Ebola dünyadaki en ölümcül hastalıklardan biri. Ölüm oranı yüzde 90’a kadar çıkabildiği için hükümetlerin ulusal güvenliğe tehdit olarak değerlendirdiği son derece tehlikeli hastalıklardan biri. Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin kuzeydoğusunda başlayan ve komşusu Uganda’ya yayılan yeni salgın, virüsün kontrol altına alınmasının daha zor olabileceği yönünde endişelere yol açtı. Bunun nedeni, salgının nadir görülen Bundibugyo türünü içermesi ve bu türe karşı onaylanmış aşı ya da antikor tedavilerinin bulunmaması. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) 17 Mayıs’ta salgını “uluslararası öneme sahip halk sağlığı acil durumu” ilan etti.
Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezinin (Africa CDC) Genel Direktörü Jean Kaseya yaptığı açıklamada, Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde 17 Mayıs itibariyle 336 Ebola vakasının tespit edildiğini ve 87 kişinin yaşamını yitirdiğini belirtti.
Kongo’nun Ebola salgınlarına müdahale konusunda geniş deneyimi bulunuyor. Ancak ülkenin doğusundaki yıllardır süren çatışmalar, zayıf altyapı ve ABD yardım kesintilerinin ardından küresel sağlık programları üzerindeki artan baskı, müdahaleyi zorlaştırabilir.
Ebola nedir?
Ebola hastalığı, esas olarak Sahra Altı Afrika’da görülen orthoebolavirus ailesine ait virüslerden kaynaklanır. Altı tür tanımlanmış olsa da bunların yalnızca dördünün insanlarda hastalığa yol açtığı biliniyor. Bilim insanları, Ebola’nın enfekte hayvanlarla (şempanzeler, goriller ve yarasalar dahil) temas yoluyla insanlara geçtiğine inanıyor. Virüs, enfekte kişilerin vücut sıvıları veya kirlenmiş materyallerle doğrudan temas sonucu insanlar arasında yayılıyor. Salgınlar sırasında aile bireyleri ve sağlık çalışanları genellikle en yüksek risk altında.
Covid-19’a neden olan corona virüs gibi hava yoluyla bulaşan virüslerin aksine, Ebola gündelik temasla kolayca yayılmaz. Bulaşma genellikle hastaların ağır durumda olduğu veya öldüğü dönemlerde, vücut sıvılarına yakın temas gerektiriyor.
Bundibugyo türü neden önemli?
Mevcut salgının, ilk kez 2007 yılında Uganda’nın batısında tespit edilen nadir bir tür olan Bundibugyo ebola virüsü olduğu belirlendi. Daha önce yalnızca iki Bundibugyo salgını kaydedildi; 2007’de Uganda’da ve 2012’de Doğu Kongo’da. Bu nedenle bilim insanları bu virüs hakkında, daha yaygın ve daha ölümcül olan Zaire türüne kıyasla çok daha az bilgiye sahip.
Çoğu Ebola aşısı ve antikor tedavisi, kayıtlardaki en büyük Ebola salgını olan ve 11 binden fazla kişinin ölümüne yol açan 2013-2016 Batı Afrika salgınının ardından özellikle Zaire ebola virüsüne karşı geliştirildi. Virüs Gine, Liberya ve Sierra Leone’nin ötesine geçerek komşu ülkelere yayıldı; Avrupa ve ABD’de de izole vakalar görüldü. Bu durum, Bundibugyo türüne karşı kullanılabilecek tıbbi önlemleri sınırlıyor. Doktorlar hala Gilead Sciences şirketinin remdesivir adlı antiviral ilacını değerlendirebilir ancak bu türe özel lisanslı aşılar veya onaylı monoklonal antikor tedavileri bulunmuyor.
Kongo’daki salgın neden endişe yarattı?
Sağlık yetkilileri, salgının tespit edilmeden önce haftalarca yayılmış olabileceğini söylüyor. Virüs Kongo’nun doğusunda, Kinşasa’ya 1.700 kilometreden fazla uzaklıkta bulunan, çatışmalardan etkilenen ve ulaşımı zor Ituri eyaletinde yayılıyor. Bölgede yollar kötü durumda, sağlık altyapısı sınırlı ve aktif silahlı gruplar bulunuyor.
Salgının merkezi, on binlerce işçinin uzak kamplar ile yakındaki ticaret merkezleri arasında hareket ettiği bir altın madenciliği bölgesi olan Mongbwalu çevresinde yoğunlaşıyor. Yaklaşık 700 bin nüfuslu eyalet başkenti Bunia’da da şüpheli enfeksiyonlar tespit edildi. Uganda ve Güney Sudan sınırları boyunca sık seyahat edilmesi, salgının bölgesel ölçekte daha geniş yayılma riskini artırıyor. Uganda, Kongo’dan gelen yolcular arasında az sayıda enfeksiyon vakası kaydetti.
Dünya Sağlık Örgütü’nün acil durum ilanı ne anlama geliyor?
“Uluslararası Öneme Sahip Halk Sağlığı Acil Durumu” (PHEIC) olarak bilinen bu tanımlama, Dünya Sağlık Örgütü’nün uluslararası sağlık hukuku kapsamındaki en yüksek resmi alarm seviyesi. Sınır ötesi halk sağlığı riski oluşturan ve koordineli uluslararası müdahale gerektiren olağanüstü salgınlar için kullanılıyor.
DSÖ daha önce Covid-19, maymun çiçeği (mpox), çocuk felci ve önceki Ebola salgınları için de PHEIC ilan etmişti. Bu ilan, mevcut salgının küresel bir pandemiye dönüşmesinin beklendiği anlamına gelmiyor ancak finansman, teknik destek ve hazırlık çalışmalarını harekete geçirmeyi amaçlıyor. DSÖ, ülkelerin özellikle sınır ötesi yayılma riski taşıyan komşu devletlerde hastalık gözetimini, laboratuvar testlerini, temaslı takibini, sınır kontrollerini ve tedavi hazırlıklarını güçlendirmesi gerektiğini belirtti.
Ebola virüsünün belirtileri neler?
Belirtiler aniden başlayabilir ve ateş, halsizlik, kas ağrısı, baş ağrısı ve boğaz ağrısını görülebilir. Bunları kusma, ishal ve bazı durumlarda iç ya da dış kanamalar izler. Virüs bağışıklık sistemine ve birçok organa saldırarak organ yetmezliği ve ölüme neden olabilir. Bazı Ebola hastalarında uzun vadeli komplikasyonlar gelişebiliyor. Bunlar arasında kronik ağrı, göz hastalıkları ve nörolojik belirtiler var. Araştırmacılar ayrıca virüsün gözler, merkezi sinir sistemi ve testisler gibi bağışıklık sisteminden görece korunaklı bölgelerde aylar hatta yıllar boyunca kalabildiğini ortaya koydu. Bu durum nadir de olsa cinsel yolla bulaşmaya veya salgının yeniden ortaya çıkmasına yol açabilir.
Ebola nasıl tedavi ediliyor?
Erken tedavi, hayatta kalma şansını artırıyor. Hastalara genellikle susuz kalmayı önlemek için damar yoluyla sıvı ve elektrolit veriliyor ayrıca oksijen desteği, tansiyonu dengeleyen ilaçlar ve ikincil enfeksiyonlar ile komplikasyonlara yönelik tedaviler uygulanıyo. Zaire ebola virüsü için iki antikor tedavisi onaylanmıştır ancak bunlar Bundibugyo enfeksiyonları için onaylı değil.
Ebola aşısı var mı?
Ervebo aşısının Ebola’nın Zaire türüne karşı oldukça etkili olduğu biliniyor ve önceki salgınlarda Kongo’da yaygın şekilde kullanıldı. Aşı enfekte kişilerle temas edenler ve ön saflardaki sağlık çalışanlarını hedef alan “halka aşılama” kampanyalarıyla uygulanmıştır. Şu anda Bundibugyo ebola virüsüne karşı yaygın olarak onaylanmış bir aşı bulunmuyor.