Elon Musk ile Jeff Bezos arasındaki rekabet, ikilinin Ay için doğrudan yarışmaya başlamasıyla birlikte daha da kızışacak gibi görünüyor. Yıllarca Mars’a giden bir yol haritası çizen Musk, geçen hafta sürpriz bir şekilde SpaceX’in rotasını Ay’a çevirdiğini ve burada “kendi kendine büyüyen bir şehir” inşa etmek istediğini açıkladı. Bu hamle, onu rakibi Bezos ile aynı kulvara sokuyor. Bezos, roket şirketi Blue Origin’in avantaj elde etmesi için Ay’a odaklanmanın daha doğru bir strateji olacağına bahis yapmıştı. Amazon’un kurucusu, Ay’da üs kurmanın ve orada fabrikalar inşa etmenin faydalarını uzun süredir dile getiriyor.
Bu doğrudan rekabet, 21. yüzyılın uzay yarışını daha da alevlendirmeyi vaat ediyor ancak bu kez dönemin gerçek süper güçleri arasında: Milyarderler. Nesiller önce ABD ile o zamanki Sovyetler Birliği arasında Ay’a ulaşma yarışı, Soğuk Savaş’tan doğan bir bilim gösterisiydi. Her iki tarafın da kazanma arzusu, maliyetli projeleri körüklemişti.
Yıllardır Musk ve Bezos, yeniden kullanılabilir roketler geliştirmek, NASA sözleşmelerini kazanmak ve yıldızlara dair kimin fikirlerinin daha heyecan verici olduğunu göstermek için yarışıyor. Tercih ettikleri iniş noktaları, daha geniş uzay topluluğunu Ay ve Mars arasında bölmüş durumda.
Musk önde gidiyordu
Birçok açıdan bakıldığında Musk önde gibi görünüyordu. SpaceX, baskın bir fırlatma işi ve alçak Dünya yörüngesinde bir uydu ağı kurdu. Mars’a bir görevin bu yıl gerçekleşmesi bekleniyordu. Bir yıldan biraz daha uzun bir süre önce Musk, ABD Başkanı Donald Trump’ın ikinci dönemine başlaması ve NASA’nın Ay önceliklerine dair tartışmaların yeniden alevlenmesinin hemen öncesinde, kamuoyu önünde Mars’ı savunuyordu. O dönemde X platformunda, “Doğruca Mars’a gidiyoruz. Ay dikkat dağıtıcı” diye yazmıştı.
Ancak SpaceX’in bu yılın ilerleyen dönemlerinde halka arz hazırlığında olması ve Washington siyasetinin 2028’e kadar astronotları Ay’a geri gönderme yönünde değişmesiyle birlikte Musk’ın tutumu değişmiş görünüyor. Musk’ın, üç aylık dönemler üzerinden düşünen halka açık piyasa yatırımcılarını, henüz Kızıl Gezegen’e roket gönderebildiğini kanıtlamamış bir şirkete neden heyecan duymaları gerektiğine ikna edecek bir iş modeline ihtiyacı var. Gerçek hayatta bir Terminus yaratmanın fiyat/kazanç oranının ne olacağı ise belirsiz, üstelik bu hedef en iyi ihtimalle onlarca yıl sürebilir.
Ay’a fabrikalar kurmak
Musk, Mars planlarının hala sürdüğünü belirtti ancak şimdilik Ay Üssü Alpha fikrine daha fazla odaklanmış görünüyor. Bezos gibi Musk da artık Ay’da fabrikalar kurmaktan söz ediyor. Bu Musk’ın uzayda yapay zeka veri merkezleri kurma yönündeki daha geniş vizyonunun bir parçası ve nakit tüketen yapay zeka girişimi xAI’yi SpaceX ile birleştirmesinin arkasındaki gerekçelerden biri.
2002 yılında kurulan SpaceX, Soğuk Savaş’ın sona ermesinin ardından cazibesini yitiren uzay sektörünü yeniden canlandırmaya yönelik Musk’ın hamlesiydi. Musk, yeniden kullanılabilir roketler geliştirmenin fırlatma maliyetlerini düşüreceğini ve uzay yolculuğunu daha erişilebilir hale getireceğini düşünüyordu. Nihayetinde, sık sık dile getirdiği hedef doğrultusunda insanlığı çok gezegenli bir tür haline getirmek için Mars’a ulaşmak istiyordu.
Musk’ın yaşamı boyunca Mars’ta bir uygarlık kurabilmesi için önünde sınırlı sayıda fırsat penceresi var. En hızlı yolculuk için gezegenlerin hizalanması yaklaşık her 26 ayda bir gerçekleşiyor. Kendi koyduğu birçok son tarihi kaçırdıktan sonra Musk, 2024’te şirketin bu yılki sözde “transfer penceresinde” beş insansız gemi göndermesini ve 2028’de insanlı mürettebatı fırlatmadan önce hazırlık yapmasını hedeflemişti. Tüm bunlar, şirketin bunu gerçekleştirecek teknolojiyi geliştirmesine bağlıydı.
Birkaç umut verici test uçuşu yapılmış olsa da SpaceX, Starship adlı dev roketini henüz tam anlamıyla yörüngeye göndermedi. Ayrıca, Dünya’dan ayrıldıktan sonra Mars’a ulaşmak için gerekli yakıtın yörüngede aktarılması da hala büyük bir sorun. Bu süreçte SpaceX’in, NASA’nın Ay programına ilişkin yükümlülüklerini aksattığı da görüldü. Ekim ayında dönemin NASA vekil yöneticisi Sean Duffy, SpaceX’in Ay iniş aracı geliştirme çalışmalarında geride kaldığını söyledi. Daha sonra SpaceX, daha basitleştirilmiş bir plan sunduğunu açıkladı.
“Mars 20 yıldan fazla sürecek”
Tüm bunlar birlikte değerlendirildiğinde, şirketin Mars’a ulaşma çabalarını bir kez daha ertelemesi belki de şaşırtıcı değil. Geçen hafta Musk bazı zorlukları kabul etti. X’te yaptığı paylaşımda, “Öncelik değişikliği, Dünya’dan gelen ikmal gemilerinin doğal ya da insan kaynaklı bir felaket nedeniyle durması ve koloninin yok olması ihtimalinden endişe duymamdan kaynaklanıyor. Ay’daki şehri 10 yıldan kısa sürede kendi kendine büyüyebilir hale getirebiliriz ancak Mars, 26 aylık yineleme döngüsü nedeniyle 20 yıldan fazla sürecek” dedi.
Bir Ay üssü inşa etmek de küçük bir iş değil. Güneş’ten gelen radyasyonla ve aşırı sıcaklık dalgalanmalarıyla baş etmek gerekiyor. Ayrıca bir uygarlık kurmak için gerekli malzemelerin taşınması da şart. Musk, Starship’in gelecekteki versiyonlarıyla yüzeye ikmal yapmanın sorun olmayacağını söylüyor ve yılda 10 binden fazla uçuş gerçekleştirebileceğini öne sürüyor.
SpaceX geçen yıl 165 fırlatma yaptı. Blue Origin ise 2000 yılındaki kuruluşundan bu yana bunun yalnızca bir kısmını gerçekleştirdi. Bezos’un bu yavaş temposu ile Musk alay etti. Dünyanın en zengin insanı, birkaç yıl önce rakibine yönelik birçok iğnelemeden birinde, “İlerleme hızı çok yavaş ve önünde yeterince yıl kalmadı” demişti. Bezos ise ölçülü yaklaşımıyla övünüyor ve şirketinin maskotu olarak kaplumbağayı benimsiyor. Blue Origin’in istikrarlı yaklaşımının büyük karşılığını yakında alması bekleniyor. Şirket, bu yılın başlarında Ay’a ilk kargo uçuşunu indirmeyi planlıyor ve yörünge altı turizm faaliyetlerinden kaynaklarını Ay’a daha fazla odaklanmak üzere kaydırdı.