ABD’de 30-49 yaş arasındaki yetişkinlerin neredeyse yarısının en az bir dövmesi var. Ancak artan popülerliklerine rağmen bilim insanlarının dövmelerin vücutla nasıl etkileşime girdiği konusunda bilmediği çok şey var. Dövme yaptırdığınızda, bir sanatçı iğneler kullanarak mürekkebi cildinizin 1 ila 3 milimetre altına yerleştiriyor. Bu işlem ve mürekkebin kendisi bağışıklık tepkileri ve bakteriyel enfeksiyonlar da dahil olmak üzere çeşitli reaksiyonlara yol açabilir. Bazı araştırmacılar dövmelerin kanser gibi daha uzun vadeli komplikasyonlara neden olup olamayacağını araştırıyor. New York Eyalet Üniversitesi’nin bir parçası olan Binghamton Üniversitesi’nde kimyager olarak görev yapan John Swierk, “Bilim camiası olarak dövmelerin kesinlikle güvenli ya da güvensiz olduğunu söyleyebileceğimiz bir noktada değiliz” dedi. New York Times’a konuşan Swierk yapılan araştırmaların, bu soruların yanıtlanmasına doğru atılmış bir adım olduğunu söyledi.
Araştırmalar ne söylüyor?
Dövmeleriyle ilgili sorun yaşayan insanların sayısını bilmek zor olsa da araştırmalar bu oranın yüzde 2 ile yüzde 67 arasında olduğunu tahmin ediyor. Bazı komplikasyonlar diğerlerinden daha yaygın. Danimarka’daki bir dövme kliniğinde birkaç yüz kişi üzerinde yapılan bir araştırmada, komplikasyonların yüzde 11’inin bakteriyel enfeksiyonlardan, yüzde 37’sinin ise alerjik reaksiyonlardan kaynaklandığı bulundu.
New York’ta dermatolog olan Dr. Marie Leger, enfeksiyonların dövme yaptırdıktan sonraki birkaç gün içinde ortaya çıkabileceğini söyledi. Bu enfeksiyonlar kızarıklığa ve ateşe neden olabilir ve çoğu zaman antibiyotik tedavisi gerektirir. Nedeni kontamine olmuş ekipman, ciltteki bakterilerin yaraya girmesi veya mürekkebin kendisi olabilir. 2012 yılında bilim insanları, açılmamış bir mürekkep kabındaki bir bakteri türünün bir salgının kaynağı olduğunu tespit etti. Bu durum, üretim sırasında kontaminasyon yaşanmış olabileceğini düşündürdü. Geçen ay ABD Gıda ve İlaç Dairesi’ndeki araştırmacılar, test ettikleri 200’den fazla mürekkebin yüzde 35’inde bakteri bulduklarını bildirdi; bunların arasında steril olduğu belirtilen mürekkepler de vardı.
Dr. Leger’a göre alerjiler ise dövme yaptırdıktan sonraki günler veya haftalarda, cildin özellikle hassas olduğu dönemde kullanılan bakım ürünlerine karşı gelişebilir. Kızarıklığa veya kaşıntıya neden olabilirler ve belirtiler kremlerle kontrol altına alınabilir. Mürekkebe karşı daha uzun vadeli alerjiler aylar veya yıllar sonra ortaya çıkabilir. Dr. Leger, bunların kırmızı mürekkeplerde daha sık görüldüğünü söyledi. Kaşıntılı veya kabarık bölge belirli bir renkle sınırlı olabilir: Örneğin bunu kırmızı bir gülün içinde fark edebilir ancak gülün yeşil yapraklarında görmeyebilirsiniz. Ağır vakalarda doktor, örneğin pigmenti içeren cildin dış tabakasının kazınarak çıkarılması yoluyla dövmenin silinmesini önerebilir.
Yale Üniversitesi’nde dermatolog olan Dr. Christopher Bunick, başka bağışıklık sistemi tepkilerinin de dövme yapıldıktan yıllar sonra dövmenin üzerinde kabarcıklar şeklinde ortaya çıkabileceğini söyledi. Bu reaksiyonlar aylarca veya yıllarca sürebilir ve genellikle topikal kortikosteroidlerle tedavi edilir.
Uzmanlar bu tepkileri neyin tetiklediğinden emin değil. Bunun nedenlerinden biri, dövme mürekkebi şişelerindeki etiketlerin içeriği her zaman tam olarak açıklamaması. Dr. Swierk ve meslektaşları 2024 yılında yaptıkları araştırmada, test ettikleri mürekkeplerin yüzde 83’ünün etikette belirtilmeyen pigmentler veya katkı maddeleri içerdiğini tespit etti. Avrupa’da dövme mürekkebindeki bazı bileşenleri sınırlayan düzenlemeler bulunuyor ancak Amerika Birleşik Devletleri’nde böyle bir düzenleme yok.
Dövmeler kanser riskini artırır mı?
Ağır metaller gibi bazı mürekkep bileşenleri sağlık sorunlarına yol açabilir. Araştırmalar, dövmede kullanılan mürekkebin bir kısmının kişinin lenf düğümlerine ulaştığını gösteriyor. Bilim insanları, mürekkebin kimyasal yapısının veya vücudun mürekkebe karşı gösterdiği bağışıklık tepkisinin kansere yol açıp açamayacağını araştırmaya yeni başlıyor.
2024 yılında İsveç’teki Lund Üniversitesi’nde epidemiyolog olan Christel Nielsen’in de aralarında bulunduğu araştırmacılar, geniş kapsamlı bir çalışmada dövmesi olan kişilerin lenfoma riskinin daha yüksek olabileceğini buldu. Ancak Dr. Nielsen, lenfoma riskinin zaten çok düşük olduğunu ve görülen artışın dövmelerin kansere neden olduğunu kanıtlamadığını söyledi. Yine de bu sorunun daha fazla araştırılmayı hak ettiğini belirtti. Lenfoma riski üzerine yapılan diğer çalışmalar da kesin bir sonuca ulaşmadı. Aynı durum dövmeler ile cilt kanseri arasındaki ilişkiyi inceleyen araştırmalar için de geçerli. Dr. Leger, “Bunu kesinlikle ciddiye almamız gerektiğini düşünüyorum ancak henüz gerçekten aralarında bir bağlantı olup olmadığını bilmiyoruz” dedi.
Sağlık risklerine karşı ne yapılmalı?
Dr. Bunick, dövme yaptıracaksanız öncesinde bölgede açık yara olmadığından emin olmanın ve sonrasında dövmeyi temiz tutup güneşten korumanın önemli olduğunu söyledi. Dr. Leger, alerjiler konusunda endişeleriniz varsa kırmızı pigmentlere dikkat etmenizi önerdi. Dövme yaptırdıktan aylar veya yıllar sonra enfeksiyon belirtileri ya da cildinizin dokusunda değişiklikler fark ederseniz doktora görünmeniz gerektiği konusunda da uyardı.
Deneyimli bir dövme sanatçısıyla çalışmak da yardımcı olabilir. Dr. Swierk, “Dövme sanatçıları ciddi profesyoneller ve enfeksiyonlar ve hatta alerjilerle ilgili bilinen kesin risklerin çoğu, iyi bir sanatçıyla çalışılarak azaltılabilir” dedi. Sonuç olarak, dövme yaptırma kararı kişisel bir tercih. Dr. Swierk, “Dövme yaptırmak için pek çok iyi neden var ve insanların burada belirli bir belirsizlik bulunduğunu göz önünde bulundurarak karar vermeleri gerekiyor. Ama bu, dövme yaptırmamaları gerektiği anlamına gelmiyor” ifadelerini kullandı.