Her yıl şubat ayında düzenlenen Bosphorus Boat Show Kara Fuarı’nda bu sene iki ilginç marka bir araya geldi. Biri Türkiye’nin lider ‘bunker’ (gemi ve yatlara yakıt ikmali işi) şirketlerinden Asmira Group, diğeriyse Avusturya’nın denizcilikteki medar-ı iftiharı Frauscher idi. İki aile şirketinin yine aile üyesi yöneticileri; Frauscher Boats’un pazarlamadan sorumlu yönetici direktörü Stefan Frauscher ve Asmira Group’un yönetim kurulu başkanı Mustafa Aslan özel bir proje için bir aradaydı.
Asmira Group şirketlerinden Asmira Marine’in Türkiye temsilciliğini aldığı Frauscher Boats tam bir ‘creme de la creme’ hikayesi. 48 yıldır akaryakıt alanında çalışan, denizcilik sektörüne charter ve bakım-onarım alanında hizmet veren Asmira Group, şimdi tekne satış işine Porsche ile iddialı bir giriş yaptı. Aynı zamanda asıl uzmanlık alanı olan akaryakıt sektöründe de önemli adımlar atıyor.
Karbon vergisi
Avrupa Birliği’nin 2026’dan itibaren uygulayacağı Sınırda Karbon Düzenlemesi, AB’ye ürün ithal eden şirketleri karbon emisyonlarına göre ‘karbon vergisi’ ödemeye zorlayacak. Teknik olarak ‘emisyon bazlı maliyet dengeleme sistemi’ olarak adlandırılan bu uygulama, yükün limandan çıkışından Avrupa’ya varışına kadar karbon salınımını hesaplıyor. Elde edilen fonlar, AB tersanelerinde çevreci gemilerin üretimine yönlendirilecek. Asmira Group Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Aslan, bu durumu bir fırsat olarak gördüklerini belirtiyor ve birkaç ay içinde İstanbul’da yüzde 25 biyo-bileşenli yakıt ikmaline başlayacaklarını söylüyor.
Her gemi Avrupa’ya gitmese de biyo-bileşenli yakıt talebi hızla artıyor. Mustafa Aslan, “Yıllık 500 - 600 bin ton biyo-bileşen ihtiyacı olacak, ancak Türkiye şu anda bunun yalnızca küçük bir kısmını üretebiliyor. Tarım ülkesi olmamız nedeniyle bu alanda avantaj elde edebiliriz. Uzun vadede 500 bin ton üretim kapasitesine ulaşırsak yakıt ikmallerinin büyük kısmını Türkiye’den sağlayabiliriz” diyor.
Mustafa Aslan, biyo-bileşenli yakıt ikmali için Deniz Ticaret Odası, EPDK, dağıtım şirketleri ve bunker ikmalcileriyle yapılan toplantılar sonucunda çalışmalara başladıklarını anlatıyor. EPDK, yakıta yüzde 30’a kadar biyo-bileşen karıştırma izni verdi, ancak Aslan, “Piyasa pratiği yüzde 25 olduğu için ilk etapta bu oranla başlayacağız. Bu, karbon ayak izimizi dörtte bir azaltacak” diyor.
Hidrojen, metanol ve amonyak gibi yakıtlar gelecekte alternatif olabilir, ancak teknik eksiklikler ve yüksek yatırım maliyetleri nedeniyle henüz yaygın değil. Örneğin, bir yakıt gemisi 5 milyon dolara alınabilirken bir LNG tankeri 50 milyon doları buluyor. Biyo-yakıtlar ise mevcut sistemlerle uyumlu olması sayesinde en pratik çözüm olarak öne çıkıyor.
İzmir'den Adriyatik'e
Asmira Group’un temelleri, 1977 yılında Ayhan Aslan tarafından atıldı. Aslan, henüz Aliağa Rafinerisi kurulmadan önce İzmir Turan’daki Petrol Ofisi depolarından Alsancak Limanı’na gelen gemilere yakıt ikmali yapmaya başladı. Bu mütevazı başlangıç, bugün Türkiye genelinde 26 fiziksel ikmal noktası, altısı Türkiye’de, ikisi Adriyatik’te sekiz marina yakıt istasyonuna uzanan bir operasyon ağına dönüştü. 2017’de holdingleşerek Asmira Marine, Asmira Energy, Miraka, Tacklog Lolistik, Orfeo Events şirketlerini Asmira Group çatısında birleştirdiler. O sırada 5 - 6 milyon dolar civarında olan ciroları da 2024’de 100 milyon dolara ulaştı.
Şirketin büyümesinde, 1998’de yönetime katılan Mustafa Aslan’ın büyük katkısı oldu. O dönemde Ege Bölgesi’nde Aliağa, İzmir Limanı, Kuşadası ve Çeşme gibi dört - beş noktada faaliyet gösteren Asmira, 2000 yılında yat yakıt ikmaline başlayarak hizmet ağını Marmaris, Göcek, Fethiye, Antalya, Alanya, Karabiga ve Marmara Bölgesi’ne genişletti. Dış tedariklerle birlikte 45 - 50 tankere kadar tek seferde ikmal yapabilen Asmira, Mustafa Aslan’ın ifadesiyle, “50 metre üzeri yatlara yönelik yakıt ikmalinde yıllık 25 - 30 bin tonla 10 yıldır pazar lideri.”
Asmira Group, Tüpraş, SOCAR Türkiye ve PO/Marine’den yakıt alan şirketlerden biri olarak hem gemilere hem de yatlara servis veriyor. Erdem Petrol, İskenderun Bunkering, Karaveloğlu Group ve Adler Denizcilik, gemi segmentinde öne çıkan diğer şirketler arasında yer alıyor. Gemiye oranla çok daha küçük bir işlem hacmi olsa da yat yakıt ikmali, farklı dinamiklerin işin içine girmesi ve yat işinin farklı bir müşteri profiline sahip olması nedeniyle daha niş bir alan.
Asmira, deniz operasyonlarını desteklemek için iki de kara yakıt istasyonu kurdu. Datça Yarımadası’na daha çabuk ulaşmak için açılan istasyonlar, Torbalı ve Datça’da faaliyet gösteriyor. Asmira Group’un merkez ofisi, İzmir Limanı’na çok yakın bir konumda. Şirketin İstanbul Skyland’de bulunan ‘bunker trading’ ofisi ise Türk armatörlerin İstanbul ve Avrupa limanlarında yakıt ihtiyaçlarına finansal aracılık hizmeti veriyor. Torbalı, Ulukent, Turgutreis, Göcek, Derince, Karadağ Portonovi ve Hırvatistan Zadar’da da irtibat ofisleri var.
Hızlı ve verimli
Standart bir tanker tırının kapasitesi yaklaşık 33 bin litreyle sınırlı. Asmira bu miktarın neredeyse 10 katını tek bir ikmalde yapabiliyor (300 ila 500 bin litre).
Şirket yakıt aktarımında kendi geliştirdiği çapraz bağlantı uygulamasını kullanıyor. Dakikada bin 500 litre yakıt iletme kapasitesine sahip iki tır çapraz bağlandığında anlık 2 bin 500 ila 3 bin litre arasında yakıt basılabiliyor. Bu sistem aynı zamanda arkada bekleyen diğer tırlardan eş zamanlı emiş yaparak öndeki deniz aracına kesintisiz akış sağlıyor; böylece tankerin boşalmasını beklemek, hortum söküp takmak gibi zaman kaybettiren adımlar ortadan kalkıyor. Her bir hortum bağlantısının sökülüp yeniden takılması ortalama 10 - 15 dakika alırken bu sürecin 20 tırlık bir ikmal için tekrarlandığı düşünülürse yaklaşık üç - dört saat zaman kazanılıyor. Bu optimizasyon sayesinde 500 bin litrelik bir yakıt operasyonu tüm gümrük ve evrak işlemleri dahil olmak üzere altı - yedi saat gibi kısa bir sürede tamamlanabiliyor.
Mustafa Arslan, süperyat sektöründe sahip oldukları gücün, Asmira’nın marina akaryakıt istasyonlarında hizmet vermeye başlamasıyla geliştiğini söylüyor: “B2B yapısına ek olarak B2C alanında da güçlü bir müşteri portföyü oluşturduk. Doğrudan tekne sahipleri ve kaptanlarla birebir temas kurmaya başlayınca bu alandaki operasyonun standartları da yükseldi.”
Sıkı rekabet
Yılda yaklaşık 4 bin 500 tekne, Asmira’nın Türkiye ve Adriyatik’teki istasyonlarından yakıt alıyor. 2024’te Hırvatistan’daki D-Marin Dalmacija’nın (bin 200 tekne kapasiteli) yakıt istasyonunu devralan Asmira, daha önce Karadağ’daki Porto Novi’yi bünyesine katmıştı. Grup, şimdi Arnavutluk, İtalya ve Fransa’daki yatırım fırsatlarını değerlendiriyor.
Asmira’nın 50 metre üzeri yatlarda lider olduğu pazarda, gemileri de kapsayan çok daha geniş resme bakarsak PO/Marine 1 milyon tonun üzerinde satış hacmiyle lider konumunda. Türkiye’deki rafinerilerden yakıt alan ve kendi ithal yakıtlarını bunker firmalarına satan PO/Marine’i, yıllık 750 bin - 850 bin ton satışla Arkas Bunker takip ediyor.
Yatçılık operasyonları
Asmira’nın akaryakıt dışı yatçılık faaliyetleri, Mustafa Aslan’ın eşi, iş geliştirme direktörü ve yönetim kurulu üyesi Gonca Aslan’ın yönetiminde. 2020’de Bodrum ve Göcek’te başlayan charter faaliyetleri, bugün dokuz teknelik bir filoyla sürüyor. Asmira, bu filoyu büyütmeyi ve Hırvatistan’daki charter yatırımlarıyla genişlemeyi planlıyor. Ayrıca her yıl 140 - 150 teknenin bakım-onarımını D-Marin Turgutreis Marina’da gerçekleştiriyor.
Bunker operasyonlarının yüzde 10’unu İstanbul, yüzde 20’sini yurt dışı (Avrupa limanları) ve yüzde 70’ini Ege’de yürüten Asmira, beş sene içinde İstanbul ve Avrupa operasyonlarını artırmaya odaklanacak.
Frauscher ile yeni bir sayfa
Stefan Frauscher, “Bugün geldiğimiz noktada Porsche gibi bir partnerle, tamamen elektrikli denizciliğin en üst segmentini sunuyoruz. Bu tekneyle artık dünyanın en iyi elektrikli teknesine sahip olduğumuzu çok rahat söyleyebilirim” diyor.
Asmira, denizcilik alanına da Frausher Boats ile hızlı ve iddialı bir giriş yaptı. Forbes Türkiye olarak 10 yıl önce Karadağ’daki süperyat marinası Porto Montenegro’yu ziyaret ettiğimizde Frauscher 1017 GT’nin güvertesine de adım atmıştık. Seyir performansının yanı sıra işçiliğindeki incelikleriyle de dikkat çeken bu ikonik markayı yıllar sonra -üstelik Porsche iş birliğiyle geliştirilen 850 Fantom Air modeliyle- İstanbul’da görmek hoş bir tesadüf oldu.
Frauscher Boats Pazarlamadan Sorumlu Yönetici Direktörü Stefan Frauscher, Türkiye’den başka teklifler de aldıklarını ancak Asmira Group ile çalışmayı tercih ettiklerini söylüyor. Asmira Group Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Aslan, distribütörlük kararını şöyle anlatıyor: “Eli en üstten açtık. Bu segmentte Frauscher’in üzerine bir şey koymak zor. Farklı segmentte de olsa, bundan sonra getireceğimiz her marka bu kalibrede olmalı.”
Eylül 2024 Cannes Yachting Festival’de dünya lansmanı yapılan Frauscher x Porsche 850, Frauscher’in elektrikli tekne konusundaki deneyimi ile Porsche’nin E-Performance teknolojisini bir araya getiriyor. Şimdiye kadar sekiz tanesinin üretimi tamamlandı ve toplamda yalnızca 25 adet üretilecek. Porsche’nin tamamen elektrikli SUV modeli Macan için geliştirilen tahrik sistemini kullanan 8,67 metrelik bu zarif tekne, elektrikli teknelerde alışılmış hız sınırlarını aşarak 50 knot’a çıkabiliyor. Ancak bu yüksek performansın bir sınırı var; o da menzil. Süperyat tender’ı veya kısa seyirler için tasarlanan Fantom Air, kullanıldığı hıza göre bir - iki saatlik menzile sahip. Daha uzun rota hedefi olanlara Frauscher’in benzinli modelleri sunuluyor.
Yüzde 100 DNA uyumu
Alman markası Porsche’nin kurucusu Ferdinand Porsche, 1875 yılında Avusturya’da doğmuş ve ilk Porsche 356 prototipini 1948’de Avusturya’nın Gmünd kasabasında el işçiliğiyle üretmiş. Seri üretim, 1950’den itibaren Almanya’nın Stuttgart kentinde başladı. Stefan Frauscher, kökenlerden gelen bu yakınlığın yanı sıra her iki markanın da geçmişinde tasarım, performans ve yenilikçilik gibi ortak değerler bulunduğuna dikkat çekiyor: “Bu iş birliğine çok hızlı karar verdik. Sonradan fark ettik ki büyükbabam Porsche ailesi için tekneler inşa ediyormuş. Hatta müşterilerimizin yüzde 80’inin Porsche kullanıcısı olduğunu da zamanla gördük.”
Engelbert Frauscher ise 1927’de tekne yapmaya başladı ve 1936 Berlin Olimpiyatları için tekne inşa etti. Markanın ilk elektrikli teknesi, 1955 yılında üretilmiş. Bu denli öncü olmalarının sebebi, göllerde içten yanmalı motorların yasaklanacağını öngörmeleri olmuş. Stefan Frauscher, “Bugün geldiğimiz noktada Porsche gibi bir partnerle, tamamen elektrikli denizciliğin en üst segmentini sunuyoruz. Bu tekneyle artık dünyanın en iyi elektrikli teknesine sahip olduğumuzu çok rahat söyleyebilirim” diyor.
Boat Show’da Asmira Marine yalnızca Fantom Air’i değil, stok teknesi olarak alınan performans odaklı 10 metrelik Frauscher 1017 GT modelini de sergiledi. Fuardan sonra Frauscher x Porsche 850 Fantom Air Avusturya’ya geri dönerken 8 metrelik bir Frauscher modelinin daha stoğa gireceği açıklandı. Yüksek fiyat segmentindeki iki modeli aynı anda stoğa alması, Asmira’nın bu alandaki iddiasını da ortaya koyuyor.
9 - 13 Mayıs’ta Göcek’te deneme sürüşleri yapılacak tekneler, hazirandan sonra Bodrum’a geçecek. Türkiye’de 10 - 15 adet olduğu tahmin edilen Frauscher teknelerinin yıldızı x Porsche 850 Fantom’un başlangıç fiyatı 573 bin euro.