Arama

Dijital bankada yarış başladı

Bankacılık Düzenleme Ve Denetleme Kurumu’nun ilgili yönetmeliğinin yayınlanmasıyla bir yıl içinde beş dijital banka lisans aldı. Faaliyete ilk geçenler Hayat Finans ve TOM Bank’tı. Dijital banka lisansı alan Colendi Bank, FUPS Bank, Ziraat Dinamik ve Enpara Bank da bu yıl yarışa dahil olacak. Adil Katılım Bankası faaliyet izni aşamasında. Halkbank ise dijital katılım bankası kurmak için BDDK’ya başvuru yaptı. Bankacılığın bu yeni sahasında kimlerin kâr edip ayakta kalacağını görmek için yaklaşık dört yıl beklemek gerekecek…

03 Ocak 2025, 08:10 Güncelleme: 03 Ocak 2025, 10:03

Dijital bankacılık, sektöre adım atmak isteyen oyuncular için yeni bir kapı açtı. Türkiye’deki ilk örnekleri de tıpkı dünyadakiler gibi isimleriyle bile yenilikçilik çağrıştırıyor. Brezilya’dan Nubank, İngiltere’den adına yakışır Revolut, Almanya’dan N26 çıktı. Türkiye’de de TOM, FUPS, Colendi gibi örnekler var. Bankacılık hizmet ve ürünlerini dijitalden ama sadece dijitalden sunan bu bankalar, büyük bir devrimin habercisi mi yoksa sistemin küçük oyuncuları mı olacak?

McKinsey Kıdemli Ortağı Gökhan Sarı bu soruya “Bir devrimden söz edemeyiz bu daha çok bir evrim” diye yanıt veriyor. Ki o evrimi geleneksel bankalar da geçirdi. Ama şimdi onları tarif etmek için başına “geleneksel” tanımını eklemeyi gerekli kılan yeni ve son derece çevik, moda tabirle “dijitale doğmuş” bankalar var. 

Brezilya’dan Nubank, Almanya’dan N26, İngiltere’den Revolut, Monzo ve Starling, Danimarka’dan Lunar, Hollanda’dan Bunq Bank gibi dünyada onlarca, hepsi de çok hızlı büyümüş dijital banka bulunuyor. Ancak özellikle son iki yılda Avrupa’yı etkisi altına alan ekonomik krizin etkisiyle birleşmeye çalışanlar hatta iflasını açıklayan (Alman Ruuki, ABD’li Marcus) gibi dijital bankalar da söz konusu. 

Türkiye ise bu serüvenin daha çok başında… Şu ana kadar BDDK’dan izin alıp faaliyete geçen sadece iki dijital banka var. 2023 Eylül ayında faaliyete geçen Hayat Finans Katılım Bankası, birinci yılın sonunda 350 bin müşteri ve 12 milyar TL aktif büyüklüğe ulaştı bile. 2024 Mart ayında faaliyete geçen TOM Katılım Bankası ise dokuzuncu ayın sonunda 975 bin müşteri edindi. 2025 yılında bu liste uzayacak gibi görünüyor. 29 Ekim 2024’te BDDK’dan faaliyet izni alan Ziraat Dinamik, FUPS ve Colendi Bank bu yıl müşterilerine hizmet vermeye başlayacak. Adil Katılım Bankası da Mayıs 2024’te BDDK’dan kuruluş izni almıştı.

Bugüne kadar QNB Türkiye’nin dijital bankacılık alanında faaliyet gösteren Enpara da ayrı bir banka olarak faaliyetine devam edecek. Bununla birlikte dijital banka değil mevduat bankacılığı lisansı aldığını da belirtmeliyiz. Bu lisansla, şube açma hakkı da bulunmasına rağmen Enpara’nın sadece bir dijital banka olarak çalışması bekleniyor. QNB Türkiye Genel Müdürü Ömür Tan geçen yıl yaptığı açıklamada Enpara’nın 2025’te bankadan ayrılarak kendi dijital müşterileri ile faaliyetini sürdüreceğini duyurmuştu. 

Henüz lisans almayan ama sırada bekleyenler de var… Adil Katılım Bankası BDDK’dan kuruluş izni aldı. Kurucu ortakları arasında, Adil Varlık Yönetimi Yönetim Kurulu Başkanı Ali Emre Ballı’nın yanı sıra Murat Yönaç, Özberk Çetinkaya, Ali Paslı ve Fahri Akcan’ın bulunduğu Adil Katılım, şimdilerde faaliyet izni alma aşamasında. Aralık ayı sonunda Forbes Türkiye yayına hazırlanırken Halkbank da Kamuoyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) dijital katılım bankası kurmak üzere BDDK’ya başvurduğunu duyurdu. Halkbank’ın, Ziraat Bankası gibi bir katılım bankası bulunmuyor. Dolayısıyla dijital banka kurarak faaliyet alanına katılım bankacılığını da eklemiş olacak.

Henüz lisans başvurusu aşamasında olan ya da niyet eden başkaları da var. Mesela Hepsiburada’yı satın alan Kazakistan merkezli Kaspi’nin bir sonraki adımının dijital banka kurmak olması bekleniyor. Hollandalı Bunq’ın da Türkiye’de faaliyete geçmek için koşulları değerlendirdiği konuşuluyor.

Birinci dalga bitti

Sırada bekleyen, niyetlenen çok daha fazla yerli ve yabancı oyuncu olabilir. Ancak BDDK’nın birkaç yıl yeni dijital banka lisansı vermesi beklenmiyor. Düzenleyici kuruluş, bir süre lisans alan bankaların faaliyetlerini yakından izleyip takip edecek. Tıpkı dünyadaki diğer ülkelerin düzenleyici kurumlarının da yaptığı gibi… Elbette kamu bankaları bu açıdan birer istisna olarak değerlendirilebilir. Özetle bazı istisnalar hariç, dijital banka lisanlarında birinci dalganın tamamlandığı düşünülüyor ve ikinci dalga için birkaç yıl daha var. 

Sektör temsilcileri, dünyada fintekler içinden dijital bankaya dönüşenleri anlatırken Türkiye’den Papara’yı örnek gösteriyor. Papara T-Bank’ı satın almak üzere anlaşmış daha sonra bu işlem gerçekleşmemişti. Mevduat toplayıp kredi verme imkanı bulunmayan Papara aslında bunun dışında dijital bankaların yapabildiği her şeyi yapıyor. 

FUPS’un modeli

2025’te dijital mevduat bankası olarak faaliyetini başlatacak olan Fups Bank, kendisini BaaS (Banking as a Service) olarak konumluyor. Bu modelde, bankalar müşteri portföyünü genişletirken, banka dışı şirketler de müşteri sadakatini ve deneyimini artırarak yeni finansal ürünler sunabiliyor. FUPS Bank da hem API (e-ticaret işlemlerinde ödeme yaparken banka ile bağlantı kurulduğunda kullanılan programlama ara yüzü) altyapısı, hem BaaS modeliyle büyük ölçekli şirketlerin hayata geçirmek istediği bankacılık servislerini vermeyi hedefliyor. FUBS, “white label banking” hizmeti de verecek. Yani şirketlerin banka lisansı olmadan servis sağlayan aracı kurumların altyapısını kullanmasına olanak sağlayacak.

Gelenekseller dijital banka kurmaz

Bugüne kadar dijital banka kurmak için başvuranlar içinde Colendi ve FUPS fintekten evrilenler… Hayat Finans ve TOM Bank da perakende alanında güçlü bir müşteri tabanına sahip olanlar olarak başı çekiyor. Ziraat Bankası, QNB ve Halkbank dışında hiçbir geleneksel banka şu ana kadar dijital bankaya ilişkin açıklama yapmadı. Finans ve teknoloji şirketlerine yönetim danışmanlığı hizmeti sunan SC Yönetim Danışmanlık şirketi kurucusu Soner Canko, çok şubeli geleneksel bankaların dijital banka kurmayacağını söylüyor. Bunun bir nedeni Türk bankalarının zaten güçlü dijital kanalları olması.

Dijital banka ve dijital bankacılık birbirine karışan iki ayrı kavram. Dijital banka, şubesi bulunmayan hizmet ve ürünleri müşterilerine sadece dijital kanallardan sağlayan kuruluşlar. Lisanları da bununla sınırlı. Dijital bankacılık ise geleneksel bankaların müşterilerine İnternet ve mobil üzerinden sunduğu bankacılık hizmetinin adı. Ancak BDDK’nın kendileri için belirlediği bazı şartlara uymaları gerekiyor. Bugün dijital banka kurmak için minimum sermaye şartı 1 milyar TL. Bu sermaye ile kurulan bankalar bireyselin yanı sıra mikro ve kobi segmentindeki firmalarla çalışabiliyor. Buna göre dijital bankalar 250 kişiden az çalışan istihdam eden yıllık net satış hasılatı veya mali bilançosundan biri 500 milyon lirayı aşmayan işletmelerle çalışabilecek.

Bugün geleneksel Türk bankalarında hesap şubelerden açılsa bile müşteriler işlemlerini ağırlıklı olarak mobil ve İnternet bankacılığı üzerinden gerçekleştiriyor. Türk bankaları ayrı bir dijital banka açarak güçlerini ve büyüklüklerini dağıtmak istemeyecek. Dünyada da durum aynı. 

QNB Türkiye ise farklı bir örnek… Banka, Ekim 2012’de Enpara’yı kurarak sadece dijital kanalları tercih eden müşterilerine hizmet sundu. Kısa sürede müşteri tabanını güçlendirdi. QNB ve Enpara’nın ortak müşteri sayısı oldukça düşük seviyede. Canko’ya göre, bu da grubun iki yapıyı birbirinden ayırma kararı almasını kolaylaştırdı. 

Yatırımla büyüyorlar

Türkiye’de emekleme dönemini geçiren dijital bankalar büyüme planları yaparken yurtdışındaki örnekleri yakından izliyor. Örneğin TOM Bank dünyanın en iyi dijital banka örneklerinden biri olan Nubank’ı takibe almış durumda. TOM Bank Genel Müdürü Onur Özkan “Hatta bir yöneticimiz Nubank’ı bizzat takip ediyor” diyor. 

Dünyadaki örneklerin nerelerde tökezlediği de önemli… Avrupa’daki dijital bankalar neredeyse kuruldukları günden bu yana çok sayıda sorunla boğuşuyor. Son iki yılda ekonomik daralma Avrupa’da işleri bir hayli zorlaştırmış görünüyor. İki yıl önceye kadar birçok dijital bankanın şişirilmiş müşteri sayıları ile yüksek yatırımlar alarak hızlı büyüdüğünü hatırlatan finteklere danışmanlık hizmetleri veren Almanya merkezli Contextual Solutions Kurucusu Elif Kocaoğlu Ulbrich, şu anda yatırım iştahının azalması, ödeme ve elektronik para kuruluşlarının da dijital bankalarla aynı müşteri gruplarına yönelmesiyle artan rekabet gibi nedenlerin sektörde 2025 yılından itibaren konsolidasyonlara neden olacağını söylüyor. Hatta iflasların hızlanacağı tahmininde bulunuyor.

Son yıllarda dijital bankaları zorlayan bir diğer konu da siber saldırılar oldu. Örneğin seyahat etmeyi seven geniş bir kesimi hedefleyen Revolut kurulduğu günden bu yana bir türlü engelleyemediği siber saldırılar nedeniyle müşterilerinin ağır eleştirilerine maruz kaldı.

Dijital bankaların bazıları kara paranın aklanmasına aracılık etmekle de suçlandı. Örneğin yabancılara ve İngilizce konuşan müşterilere hizmet vermek üzere kurulan Almanya merkezli N26. Banka bu hedef kitleyle Almanya’da hızlı bir büyüme yakaladı ancak kara paranın aklanmasına ilişkin yeterli önlem alamayınca 9,2 milyon euro para ve müşteri sayısında sınırlama cezası ile karşı karşıya kaldı. Bu süreç N26’ya hem itibar hem de müşteri kaybettirdi. Bu arada yatırım aldığı grupların talepleri doğrultusunda İngiltere ve ABD’de faaliyete geçen N26 umduğunu bulamayınca kendi ülkesine dönmek zorunda kaldı. 

Ancak tüm bu sorunlar dijital bankaların büyümesine tamamen ket vurmadı. Örneğin dünyanın en başarılı dijital bankalarından biri olarak gösterilen Nubank’ta da keyifler yerinde gözüküyor. 50 milyar dolar değerlemeye kavuşan Brezilyalı banka bugün 100 milyondan fazla müşteriye sahip. 2013’te kurulan Nubank, aralarında IFC, Morgan Stanley ve Silikon Vadisi’nin tanınmış yatırımcısı Peter Thiel’in kurduğu Founders Fund’dan yatırım desteği almış. Hisseleri New York Borsası’nda işlem gören Nubank, artık kendisi de yatırım yapıyor.

Aralık ayı ortalarında Güney Afrika merkezli fintek şirketi Tyme Group’un Seri D yatırım turuna öncülük eden Nubank, 150 milyon dolar yatırım karşılığı firmanın yüzde 10’unu aldı. Yatırımcılarından toplamda 250 milyon dolar alan Tyme’in bu yatırımla değeri 1,5 milyar dolara ulaştı. Bu yatırım Nubank’ın Latin Amerika dışındaki büyüme stratejisinin bir parçası. Brezilya, Meksika ve Kolombiya’da faaliyet gösteren Nubank, böylece yeni bir pazara daha açılmış oldu. 

Elif Kocaoğlu Ulbrich

Bu iş zor

Dünyada odaklandıkları müşteri gruplarına özel ürün geliştiren dijital bankalar hızla büyürken geniş kesimleri hedefleyip çok sayıda ürün ve hizmet sunmaya çalışanlar zor günler geçiriyor. Türkiye’de dijital bankaların faaliyete geçmesini “heyecan verici” bulan ancak yenilikçi ürünlerin yokluğuna dikkat çeken Contextual Solutions kurucusu Elif Kocaoğlu Ulbrich, “Dolayısıyla bir katma değer önerisi sunmadıkça müşteriyi uzun vadeli nasıl tutacaklar, bu tartışılır.

Türkiye’de geleneksel bankalar dijital bankacılıkta Avrupa’nın en iyisi. Dolayısıyla müşteri buna doymuş durumda. Burada ne yapılabilir? Spesifik bir ürünle başlayıp sonra diğer temel ürünler katılabilir. Yani bakış açısını değiştirmek lazım” diyor.

Almanya’da faaliyet gösteren ve finteklere iş geliştirme ve pazarlama danışmanlığı yapan Ulbrich’e göre dünyada farklı alanlara odaklanan çok sayıda başarılı örnek bulunuyor. Örneğin Almanya’da Trade Republic. Bir borsa neobroker’i olan Trade Republic, (Türkiye’de Midas gibi) başarılı işler ardından banka lisansı alan bir kurum. Banka şu anda müşterilerine aynı zamanda hesap ürünleri sunuyor. 

İngiltere’den Starling ve Danimarka’dan Lunar servis bankacılığı hizmeti sağlıyor. İki banka da sadece kendi müşterilerine hizmet vermek yerine daha küçük bankaları piyasaya çıkartmaya aracılık ediyor.

Yine son derece niş bir alana odaklanan Tomorrow Bank da bunlardan biri. Almanya’da faaliyet gösteren Tomorrow Bank sadece sürdürülebilir finans alanında çalışıyor. Bugün 500 bin müşteriye sahip banka Ulbrich’e göre belli müşteri grubunun belli sorununu çözdüğü için son derece başarılı bir örnek.

Büyüme stratejileri

ABD’de 22, Avrupa’da 14 yıllık bir geçmişi olan dijital bankaların bu deneyimleri, Türk dijital bankalara da bir yol haritası sunuyor. Ürünleri, büyüme stratejileri ve yatırım süreçleri yakından takip ediliyor. Türkiye’de yaklaşık bir yıl önce faaliyete geçen TOM Bank ve Hayat Finans ilk yıl bireysel müşterilere ağırlık vererek büyümesini sürdürdü. Büyümelerindeki itici güç ise Türkiye’nin dev markaları, iştiraki oldukları ana şirketlere ait markalar ve zincir satış kanalları ile yapılan işbirlikleri oldu. İki banka da önce Türkiye’de müşteri sayılarını artırıp derinleştirecek. Hayat Finans Genel Müdürü Galip Karagöz, 2026 yılından itibaren yurt dışı yatırım için fizibilite çalışmalarını başlatacaklarını söylüyor. TOM Bank da yurt dışına açılma konusunu 2026’ya bırakanlardan. 

2025’in ilk çeyreğinde faaliyete geçmek için çalışmalarını sürdüren Colendi Bank ise şimdiden yurt dışında ilk adımlarını attı. Katar’dan lisans alan Colendi Bank, Suudi Arabistan’da başvuru yaptı. Kendileri için en büyük adımın Avrupa olacağını açıklayan Colendi Genel Müdürü Deniz Devrim Cengiz, adını şimdiden açıklamak istemediği bir ülkede dijital banka için başvuruda bulunduklarını söylüyor. 

Cengiz, bireysel bankacılığın yanı sıra KOBİ segmentine de eş zamanlı hizmet vereceklerini söyleyip, “KOBİ’lerimizi birer fintek haline getirmeyi hedefliyoruz” diyor. 

Ziraat Dinamik ise Ziraat Bankası’nın dijitaldeki gücünü artırma hedefiyle yola çıktı. Yaklaşık 23 milyon aktif dijital müşterisi bulunan ve yoğun günlerde 32 milyon kullanıcı trafiğine ulaşan Ziraat Bankası, bu yıl faaliyete geçecek Ziraat Dinamik ile bu kanaldaki müşteri sayısını artırmayı hedefliyor. Ziraat Bankası Dijital Bankacılık ve Ödeme Sistemleri Genel Müdür Yardımcısı ve Ziraat Dinamik Yönetim Kurulu Başkanı Cüneyt Sağlık, kasım ayında yaptığı açıklamada, “Ziraat Dinamik’ın çevik ve esnek organizasyon yapısı sayesinde yeni ürün ve hizmetleri hızlı şekilde müşterilerinin kullanımına sunabilmeyi, şubesiz hizmet modeli nedeniyle sahip olduğu maliyet avantajını rekabet avantajına dönüştürmeyi hedeflediklerini” açıklamıştı. 

Türkiye 2025 yılında kuruluş izni alan ancak faaliyet izni için çalışmalarını sürdüren Adil Katılım Bankası ve Enpara Bank ile birlikte toplam yedi dijital bankaya kavuşacak. 

2026’da satın almalar başlar

Dijital bankalar için ilk beş yıl oldukça kritik. Bu süreçte müşteri seçimi ve ürün gamı ile farklılaşan operasyonel maliyetlerini aşağı çeken ve kârı yakalayabilenler ayakta kalacak. McKinsey Kıdemli Ortağı Gökhan Sarı, dijital bankaların önündeki en büyük zorluğun kârlılık olduğunu ve bunun için de ortalama dört yıla ihtiyaçları olduğunu söylüyor. Yani işleri kesinlikle daha zor. Bir süre sonra tıpkı dünyada da olduğu gibi birleşme ve satın almalar görmek şaşırtıcı olmayacak. 

TOM Bank Genel Müdürü Onur Özkan da aynı görüşte. Özkan, “Yeni bir uygulama çıktığı zaman başvuru sayısı çok olur. Birkaç yıl sonra herkes iş planına, geldiği noktaya göre ya daha büyümek ya da inorganik bir şekilde birleşmelerle yol almak isteyebilir. Bence 2025 erken olsa da 2026 yılında bazı konvansiyonel bankaların dijital bankalarla birleşmeyi, satın almayı ya da birkaç dijital bankanın güçlerini birleştirmeyi konuştuklarına şahit olabiliriz” diyor. 

Görünen o ki, dijital bankalar için asıl yarış 2025’te başlayacak. Bu yarışta odak müşteri gruplarının ihtiyacına özel ürünler çıkartıp, mevduata yüksek, kredilerde düşük faiz politikası izleyenler avantajlı olacak. Görünen o ki buna hazırlar… 

Soner Canko

Odak, odak, odak

Dünyada belli bir kitleyi hedefleyip onlara özel bankacılık ürün ve hizmetlerini sunanlar milyar dolarlık değerlemeleri çoktan aştı. Ancak tüm örnekler Brezilyalı Nubank kadar başarılı değil. Mesela dünyanın ilk dijital bankası Simple… 2009 yılında ABD’de kurulan Simple başarılı bir başlangıcın ardından 2021’de faaliyetine son verdi. 2011’de yine ABD’de kurulan Moven Bank da ancak dokuz yıl dayanabildi ve 2020’de faaliyetini sonlandırmak zorunda kaldı. 

Bu iki bankanın başlangıçta doğru bir stratejiyle, odaklandıkları alanlarda hizmet ve ürün sağladıklarını ancak büyümeye başlayınca faaliyetlerini genişlettiklerini söyleyen SC Yönetim Danışmanlık Kurucusu Soner Canko, odak alanını genişleten dijital bankaların çok şubeli geleneksel bankalar karşısında ayakta kalamadığına dikkat çekiyor. 

Geleneksel bankaları bir süpermarket, dijital bankaları ise mahalledeki bir fırın olarak konumlandırmak gerektiğini söyleyen Canko, “Yoksa dijital bankalar geleneksel bankalar gibi biz hipermarketiz derse önce iyi başlıyorlar sonra tıpkı Simple’da olduğu gibi işler karışıyor” diyor. 

Dijital bankalar ile geleneksel bankalar arasındaki bir diğer fark ise sermayelerinden kaynaklanıyor. Bugün dijital bankaları kuranlar bir fikri olan girişimcilerden oluşurken, geleneksel bankaları ise büyük sermayedarlar kuruyor. Bu durumu dijital bankalar için bir şüphe olarak görmemesine karşın Canko, olası riske dikkat çekiyor: “Ama bu dijital bankaların sermaye oluşumu ile beklentiyi bir yere getirdiğim zaman dijital bankaların doğru yere konumlanması gerektiğini düşünüyorum.”

İlk bankacı fintek: Colendibank / Haber Detay- Tıkla Oku

Perakendenin gücü: TOM Katılım Bankası / Haber Detay- Tıkla Oku

Kolay, çevik, basit: Hayat Finans Katılım Bankası / Haber Detay- Tıkla Oku

Bankacılık: Dijital akıl / Haber Detay- Tıkla Oku


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok