Dünya Bankası ve Uluslararası Finans Kurumu (IFC) yetkilileri, İstanbul'da düzenlenen toplantıda Türkiye'deki yatırımlara ilişkin soruları yanıtladı. Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Jean Christophe Carret, kurumun Türkiye'deki yatırımları hakkında detaylı bilgiler paylaştı. Carret, Türkiye’de halen uygulama aşamasında olan projelerin toplam büyüklüğünün yaklaşık 23 milyar dolar olduğunu belirterek, "Haziran sonunda tamamlanan son mali yılımızda 5,6 milyar dolar finansman sağladık. Bu mali yıl içinde yaklaşık 4 milyar dolarlık yeni finansman daha sağlamaya yönelik çalışmalarımız devam ediyor." dedi.
Türkiye'nin kurumsal yatırımlardaki konumuna dikkati çeken Carret, "Geçtiğimiz yıl Türkiye, Dünya Bankası’nın gelişmekte olan ekonomilere yönelik mevcut kaynaklarından en fazla yararlanan ülke oldu." ifadesini kullandı. Carret, Türkiye'nin son dönemde küresel ölçekte en büyük müşterilerden biri haline geldiğini ve Hindistan, Brezilya, Nijerya ve Pakistan gibi büyük ülkeleri geride bıraktığını kaydetti.
Bankanın istihdam yaratan projelere öncelik verdiğini dile getiren Carret, ulaştırma, enerji ve su gibi altyapı yatırımlarında hükümete destek sağladıklarını bildirdi. Carret, önümüzdeki dönemde dijital teknolojiler ve yapay zekanın da bu alanlara ekleneceğini anlattı. KOBİ'lerin rekabet güçlerini artırmasının temel hedeflerinden biri olduğunu vurgulayan Carret, bu kapsamda Dünya Bankası finansmanının ulusal kalkınma bankaları aracılığıyla kullandırıldığını kaydetti.
Enerji ve demir yolu ulaştırması odak noktasında
Dünya Bankası Grubu ile Türkiye arasındaki köklü ortaklığın yeni işbirliği alanları için güçlü bir temel oluşturduğuna değinen Carret, mevcut görüşmelerin enerji ve demir yolu üzerinde yoğunlaştığını aktardı. Carret, enerji alanındaki projelere işaret ederek, "Türkiye elektrik iletim altyapısına yönelik yatırımlarını artırmayı ve ekonominin elektrifikasyonunu hızlandırmayı hedeflerken, Dünya Bankası Grubu olarak, yalnızca Dünya Bankası değil IFC ve MIGA’yı da kapsayacak şekilde, kamu ve özel sektör yatırımlarını bir araya getirerek bu iddialı gündemi nasıl destekleyebileceğimizi görüşüyoruz." değerlendirmesini yaptı.

Türkiye’nin 2035 yılına kadar elektrifikasyonu yüzde 35 artırmaya yönelik planları çerçevesinde TEİAŞ ile görüşmelerin sürdüğünü söyleyen Carret, "Türkiye’nin Yüksek Gerilim Doğru Akım (HVDC) teknolojisini kullanacak ilk elektrik koridoru konusunda TEİAŞ ile görüşmeler halihazırda devam ediyor. Bu, ortaklığımız açısından önemli yeni bir alan olabilir. Gereken yatırımın ölçeğini desteklemek üzere kamu finansmanı ile özel sermayeyi, teknik uzmanlığımız ve büyük ölçekli proje finansmanı konusundaki deneyimimizle bir araya getirebiliriz." şeklinde konuştu. Carret, ilk koridorun Akdeniz kıyısından İstanbul’a kadar yaklaşık 700 kilometre uzanacağını ve elektriğin başlıca talep merkezlerine güvenilir biçimde taşınmasına yardımcı olacağını belirtti.
İkinci odak alanının demir yolu ulaştırması olduğunu kaydeden Carret, "Hükümetle Orta Koridor’un geliştirilmesi konusunda halihazırda işbirliği yapıyoruz. Şimdi ise bu ortaklığı Güney Koridoru’nu da kapsayacak şekilde nasıl derinleştirebileceğimize ve organize sanayi bölgelerini iki ana ulaştırma koridoruna bağlayan son kilometre demir yolu bağlantılarını (LMC) finanse eden mevcut projeyi nasıl büyütebileceğimize bakıyoruz." diye konuştu. Carret, bu yeni gelişmelerin ölçekli yatırımlar gerektirdiğini ve özel sermayeyi harekete geçirmek için iyi bir fırsat olduğunu dile getirdi.
Özel sektör yatırımlarında rekor yılı yaşandı
IFC Türkiye, Kazakistan ve Özbekistan Direktörü Lisa Kaestner ise toplantıda IFC'nin özel sektöre yönelik faaliyetlerini ve portföy büyüklüğünü anlattı. Türkiye'nin IFC portföyünde Brezilya ve Hindistan’ın ardından üçüncü sırada bulunduğunu belirten Kaestner, "Türkiye 70 yıldır IFC üyesi ve geçtiğimiz yıl rekor bir yıl oldu. Haziran sonunda tamamlanan 2026 mali yılımızda Türkiye’de 5,5 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirdik ve bu rakamı artırmaya devam etmeyi umuyoruz." dedi.
Kaestner, IFC’nin son 10 yılda Türkiye’de yaklaşık 25 milyar dolar finansman sağladığı bilgisini paylaştı. Lojistiğin de IFC’nin öncelikli alanlarından biri olduğunu bildiren Kaestner, Antalya Havalimanı projesi kapsamında 1,2 milyar dolarlık özel sermayenin harekete geçirildiğini ifade etti. 2023 yılındaki depremlere dikkati çeken Kaestner, etkilenen bölgelerdeki mikro ve küçük işletmeleri desteklemek amacıyla beş Türk bankası aracılığıyla yaklaşık 530 milyon dolar finansman sağlandığını aktardı.
Finanse edilen projelerde dayanıklılık kriterlerinin şart olduğunu vurgulayan Kaestner, "Bir şirketi finanse ediyorsak, bir bina inşa ediliyorsa veya üretim kapasitesi artırılıyorsa, finanse edilen bina veya altyapının depreme dayanıklılığı da dahil olmak üzere, faaliyetlerin sürdürülebilirliğini sağlamak için gereken finansmanı sunuyoruz." ifadesini kullandı. Kaestner, Türkiye’deki tüm faaliyetleri aracılığıyla altyapının dayanıklılığını desteklediklerinin altını çizdi.