Tarihçesi 1884 yılına dayanan Bvlgari, estetiğe tutkuyla yaklaşanların vazgeçilmez adresi olmayı sürdürüyor. Andy Warhol’un “Her zaman Bvlgari’ye uğrarım, çünkü orası çağdaş sanatın en önemli müzesidir” sözü, bu iddianın en güçlü kanıtlarından. Richard Burton’ın Elizabeth Taylor’a duyduğu aşkı, ardı ardına hediye ettiği Bvlgari mücevherleriyle dile getirmesi ve “Elizabeth’in bildiği tek İtalyanca kelime Bvlgari’dir” sözü de öyle. Bugünse artık otelcilik, gastronomi, tasarım ve kültür alanlarında uzmanlığını kapsayan bütüncül lüks deneyimiyle karşımızda Bvlgari.
Dünya çapındaki seçkin destinasyonları arasında Milano, Londra, Bali, Pekin, Dubai, Şanghay ve Paris ön plandaydı. Yakın zamanda Roma ve Tokyo’daki açılışlarla bu hikaye daha da zenginleşti. Önümüzdeki beş yıl içinde markanın büyüme rotasında Miami, Bodrum, Maldivler, Cave Cay ve Abu Dabi gibi gözde destinasyonlar var. Ancak Bodrum projesi, Akdeniz ruhuna sahip çıkan en özel duraklarından biri olmaya aday. Zira burada Bvlgari’nin DNA’sı ile Bodrum’un özgün atmosferi kusursuz bir uyum içinde.
Bvlgari Resort & Mansions Bodrum’un doğallığını hâlâ koruyan, 60 hektarlık eşsiz bir yarımadanın ucunda, iki masmavi koyun arasında konumlanıyor. Tamamı panoramik deniz manzarasına sahip 850 ila 2 bin 800 metrekare arasında değişen toplam 101 sahil ve yamaç malikanesinin yanı sıra seçkin bir resort da Gölköy’deki bu özgün yerleşkenin bir parçası. Ancak bu projeyi farklı kılan yalnızca seçilen coğrafya değil; pek çok detayı ile doğayla uyumlu yaşamı yücelten mimari yaklaşımı… Bu işte imzası olan ise global sahnede sıkça adından söz ettiren uluslararası mimarlık ofisi Architects Antonio Citterio Patricia Viel (ACPV).

Cengiz Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Cengiz’in girişimiyle kurulan AHEN’in yatırımcısı olduğu projede ilk tanıtılan Bvlgari Mansion, altı yatak odalı yapısıyla iki kata yayılan ferah bir yaşam alanına sahip. Geniş tavan yüksekliğine sahip yaşam alanı, tavandan tabana pencereler, Molteni & C – Dada imzalı açık mutfak, özel fitness salonu, masaj odası ve İtalyan tasarımının en rafine örnekleriyle donatılmış iç mekanlar… ACPV’nin özel olarak seçtiği Maxalto, B & B Italia, Flexform mobilyalarına Flos, FontanaArte ve Oluce aydınlatmaları eşlik etmiş. Altai’nin halıları, Perla Rocca kuvarsit banyolar, yerel taş ocaklarından elde edilen Denizli travertenleri ve Floransa’dan gelen Cantagalli seramikleriyle her detay bir zanaat övgüsü gibi.
Ancak projeyi öne çıkaran, bu ustalık izlerinin sanatla kurduğu paralel diyalog. Mübin Orhon, Ergin İnan ve Devrim Erbil gibi Türk çağdaş sanatının önde gelen temsilcilerinin eserleri, 18’inci yüzyıldan kalma Anadolu kilimi ve klasik İznik motifli seramiklerle birlikte yaşam alanlarına kültürel bir derinlik katmış.
Titizlikle tasarlanmış peyzaj ise uluslararası ölçekte tanınan ödüllü firma Cracknell imzalı. Yarımadanın özgün ekosistemine saygı göstererek rejeneratif prensiplerle şekillenen bahçelerde, gizli yürüyüş yolları ve doğal su yönetimi çözümleri Cracknell’in “doğayla uyumlu tasarım” yaklaşımının yansıması. Ege manzarasına açılan bahçelerde her şey huzurlu bir dinginlikle sarmalanmış; plaja inen özel iskeleden sonsuzluk havuzuna, zeytin ağaçlarının gölgelediği yemek masasından açık hava şöminesine kadar. Bvlgari Bodrum doğaya aşık ama onu yormadan, yük olmadan...
Sürdürülebilirlik yaklaşımı, estetik olduğu kadar etik bir anlayışın da temsili. Enerji performansı yüksek pencereler, traverten ve kumtaşı dış cephe kaplamaları, geri kazanılmış taşlarla zenginleştirilen peyzaj… İleri düzey iklim kontrolü ve aydınlatma sistemleri ise Türkiye’nin öncü stüdyolarından ZKLD tarafından tasarlanmış.
İzole ve konforlu
Bvlgari Mansion’da yaşam, elbette malikanenizin duvarlarıyla sınırlı değil. Malikane sahipleri, Bvlgari Resort Bodrum’un sunduğu tüm ayrıcalıklara sahip. Gastronomi ise bu konuda özel bir parantezi hak ediyor. Zira Michelin yıldızlı şef Niko Romito’nun Il Ristorante’si, Japon mutfağının gözde rafine tariflerini sunan Hōseki, deniz ürünleri restoranları, Bvlgari Bar ve La Spiaggia sahil restoranı, Bodrum’daki gastronomi deneyimini uluslararası bir düzeye taşırken lezzetli ve sağlıklı atıştırmalıkların ardından sizi bekleyen şey: Dingin bir mola. Sıra zihni arındıran ve bedeninizi şımartan ritüellerde...

2 bin 200 metrekarelik spa alanı hiperbarik oksijen terapisi, Himalaya tuzu saunası ve kuru flotasyon gibi nadir bulunan wellness ritüelleri ile bütüncül bir zindelik vaadi. Hiperbarik oksijen terapisi, hücreleri bol saf oksijenle içten içe iyileştiren bir yöntem. Soluduğumuz hava yüzde 21 oksijen içerirken bu terapide oksijen oranı yüzde 100’e ulaşabiliyor.
Kuru flotasyon ise suya değmeden suyun üstünde süzüldüğünüzü hissettiren bir deneyim. İki özel plaj kulübü, amfitiyatroda düzenlenen seçkin kültürel etkinlikler ve kişiye özel mülk yönetim hizmetleri de bu ekosisteminin parçası. Bvlgari Resort & Mansions Bodrum’un ilk malikanesini gezerken şunu düşünüyorsunuz: Bu sadece lüks bir mülk olmanın çok ötesinde, ayrıcalıklı ve miras bırakılacak bir yaşam biçimi.