;
Arama

Efsanevi 3310'dan yapay zeka devrimine: Nokia küllerinden nasıl doğdu?

Bir zamanlar cep telefonu pazarının tartışmasız lideri olan ancak akıllı telefon devrimini kaçırarak büyük bir çöküş yaşayan Nokia, kendini yeniden icat etti. Nvidia ile 1 milyar dolarlık stratejik ortaklığa giden Finlandiyalı dev, artık yapay zeka ve veri merkezlerinin kritik oyuncusu olmaya hazırlanıyor.

02 Ocak 2026, 10:30 Güncelleme: 02 Ocak 2026, 10:33

Dijital dünyada çok az ses, insan hafızasına Nokia’nın klasik zil sesi kadar kazınmıştır. 2009 yılına gelindiğinde, Finlandiyalı teknoloji devinin Francisco Tárrega’nın "Gran Vals" eserinden türetilen o meşhur melodisi, günde tahmini 1,8 milyar kez, yani saniyede 20 bin kez dünyanın dört bir yanında yankılanıyordu. 1990’ların ortasından 2008’deki zirveye kadar mobil devrime hükmeden şirket, gücünün doruğundaydı.

Ancak sonra müzik sustu. iPhone’un sahneye çıkışı ve uygun fiyatlı Android telefonların yükselişi, Nokia’nın satışlarını yerle bir etti. Bir zamanların efsanevi 3310 modelinin üreticisi, BlackBerry gibi diğer öncülerle birlikte tarihin tozlu sayfalarına karışma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.

Fakat 2025 yılına gelindiğinde Nokia, bir kez daha kabuk değiştirmeyi başardı. Şirketin bulut hizmetlerini ve veri merkezlerini birbirine bağlayan donanım sağlayıcısı olma yönündeki son stratejik hamlesi, çip devi Nvidia tarafından tescillendi. Nvidia, ekim ayında Nokia’ya 1 milyar dolar yatırım yapacağını duyurdu. İki şirket, yapay zekayı telekomünikasyon ağlarına entegre etmek için dev bir stratejik ortaklığa imza attı.

"Dünün sorununu bırakıp bugüne odaklanmak"

Nokia 3310

Nokia CEO’su Justin Hotard, şirketin iş modelini tamamen değiştirme yeteneğinin, kurum kimliğinin bir parçası haline geldiğini vurguluyor. Financial Times’a konuşan Hotard, "Bunu yapabilmek Nokia’nın genlerinde var. 'Dün çözdüğümüz sorun buydu, bugün çözmemiz gereken ise bu' diyebilmek bizim için çok doğal bir refleks" ifadelerini kullandı.

1865 yılında tek bir kağıt fabrikası olarak kurulan, zamanla lastik çizme ve televizyon üretip ardından dünyayı domine eden cep telefonları satan Finlandiyalı grubun, bugün yapay zeka devriminin önemli bir oyuncusuna dönüşmesi sektörde takdir topluyor. CCS Insight Baş Analisti Ben Wood, bu süreci "Nokia’nın yolculuğu hayretle izlenmesi gereken bir başarı hikayesi" sözleriyle özetledi.

3310 ve Yılan oyunuyla gelen imparatorluk

Nokia’nın yaklaşık yirmi yıl süren cep telefonu hakimiyeti, modern iletişimin temeli olan GSM teknolojisini hızla benimsemesiyle mümkün olmuştu. Klavyeli ve küçük ekranlı telefonları, kısa mesajlaşma (SMS) kültürünü başlattı. Matrix’ten Charlie’nin Melekleri’ne kadar popüler kültürün her alanında Nokia vardı.

Şirketin 1992-2006 yılları arasında CEO’su olan Jorma Ollila, Nokia’nın başarısını "mühendislikten çok kullanıcı deneyimine odaklanmaya" bağladı. Rakipler teknolojiye odaklanırken Nokia’nın pazarlamacılar tarafından yönetildiğini belirten Ollila, "Telefonları kullanıcı dostu olacak şekilde tasarlamanın çok özel bir yolunu bulmuştuk" dedi.

2000 yılına gelindiğinde Nokia, küresel pazarın yüzde 26,4’üne hakimdi. Dot-com balonunun zirvesinde şirketin değeri 286 milyar avroyu bulmuş, Finlandiya GSYH’sinin yüzde 4’ünü tek başına karşılar hale gelmişti. "Tuğla" lakaplı efsanevi 3310 modeli 126 milyon adet satarken, telefondaki "Yılan" (Snake) oyunu bağımlılık yaratan bir fenomen olmuştu.

iPhone darbesi ve Microsoft hatası

Ancak Nokia, 2007’de iPhone ile başlayan akıllı telefon çağını ıskalamasının bedelini ağır ödedi. New Street Research Analisti Ben Harwood, "Nokia değişime direndi, yavaş tepki verdi ve yazılımını Android ve iOS ile rekabet edecek şekilde dönüştüremedi" değerlendirmesinde bulundu.

Şirket, pazarda tutunmak için 2011’de Microsoft’un Windows işletim sistemine geçerek Lumia serisini çıkarsa da bu hamle başarısız oldu. Analist Ben Wood’a göre bu karar, şirket için "tabuta çakılan son çivi" oldu.

Sonun göründüğünü anlayan Nokia, 2014 yılında bir zamanlar dünyayı yöneten telefon bölümünü 5,4 milyar avroya Microsoft’a sattı. 2007’de 37,7 milyar avro olan gelirler, satış sırasında 10,7 milyar avroya kadar gerilemişti.

Ağ teknolojileriyle gelen ilk geri dönüş

Telefon markası tüketicilerin zihninden silinirken, dönemin CEO’su Rajeev Suri şirkete yeni bir rota çizdi. Nokia, Siemens’in ağ ortaklığındaki hissesini alarak tamamen altyapı işine odaklandı. Suri, "Zayıf bir temel üzerine şirket inşa edemezsiniz" diyerek Nokia’nın ne iş yapacağına dair belirsizliği ortadan kaldırdı.

Bu dönüşümün en büyük adımı, 2015 yılında Fransız ağ sağlayıcısı Alcatel-Lucent’in 15,6 milyar avroya satın alınması oldu. Hissedarların tepkisine rağmen yapılan bu hamle, şirketi ayakta tuttu. Ancak Çinli Huawei ve ZTE’nin yükselişi, Nokia’nın pazar payını tehdit etmeye devam etti.

İkinci dönüşüm: Yapay zeka ve veri merkezleri

Şirket, son on yılda ikinci kez büyük bir strateji değişikliğine gitti. Eski CEO Pekka Lundmark ve Nisan ayında göreve gelen yeni CEO Justin Hotard yönetiminde Nokia; bulut hizmetleri, veri merkezleri ve optik ağlara yöneldi. Şubat ayında optik ağ uzmanı Infinera 2,3 milyar dolara satın alındı.

Cambridge Üniversitesi’nden Prof. Shaz Ansari, Nokia’nın başarısını "işler yolunda gitmediğinde o bölümü kesip atabilme ve sadece ürünler arasında değil, endüstriler arasında da manevra yapabilme yeteneği" olarak tanımladı.

Nvidia ortaklığı hisseleri uçurdu

Nokia’nın "yapay zeka süper döngüsü"ne yönelik bu son hamlesi, çip devi Nvidia’nın ilgisini çekti. Nvidia’nın yatırım haberiyle Nokia hisseleri yüzde 25 değer kazandı. Şirketin bugünkü değeri yaklaşık 32 milyar avro seviyesinde. Bu rakam 3310 dönemindeki zirvenin çok altında olsa da şirket hayatta kalmayı başardı.

Bazı analistler, yeni stratejinin Nokia’yı Cisco ve Ciena gibi güçlü rakiplerin olduğu değişken bir pazara soktuğu konusunda uyarsa da CEO Hotard kararlı. Hotard, "Hayatta kalmanın yolu her zaman düz bir çizgide ilerlemek değildir; bazen sadece dönmek ve yön değiştirmek zorundasınız" diyerek şirketin yeni vizyonunu özetledi.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok