Her liderin başına gelir: Organizasyon içerisinde yükseldikçe vermek zorunda oldukları kararların karmaşıklığı artar. Ancak aynı zamanda o kararların kalitesini artırmayı sağlayacak farklı perspektiflerin sayısı azalır. Doğrudan kendisine raporlayan ekipler büyür. Herkes liderin duymak istediğini tahmin etmeye ve ona göre pozisyon almaya çalışır. Etrafında benzer eğitimlerden ve tecrübelerden gelen insanlar çoğalır. Farklı fikirler sessizleşir. Sonuç olarak lider ve ekibi arasında oluşan güç boşluğu (power gap) giderek genişler. Neredeyse bir fizik kuralı kadar kesin olan bu paradoks zamanla liderin kör noktalarının artmasına neden olur. Eğer lider bu eğilimin farkında olmaz ve gerekli önlemleri almazsa hem kendisi hem de şirketi için sonun başlangıcı ufukta görünmeye başlar.
Peki devasa organizasyonları yöneten liderler söz konusu güç boşluğunu azaltmak için ne yapabilir? Gelin başarılı birkaç örneğin uyguladığı ilgi çekici bir yöntemi beraber inceleyelim.