Ekonomi dünyasının kalbinin attığı Davos koridorlarında bu yıl alışılagelmişin dışında, derin bir özeleştiri havası hakimdi. Genellikle küresel sistemin başarılarının kutlandığı bu zirvede, bu kez dünyanın en büyük varlık yöneticisi BlackRock’ın CEO’su Larry Fink’in paylaştığı düşünceler, finansal mimarinin geleceğine dair oldukça gerçekçi ve bir o kadar da düşündürücü bir perspektif sundu. Fink’in konuşması, sadece bir teknoloji vurgusundan ziyade aslında son 30 yıldır işlemeyen bazı dişlilerin nasıl tamir edilebileceğine dair bir arayışın yansıması olarak okumak gerekiyor.
Sistemin geçen 30 yıl boyunca toplumun geniş kesimlerine beklenen refahı tam anlamıyla sunamadığı gerçeği, bugün artık sadece sokaktaki insanın dışında finansın zirvesindeki isimlerin de kabul ettiği bir fenomen haline geldi. Buna bir de yapay zekanın beyaz yakalı iş gücü üzerindeki dönüştürücü hatta yer yer sarsıcı etkileri eklendiğinde, karşımıza çıkan tablo yeni bir çıkış yolunu zorunlu kılıyor. İşte bu noktada 10 trilyon dolardan fazla varlığı yöneten BlackRock’ın CEO’su Larry Fink, “tokenizasyon” kavramını bir kurtarıcı değil sistemin doğal ve gerekli bir evrimi olarak karşımıza çıkarıyor.