Arama

Kıyafetlerin dili

Kıyafetler sadece bir moda temsili değil, tarihin ve politikanın sessiz anlatıcıları olarak karşımızda.

05 Nisan 2025, 08:00

Hindistan’ı İngiliz egemenliğinden kurtaran Gandhi, kat kat giyinen İngiliz Kralı VI. George ile yaptığı bir görüşmeden çıkar çıkmaz kıyafetini eleştiren İngiliz gazetecinin sorusu ile sıkıştırılır: “Koskoca İngiliz Kralı’nın karşısında yarı çıplak oturmaktan hiç mi utanmadınız?” Gandhi, son derece soğukkanlı bir eda ile gazeteci ve sömürge düzeni ile dalgasını geçerek “Kral, ikimiz için de yeterince giyinmişti zaten” der.

Ukrayna lideri Zelensky’nin her zaman tercih ettiği spor kıyafetiyle Beyaz Saray’daki toplantıya katılması ve takım elbiseli ve kravatlı Trump’tan fırça yemesi, dünyaya yön veren muktedir liderler ile şakşakçı yardımcılarının ve de gazetecilerin, “sıradan” ülke liderlerine bakış açısının hiç değişmediğini gösteriyor. Beyaz Saray’daki protokol yetkililerinin sansasyonel toplantıya girmeden önce Zelensky’yi kıyafeti konusunda uyardığı, “koskoca” Amerikan Başkanı’nın karşısında en azından bir gömlek ve ceket giymesi gerektiğini dikte ettikleri yazılıp çizildi. Bu durumda Zelensky’nin yediği fırçaların altında yatan nedenlerden biri muhtemelen kıyafet seçimiydi. Trump’ın “kıyafet jandarmalığı”ndan nasibini alan sadece Zelensky değildi.

Zelensky’den kısa bir süre sonra Beyaz Saray’da ağırladığı İrlanda Başbakanı Michael Martin ile yaptığı toplantı esnasında birden İrlanda kökenli yardımcısı JD Vance’e dönerek son derece alaycı bir eda ile giydiği çorapların dikkatini dağıttığını söyledi. Yardımcısı JD Vance’in koyu renk takım elbise altına giydiği, üzerinde yeşil çiçek motifleri bulunan beyaz çorapları resmi protokol giyim teamüllerine aykırıydı ve gerçekten göz alıyordu. Ancak çorapların içinde bir mesaj saklıydı: yeşil ve beyaz ağırlıklı İrlanda bayrağını sembolize ediyordu.

Dahası, üç yapraklı yoncadan oluşan yeşil motifler toplantıdan üç gün sonra İrlanda’da ülke genelinde kutlanan milli bayram St. Patrick’s Day’i (Aziz Patrick, İrlanda’nın paganizmden Hristiyanlığa geçişine önderlik ettiğine inanılan dini önder) simgeliyordu. Bir yaprak Baba’yı, bir diğeri Oğul’u ve son yaprak ise Kutsal Ruh’u temsil ederken, üç yaprağın tek bir sapta birleşmesi üçlemenin birliğini temsil eder. Trump’ın İrlanda kökenli yardımcısının başına örmeye çalıştığı çorapların dili vardı ve konuşmadan çok şey anlatıyordu. İrlanda Başbakanı’nın kravatı da haliyle İrlanda ile özdeşleşen yeşil renkteydi.

 

Liderlerin kıyafet mühendisliğine yönelik çabaları tabii ki Trump ile başlamıyordu ve belki de insanlık tarihi kadar eski bir uğraştı. Tarihin cilvesine bakın ki bugün Batı’nın giyim kültüründe apayrı bir yeri olan ve geçtiğimiz yüzyıllarda aristokratların gardırobunda vazgeçilmezler arasında yer alan ve bugün de protokollerde sıkça tercih edilen yeleği, Batı toplumlarından önce ilk olarak Amerika Birleşik Devletleri’nin ezeli kan davalısı İranlılar (Safeviler döneminde) giymişti. İngiliz Kralı II. Charles, 1666 yılında modadaki Fransız etkisini kırmak için “yelek yasası” çıkararak yeleği Batı giyim kültürüne sokmuştu. Hatta daha da ileri giderek bu yeleği Westminster Hall’da canlı bir mankenle tanıtmıştı. Böylece İngilizler, Fransızlar ile aralarında süregelen moda savaşlarında bu yenilikle bir adım öne geçmişlerdi.

Tarihin derinliklerinden çıkıp tekrar günümüze dönecek olursak, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, tüm bu kıyafet tartışmalarının ortasında nispet yaparcasına, askeri üniforma giyerek bir kısmını Ukrayna ordusunun kontrolü altına aldığı Kursk bölgesinde komuta merkezini ziyaret etti. ABD’nin önayak olduğu ateşkes çağrıları arasında kıyafetlerin dilini konuşturdu. Üstüne geçirdiği askeri kamuflajıyla muhataplarına “Ben savaş bitti demeden bitmez” mesajını güçlü bir şekilde vermiş oldu. Tıpkı haki üniforması içinde ABD’nin burnunun dibinde onlara kafa tutan, tüm Sovyet liderlerinden daha uzun ömürlü olan Fidel Castro gibi.

Türk siyaset tarihine mercek tuttuğumuzda ise mavi gömleği ve kasketi ile akıllarda yer eden rahmetli Ecevit, kuşkusuz seçmenlerine politik mesaj verme konusunda çok başarılıydı. (Mavi gömlek kendisiyle o derece özdeşleşti ki gömlek renk literatürüne “Ecevit mavisi” diye bir kavram girdi.) Ecevit, Anadolu’da çiftçiler arasında yaygın olarak kullanılan kasketini de başından hiç çıkarmadı. Bu şekilde mavi yakalılar, özellikle de çiftçi ve işçiler nezdinde oldukça tutarlı bir imaj sergiliyordu.

Sağ çizgideki partilerin başında ülkeyi yönetmiş Demirel’in de fötr şapkası çok meşhurdu. “Baba” filmlerinin vazgeçilmez aksesuarı fötr şapka ile özdeşleşen “Baba” lakaplı Demirel, güç ve iktidarın sembolü fötr şapkası ile seçmenlere güçlü bir lider imajı veriyordu. Güç ve iktidarı başbakan ve cumhurbaşkanı olarak defalarca elinde bulunduran Demirel’in fötr şapkayı başından çıkarmaması bilinçli bir tercihti. İki lider de Türk siyasi tarihinde imaj açısından iz bırakmışlardı. Bu kadar yıl siyaset sahnesinde yer almalarını da kısmen bu imajlarına borçluydular. Sözün özü, kıyafetlerin dilini anlamak için bakmasını bilmek çok önemli. 


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok