Ticaret savaşları gündemi meşgul etmeye devam ederken ABD’de çok önemli olabilecek bir teklif olan “Genius Act” yasalaştı. Yasa stabilcoin piyasasını düzenliyor. Yani stabilcoin (stablecoin) ihraç edebilecek kurumlar, yükümlülükleri, stabilcoin’lerin yapısı ve iflas durumunda tarafların hakları artık netleşmiş durumda. Bildiğiniz üzere stabilcoin’ler ağırlıklı olarak kısa vadeli ABD hazine bonoları ile eşleştirilen dijital dolar olarak tanımlanıyor. Yani 1 dolarlık stabilcoin aldığınızda karşılık olarak 1 dolarlık ABD bonosu olmalı.
Fiyat para sisteminde paranın karşılıksız olması eleştirilerini okuyanlar için bu önemli bir değişiklik olsa da aslında 1860’larda var olan bir uygulamaya bakıyoruz. 1863 öncesi dönem ABD’de serbest bankacılık dönemi olarak bilinir. Ve o dönemde her bankanın kendi parasını ihraç etme yetkisi vardı. Bu durum elbette sık sık krizlerle sonuçlanıyordu. 1863 yılında hem iç savaşı fonlama ihtiyacı hem de yaşanan krizler neticesinde hükümet bankaları ihraç ettikleri para kadar devlet tahvili almaya zorladı. Bugün aynı stratejinin daha teknolojik haline şahit oluyoruz.
Yeni finansal mimari için verilen savaş çoğunlukla okuduğunuz gibi dolar ve euro veya başka bir para birimi arasında değil, dolar bazlı stabilcoin ve dijital merkez bankası paraları arasında yaşanacak. Avrupa Merkez Bankası (ECB) bu sonbahar ve 2026’da dijital euro için önemli adımlar atacak seviyede. Ancak ABD’nin aklındakine benzer, euro bazlı benzer bir stabilcoin çıkartmak çok zor.
Çin’de ise dijital merkez bankası parası en başarılı örneklerden bir tanesi olarak ortaya çıktı. Hatta bazı haberlerde de gördüğünüz üzere (tıpkı altına dayalı Ruble ve BRICS haberleri gibi bu haber de gerçek değil) dijital yuan, Asya’da ülkeler arası ticarette çoktan esip gürlüyor. Ancak bu kadar iyi ve başarılı bir alternatif varken ne olduysa bir anda devlet medyasında yuan bazlı stabilcoin konusunda geç kalınmaması gerektiğine dair makaleler çıkmaya başladı.
Devlet medyasında çıkan bir makalede, Pekin’in “stabilcoin trendine uyum sağlamada” proaktif olması gerektiği ve ABD’nin bir adım önde olması nedeniyle beklemenin bir seçenek olmadığı uyarısı yer aldı. Bir yandan liderlere stabilcoin’leri düzenleyen mevzuatları değerlendirmeleri çağrısı yapılırken diğer yandan da yuan’ı daha küresel bir para birimi haline getirmedeki potansiyel rolü hatırlatılıyor.
Fark ne? ABD şu aralar herkesin burun kıvırıyor göründüğü doları (likiditesini) herkese değil (herkesten kasıt euro/dolar piyasasında dolar yaratabilme becerisi) sadece ABD hazine tahvili veya benzer bir teminat ile eşleştirebilecek yapıların erişebileceği bir şekle dönüştürüyor. Bir nevi altın sistemi fanatiklerinin arzu ettiği bir yapı… ‘On’ ve ‘offshore’ likidite kontrol altına alınıyor. Böylece 2008 krizi sonrası kamu parası (yani Fed rezervleri) ile sağlanan likidite sistemi yerine herkesin kendi sorumluluğunu aldığı bir sistem hedefleniyor. Kısa vadede ABD bono piyasası getirilerini baskılayacak yeni bir talep kaynağı oluşturuyor. Ancak ABD’nin bütçe açığı daralır ve borçlanması –yani tahvil ihraçları– da azalırsa o zaman ciddi sorunlar da ortaya çıkacaktır.
Öte yandan dünya ve dolayısıyla ekonomik/finansal gündemin çok hızlı değiştiği bir dünyada kritik gelişmeler çok kolay unutuluyor. 2008 krizi pek çok açıdan aslında son 50 yılda yaşadığımız krizlerin en önemlisiydi. Öyle ki Fed’in bilançosunun 700 milyar dolardan 9 trilyon dolara çıkmasından bahsettiğimizde aslında ABD bankacılık sisteminde de benzer bir büyümeden bahsediyoruz. Fed faiz oranlarını belirlemede kullandığı sistemi değiştirerek rezervlere de faiz ödemeye başladığında vergi verenlerin parası krizi yaratan aktörlere aktarılır hale geldi. Bu gerçek belki çok fazla gündeme getirilmiyor ancak siyasi olarak kabul edilemez bir durum.
Elbette 2008 kriziyle işini kaybeden pek çok bankacı oldu ancak yargılanan veya hapse atılan kimse olmadı. Bugün hâlâ 2008 krizi sonrası finansal rejimi yaşıyoruz ve bu sürdürülebilir bir rejim değil. Şayet stabilcoin sistemi arzu edildiği gibi çalışırsa bankacılık sisteminin de ayağını yorganına göre uzatacağı bir sistem oluşacak ve muhtemelen “zombi” bankalar silinmek zorunda kalacak.