Ekonomi sayfalarında rakamların, grafiklerin ve bilançoların dilini konuşuyoruz ancak tüm bu verilerin ardında kitlelerin arzularını yönlendiren, hiç var olmamış ihtiyaçlar yaratan ve bir markayı “isimden” “inanca” dönüştüren görünmez bir güç var: Reklamcılık dehası. Bugün bir reklam dehası olmak, sadece iyi bir slogan yazmanın çok ötesinde; antropoloji, veri madenciliği ve psikolojinin kesişim kümesinde hatasız bir navigasyon gerektiriyor. David Ogilvy’nin kitleleri ikna eden zarafetinden günümüzün algoritmalara fısıldayan stratejistlerine kadar uzanan bu yolculuk, aslında modern dünyanın nasıl inşa edildiğinin de kısa bir tarihi.
Bu ay satın alma dürtüsünün kodlarını çözenlerin dünyasına giriyoruz. Algı mimarlarının kültleşmiş stratejilerinden veriyi duyguya dönüştüren yeni nesil başyapıtlara kadar zihnimizde yer eden o “parlak fikirlerin” mutfağına bir bakış atıyoruz. Çünkü nihayetinde iş dünyasında en değerli para birimi hâlâ aynı: İnsanın dikkati.