Kaliforniya’nın Sunnyvale kentindeki Applied Intuition merkezi şirketin otomobil yazılımlarına dair yeni deneylerini gerçekleştirdiği bir teknoloji deposu. İçeride, Honda, General Motors ve Daimler gibi şirketlerden katılmış yaklaşık bir düzine genç mühendis çeşitli araçların yanında sıralanmış durumda. Şirketin CEO'su Qasar Younis bilgi-eğlence sistemi, koltuk kontrolleri ve araç teşhis sistemleriyle donatılmış 2021 model Jeep Grand Wagoneer’ı işaret ediyor. Biraz ileride, şu anda Japon otoyollarında test edilen robotik bir Isuzu kamyonet var. Yakınlarda, şantiye sahalarında kendi kendine hareket edebilen küçük bir JCB Teleskid yükleyici ve direksiyonda asker olmadan ekipman taşıyabilmesi için ABD Ordusu için hazırlanmış otonom bir Ford Raptor pikap bulunuyor.
Özel geliştirilen işletim sistemi
Farklılıklarına rağmen tüm bu araçların ortak bir noktası var: Applied Intuition’ın işletim sistemi. Younis’e göre bu sistem, her tür araçta tüm elektronik bileşenleri bağlayıp yönetmek ve giderek artan şekilde aracı kendi kendine sürmek için kullanılabiliyor. 2017’de kurulan Applied, sistemi ağırlıklı olarak Fiat ve Chrysler’ın halefi olan Stellantis gibi geleneksel otomobil üreticilerine satıyor; şirket ekim ayında büyük bir anlaşma imzaladı. Vaat şu: Bu teknoloji, onların Tesla, Google ve Rivian gibi yeni nesil oyuncuların yanı sıra otomobilleri tekerlekli bilgisayarlara dönüştüren yükselen Çinli rakiplere meydan okumasını sağlayacak.
Kazınmış saçlı, hızlı konuşan Pakistanlı göçmen Younis şöyle diyor: “Tarihsel olarak otomobil üreticileri, fren sistemi, koltuklar gibi her modülü tedarikçilerden alıyor ve her birinin üzerinde küçük bir yazılım oluyor. Bu yüzden Tesla gibi değiller. Tek bir araçta beş ila sekiz farklı işletim sistemini zımbalamak zorundalar ve tek bir güncelleme bile yapamıyorsunuz" dedi. Applied’ın yazılımı ise ona göre arabaları, kamyonları ve tankları akıllı hale getiren eksik halka.
Otomobil üreticileri için cazip
Geleneksel olarak en temel yazılımlarda bile zorlanan otomobil üreticileri için tek noktadan teknoloji çözümü oldukça cazip. Örneğin Volkswagen, Tesla’ya rakip olmak için milyarlarca dolar ve binlerce mühendisle büyük bir atılım başlattı ancak teknoloji rafa kaldırıldı, CEO aniden istifa etti ve şirket dışarıdan alınan kodları entegre etmek için çabalamak zorunda kaldı. Hatta Ford ve güvenilirliğiyle bilinen Toyota bile geçen yıl yazılım hatalarını düzeltmek için toplamda 2 milyondan fazla aracı geri çağırdı.
Değerlemesini 15 milyar dolara çıkardı
Applied geçen yıl yaklaşık 800 milyon dolar gelir elde etti; bu 2024’e göre iki kat artış anlamına geliyor. Şirket brüt kâr marjını da en az yüzde 80 seviyesinde tutmayı başardı. BlackRock, Andreessen Horowitz ve Kleiner Perkins gibi üst düzey yatırımcılar bu büyümeyi ve Younis’in vizyonunu seviyor. Yatırımcı ve yönetim kurulu üyesi Marc Andreessen yakın zamanda X’te “kimsenin tanımadığı en iyi yapay zeka CEO’su” diye yazdı. Geçen haziran yatırımcılar şirkete ek 600 milyon dolar daha yatırdı (toplamda 1,1 milyar dolar topladı) ve değerlemeyi 15 milyar dolara çıkardı. Forbes tahminlerine göre bu, Younis ve şirketin CTO’su olan kurucu ortak Peter Ludwig’in en az 1,5 milyar dolar servete sahip olduğu anlamına geliyor. Younis’e göre Applied “şirket tarihinin neredeyse tamamında” nakit akışı pozitif oldu.
Sadece otomobilleri daha iyi çalıştırmakla yetinmeyen Applied, şimdi onları kendi kendine çalışır hale getirmek istiyor. Halihazırda otomobiller için işletim sisteminin parçası olarak sürücü destek sistemleri sunuyor ancak Younis’in büyük iddiası tekerlekli, yüzen ya da uçan her şey için tek bir otonom sürüş platformu oluşturmak. Şirketin sözleşmeleri artık ABD Ordusu ve Hava Kuvvetleri ile toplam 60 milyon dolarlık kamu anlaşmalarını da kapsıyor. Ayrıca kamyon taşımacılığı, madencilik ve inşaat ekipmanları alanında uzmanlaşmış Komatsu ve İsveçli ağır vasıta devi Scania gibi üreticilerle de çalışıyor. Ludwig, tamamen otonom sürüşe sahip araçların sadece 18 ay uzakta olduğunu iddia ediyor; ancak yapılan bir test sürüşü Applied’ın teknolojisinin hala bazı pürüzler taşıdığını gösteriyor.
Ludwig şöyle diyor: “Yapay zekanın görmesine, düşünmesine ve hareket etmesine yardımcı olmak için devasa yatırım yaptık. Artık bu teknolojiyi farklı alanlara uyarlayabiliyoruz. İster bir otomobil, ister bir savunma dronu, ister insansı robot ya da tarım makinesi olsun.” Bu yaklaşım maliyet açısından da avantaj sağlayabilir, tek ve esnek bir sistem, sektöre özel çözümlerden daha ucuza mal olur. Applied şu anda yazılımı araç başına ücretlendiriyor. Sözleşmeye göre değişmekle birlikte, Stellantis gibi büyük bir üretici araç başına 100 doların üzerinde ödeme yapabiliyor. Madencilik kamyonları gibi endüstriyel araçlar daha düşük hacimli olsa da araç başına daha yüksek kazanç sağlıyor.
Büyük rakipleri
Sektörde güçlü bir konuma sahip olmasına rağmen Applied’ın QNX gibi otomotiv yazılım devleri dahil pek çok rakibi var. Tesla’nın yollarda sürücü destek özelliklerine sahip milyonlarca aracı bulunuyor ve Elon Musk bunları tam otonom sürüşe yükseltmek için sabırsızlanıyor. Tesla, robotaksi yarışında Waymo’nun gerisinde kalsa da, Musk’ın teknolojisi Applied’a kıyasla çok daha fazla gerçek dünya testinden geçti. Şimdilik Younis’in tek otonom sürüş müşterisi Japon Isuzu ve VW ile Nissan gibi bazı uzun vadeli müşterileri otonomi yazılımında Mobileye ve Wayve ile çalışıyor.
Üstelik Applied’ın yazılımı önümüzdeki birkaç yıl içinde hazır olsa bile, yasal engeller ve tüketici temkinliliği nedeniyle kitlesel ölçekte otonom araçların yaygınlaşması hala uzak görünüyor. Bunun yerine Younis, otonom yazılımını hata payının daha geniş olduğu alanlara taşımayı planlıyor; bu da uzun vadede binek otomobillerde kazanma şansını artırabilir.