Londra merkezli enerji düşünce kuruluşu Ember tarafından yayımlanan Küresel Elektrik Görünümü Raporu, dünya elektrik sistemine ilişkin geniş kapsamlı veriler sundu. 91 ülkeyi kapsayan analiz, küresel elektrik talebinin yüzde 92’sini temsil ediyor.
Rapora göre 2025’te yenilenebilir enerji kaynakları ilk kez küresel elektrik üretiminin yüzde 33,8’ini karşıladı. Böylece temiz enerji, tarihsel olarak ilk kez kömürün üretim payını geride bırakmış oldu.
Güneş enerjisinde rekor büyüme
Güneş enerjisi, geçen yıl küresel temiz enerji artışının ana itici gücü oldu. Üretim yüzde 30 yükselerek son sekiz yılın en hızlı büyümesini kaydetti. Bu yükselişle birlikte güneşin toplam elektrik üretimindeki payı yüzde 8,7 seviyesine çıktı.
Rüzgar ve güneş birlikte değerlendirildiğinde, küresel elektrik talebindeki artışın neredeyse tamamını karşıladı. Özellikle güneş enerjisi, tek başına talep artışının yaklaşık dörtte üçünü üstlendi ve fosil yakıt kaynaklı üretim artışını sınırladı.
Türkiye’de güneş enerjisinde güçlü sıçrama
Türkiye, güneşten elektrik üretimini en fazla artıran ülkeler arasında 7. sırada yer aldı. Bu performansıyla küresel dönüşümde önemli bir oyuncu haline geldi.
Sıralamada Çin ilk sırayı alırken ABD ikinci, Hindistan üçüncü oldu. Brezilya, Pakistan ve Almanya bu ülkeleri takip etti. Türkiye’nin ardından İtalya gelirken, Fransa ve Hollanda da ilk 10’daki diğer ülkeler oldu.
Türkiye’nin yenilenebilir enerji payı dünya ortalamasını aştı
2025 yılında Türkiye, elektrik üretiminin yüzde 22’sini rüzgar ve güneşten sağladı. Bu oran, dünya ortalaması olan yüzde 17’nin üzerinde gerçekleşti.
Son iki yılda güneş enerjisinin Türkiye’nin elektrik üretimindeki payı da iki katına çıkarak yüzde 10,5 seviyesine ulaştı.
Hidroelektrikte gerileme ve doğal gaz etkisi
Her ne kadar rüzgar ve güneş üretimi artış gösterse de hidroelektrik üretimindeki düşüş, Türkiye’de fosil yakıt kullanımını artırdı. Küresel ölçekte hidroelektrik üretimi sabit kalırken, Türkiye 18 teravatsaatlik düşüşle Brezilya’nın ardından en büyük gerileme yaşayan ikinci ülke oldu.
Bu açık büyük ölçüde doğal gaz santralleriyle kapatıldı. Bunun sonucunda yıllık bazda yaklaşık 1,8 milyar dolarlık ek doğal gaz ithalatı oluştu.
Türkiye bölgesel enerji dönüşümünde öne çıkıyor
Ember Türkiye ve Kafkaslar Bölge Lideri Ufuk Alparslan, Türkiye’nin güneş ve rüzgar yatırımlarıyla çevresindeki birçok ülkeye göre daha ileri bir noktada bulunduğunu belirtti. Alparslan’a göre Türkiye, Orta Doğu, Kafkasya ve Orta Asya için önemli bir dönüşüm örneği haline gelmiş durumda.
Ayrıca Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapacak olmasının, temiz enerji alanındaki liderlik rolünü güçlendirebileceği ifade edildi.
Güneş ve rüzgar enerjisinin stratejik önemi artıyor
Uzman değerlendirmelerine göre Türkiye’de güneş ve rüzgar kaynakları yalnızca üretim artışı değil, aynı zamanda enerji güvenliği açısından da kritik bir konuma geliyor.
Bu kaynakların daha hızlı yaygınlaşması halinde, hidroelektrikteki dalgalanmaların dengelenebileceği ve fosil yakıt ithalatına olan bağımlılığın azalabileceği vurgulanıyor.