herkes duydu. Halka arzdan gelen 1,3 milyar lira Arhavi-2 çay fabrikasını satın almak, şirketin pazarlama ve dağıtım kanallarını genişletmek ve gübre tarafında yeni yatırımlar için kullanılıyor. Ayrıca soğuk çay üretimi ve bir kahve zinciri kurmak için de yatırımlara başladılar.
"Cafefor" adını verdikleri kahve zincirinin ilk şubesi Ataşehir’deki holding binasında ağustos ayında açılacak. Akkuş böylece “Büyüme yolculuğuna hızlı bir başlangıç yapacağız” dediği bu alanda öncelikle organik olarak büyümeyi hedefliyor. Niyeti ilerde franchise modelini devreye alarak daha geniş bir ağ kurmak. Tokat’taki mevcut çay üretim tesisine bir soğuk kahve üretim ünitesi entegre etmek için ilk adımları atılmış. Ayrıca Samsun’un Havza ilçesinde 70 dönümlük arazide, 1,2 milyar liralık yatırımla yeni bir içecek tesisi yapılacak. OSB’deki yatırımla ilgili Akkuş, “Altyapı süreçleri netleştiğinde inşaata 2026’da başlamayı planlıyoruz” diyor.
İkinci bir halka arza doğru
Çay tarımının önemli girdilerinden biri gübre. İbrahim Akkuş, ailesinin distribütörlük modeliyle faaliyet gösterdiği bu alanda işleri büyüterek üretim yapmaya başladı. Halka arz etmek üzere SPK’ya başvuru yaptıkları Efor Gübre’ye bugüne kadar 600 milyon lira yatırım yapıldı. Halka arz gelirlerinin yüzde 30’u ise tesis ve gübre tarafında diğer yatırımlar için kullanılacak. Geçen yıl Samsun’da besin maddelerini bitkilere kademeli olarak ve uzun süre boyunca salan “yavaş salınımlı gübre” üretim tesisi hayata geçirildi. “Babadan devraldığımız gübre işi, zaman içinde kendi içinde büyüyen bir yapıya dönüştü” diyor. “Biz gübrede ithalatçıydık, şimdi üreticiyiz. Tesisin yıllık 400 bin tonluk kapasitesini tam olarak kullanabilmek için öncelikle Türkiye içindeki tarım bölgelerine odaklandık. Ayrıca bölgesel ihracat pazarlarımız olarak Türk Cumhuriyetleri, Avrupa kıtasında ise özellikle Romanya ve İspanya’yı hedefliyoruz.”
Hedef bir hayli büyük, şu anda 1 milyon dolar seviyesindeki gübre ihracatını 100 milyon dolara çıkarmaktan söz ediyor. Akkuş: “100 katlık büyüme kulağa iddialı gelebilir ama bizim için ulaşılabilir bir hedef.” İhracat taleplerine hızlı yanıt verebilmek için üretim kapasitelerini iki kat artırıyorlar. Akkuş, belirledikleri pazarlarda yerel dağıtım kanallarıyla işbirlikleri ve regülasyon süreçlerini tamamladıklarını, diğer yandan lojistikten dijital tarıma, gübre analizinden teknoloji ortaklıklarına kadar birçok alanda stratejik iş birlikleri geliştirdiklerini anlatıyor.
İnşaatsız olmaz
Çay ve gübreyle birlikte Efor Holding’in üçüncü güçlü ayağı inşaat. “Efor Yapı” adıyla bugüne kadar 300 bin metrekare inşaat yapan Akkuş, sadece konut üretiminde değil endüstriyel üst yapı inşaatlarında ve kendi grup şirket merkezlerinin inşasında da önemli bir yetkinlik kazandıklarını anlatıyor: “Karadeniz’de edindiğimiz inşaat deneyimini İstanbul başta olmak üzere büyük şehirlerdeki dönüşüm ihtiyaçlarıyla birleştirmeyi hedefliyoruz.”
Bunlardan biri de İstanbul Validebağ Korusu’ndaki eski Murat Sitesi’nin kentsel dönüşümü. Proje kapsamında sitenin yerine 750 daireden oluşacak Validebağ Konakları’nın inşa edilmesi planlanıyor. Bu proje 2028 sonuna kadar 500 bin metrekare inşaat yapma hedefi koyan Akkuş için önemli. 85 bin metrekarelik inşaat alanında 2026’da başlayıp 2029’da tamamlamayı hedefledikleri bu projenin holding cirosuna yaklaşık 130 milyon dolar katkı sağlaması öngörülüyor.
Efor’un Rize’de de inşaatları var. Rize Merkez’de 400 dairelik konut projesi ve Pazar ilçesinde Ayder Yaylası’na yakın doğa turizminin yapılacağı otel projesinin inşaatına 2026 yılı başında başlanacak. Konut projesi 85 milyon dolar, otel projesi ise 275 milyon dolar yatırım değerine sahip. İbrahim Akkuş, inşaat işinde en büyük yatırımları olmasa da Türkiye dışındaki ilk işleri olması dolayısıyla Karadağ’daki projelerini önemsiyor. 2026 Şubat’ta Tivat şehrinde 60 odalı bir otel, 120 konut ve ticari alandan oluşacak bir projenin temeli atılacak. Toplam 13 bin metrekare alandaki karma projeden de 80 milyon dolarlık bir gelir beklentisi var.
Efor’un enerjisi
Akkuş faaliyet gösterdikleri her alanda büyük hedeflerden söz ediyor. Bunun içinde şu anda ciro ve üretimle en küçük sayılan işleri olan enerji de var. Kendi tesislerinin ihtiyacını karşılamak üzere adım attıkları enerji yatırımlarını gelecekte toplam cirolarının üçte birini oluşturacak kadar büyütmekten söz ediyor. Malatya’nın Arapgir ilçesinde yer alan fabrikalarında 9,95 MW, Samsun’daki fabrikada ise 2,5 MW güneş enerjisi santralleri var. Üçüncü güneş santrali 2026’da Elazığ’da devreye alınacak ve yıllık yaklaşık 23 bin MWh elektrik üretecek.
Sırada dünyanın en büyük rüzgar tirbünü üreticilerinden Nordex işbirliği ile Sivas’ta 160 MW, İstanbul’un Silivri ve Çatalca ilçelerinde ise toplam 49,5 MW kurulu güce sahip rüzgar enerji santrallerinin inşa edilmesi var. Toplamda 209,5 MW kurulu güce ulaşması planlanan bu proje için gerekli yatırım miktarı yaklaşık 280 milyon dolar. Santrallerin 2025 yılı sonunda kademeli olarak devreye alınması, 2026 itibarıyla ise tam kapasite çalışması hedefleniyor.
Holdingin kömür ithalatı yapan bir şirketi de var. Trabzon, Samsun ve Rize’de üç tesisiyle faaliyet gösteren Efor Kömür, bölgedeki çay fabrikalarının en önemli tedarik kalemlerinden biri olarak kömürü Rusya’dan ithal ediyor. Çay fabrikalarının yanı sıra çimento, enerji ve demir-çelik sektörlerine yüksek kaliteli ithal kömür satışı yapan Efor Kömür, artan talep ve yeni depolama yatırımlarıyla bu yıl yüzde 10 büyüme öngörüyor.
Hububat ticareti
En yeni işlerinden biri de hububat ticareti. Samsun’da kurulan lojistik altyapısıyla Karadeniz’den gelen buğday hem Türkiye pazarına hem de Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkelerine satılacak. Gıda lojistiği ve depolama kabiliyetlerini bu doğrultuda genişletmeyi hedefleyen Akkuş, bu iş modelinde hız ve coğrafi avantajın belirleyici olduğunu vurguluyor: “Yüksek tonajlı gemilerle Rusya’dan getirdiğimiz hububatları iki günde Samsun’daki antrepomuza boşaltmayı planlıyoruz. Bu, hem maliyet hem zaman açısından büyük fark yaratıyor.”
Efor Çay borsada gösterdiği kesintisiz yükseliş grafiğini yeni yatırımlarında da sürdürebilecek mi? Bunu zaman gösterecek.