;
Arama

Hürmüz Boğazı için geçiş ücreti tartışması: Maliyet yükü Körfez ülkelerine binebilir

İran savaşın sona erdirilmesine yönelik müzakerelerin bir parçası olarak, Hürmüz Boğazı'nda petrol tankerlerinden geçiş ücreti alma hakkının resmen tanınması için baskı yapıyor. Ekonomistler, yeni bir geçiş ücreti sisteminin toplam maliyetin yüzde 80 ila yüzde 95'ini üstlenecek olan Körfez ülkeleri üzerinde ağır bir yük oluşturacağını belirtiyor.

10 Nisan 2026, 11:53 Güncelleme: 10 Nisan 2026, 11:59

İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması, dünya genelinde tüketicileri ve işletmeleri zorluyor. Ancak ekonomistlere göre Tahran’ın talep ettiği yeni bir geçiş ücreti sisteminin maliyeti büyük ölçüde Basra Körfezi ülkelerini etkileyecek. Bu da ABD ve diğer ülkelerin buna karşı çıkmak için sınırlı ekonomik teşviklere sahip olabileceğini gösteriyor. İran, savaşı sona erdirmeye yönelik müzakerelerin bir parçası olarak ABD’yi, petrol tankerlerinden geçiş ücreti alma hakkını resmen tanımaya zorluyor. Bu ücretin varil başına yaklaşık 1 dolar ya da gemi başına 2 milyon dolara kadar çıkabileceği belirtiliyor.

Analistlere göre Hürmüz’de bir ücret gişesi kurulması uluslararası hukuku ihlal eder ve küresel ticarete darbe vurabilecek bir adım olur. Capital Economics verilerine göre boğaz, dünya deniz yoluyla taşınan petrolün yaklaşık dörtte biri ve deniz yoluyla taşınan doğalgazın beşte biri için ana ihracat rotası. Gelişmiş ekonomilerden oluşan G7 ülkelerinin dışişleri bakanları mart ayı sonunda yayımladıkları ortak bildiride güvenli ve ücretsiz geçişin derhal yeniden sağlanması çağrısında bulundu.

Trump’ın çelişkili yaklaşımı

Ancak ABD Başkanı Donald Trump çelişkili sinyaller verdi. İran ile olası bir ortak geçiş ücreti girişimini, uzun vadeli bir barış anlaşmasına yardımcı olması halinde küresel kuralları değiştirebilecek “güzel bir şey” olarak nitelendirdi. Fakat perşembe gecesi sosyal medya paylaşımında Trump, “İran’ın Hürmüz Boğazı’ndan geçen tankerlere ücret aldığına dair haberler var. Böyle bir şey olmamalı ve eğer oluyorsa hemen durdurulmalı!” dedi.

ABD-İran ateşkesine rağmen, Birleşik Arap Emirlikleri’nde Abu Dabi’nin devlet petrol şirketinin başındaki Sultan Al Jaber’e göre boğaz fiilen Tahran tarafından kapalı kalmaya devam ediyor. İran, arabuluculara bu ateşkes kapsamında boğazdan geçen trafiği günde yaklaşık bir düzine gemiyle sınırlayacağını ve güvenli geçiş için ücret alacağını bildirdi.

Rekabet nedeniyle üreticiler maliyeti karşılamak zorunda kalır

Denizcilik yapay zeka şirketi Windward’a göre ateşkes ilan edilmeden bir gün önce boğazdan 11 gemi geçti (dördü giriş, yedisi çıkış); bu sayı savaş öncesinde günde 100’ün üzerindeydi. S&P Global Market Intelligence verilerine göre ertesi gün yalnızca dört geminin geçişine izin verildi. Bu da şimdiye kadar nisan ayındaki en düşük sayı oldu.

Ekonomistler, varil başına 1 dolarlık bir ücretin petrol fiyatları veya dünya ekonomisi üzerinde büyük bir etkisi olmayacağını söylüyor. Petrol küresel olarak fiyatlanan bir emtia olduğundan, Kuveyt ve BAE gibi Basra Körfezi üreticileri bu maliyeti basitçe fiyatlara yansıtamaz çünkü uzun vadede ABD gibi bu ücreti ödemek zorunda olmayan bölgelerle rekabet ederler. Bu da maliyetin Körfez üreticileri tarafından karşılanacağı anlamına gelir.

Maliyetlerin yaklaşık yüzde 80’ini üstlenebilirler

Belçika’daki Université Libre de Bruxelles’ten ekonomi profesörü Guntram Wolff’a göre bu durum, hafta sonu başlaması planlanan ateşkes görüşmelerinde geçiş ücretinin daha olası bir sonuç haline gelmesine yol açabilir. Wolff’un hesaplamalarına göre Körfez ülkeleri toplam geçiş ücretlerinin yaklaşık yüzde 80 ila yüzde 95’ini, yani varil başına 2 dolar olması halinde sadece petrol sevkiyatları için yılda 14 milyar dolara kadar olan kısmını ödeyebilir. Londra’daki Berenberg Bank’ın başekonomisti Holger Schmieding de Körfez ülkelerinin maliyetlerin yaklaşık yüzde 80’ini üstlenebileceğini tahmin ediyor.

Wolff’a göre varil başına 1 ila 2 dolar arasındaki geçiş ücretleri, dünya petrol fiyatlarını savaş öncesi seviyelere kıyasla yalnızca varil başına yaklaşık 0,05 ila 0,40 dolar artırabilir. Bu artış, savaşın başlangıcından bu yana görülen yaklaşık 35-40 dolarlık yükselişin çok küçük bir kısmı. Maliyete rağmen Körfez ihracatçıları, boğazdan yeniden geçiş yapabilmenin sağlayacağı büyük fayda nedeniyle Tahran ile bir anlaşmayı yine de tercih edebilir.

Londra’daki Capital Economics’in baş ekonomisti Neil Shearing, “Birçok Körfez ülkesinde marjinal üretim maliyeti çok düşük ve bazı durumlarda varil başına 20 doların altında. Vergi tamamen üreticiler tarafından karşılansa bile üretim kararları üzerinde sınırlı bir etkisi olur” ifadelerini kullandı. 

İran Petrol, Gaz ve Petrokimya Ürünleri İhracatçıları Birliği sözcüsü Hamid Hosseini, çarşamba günü yaptığı açıklamada İran’ın bu kritik deniz yolundan geçen tankerlerden varil başına 1 dolar tarife aldığını ve ödemeleri yaptırımlar nedeniyle izlenememesi veya el konulamaması için kripto para ile kabul ettiğini söyledi. Hosseini, Basra Körfezi’ndeki Arap ihracatçıların Çin para birimiyle ödeme yapmaları halinde geçişte ayrıcalık elde edeceğini belirtti: “Basra Körfezi’nden ham petrol alan bir alıcı ödemeyi yuan ile yaparsa, bu onların Hürmüz’den geçmesine yardımcı olur” dedi.

Ancak maliyet tek faktör değil. Washington’daki Peterson Institute for International Economics’te kıdemli araştırmacı Jacob Kirkegaard’a göre Hürmüz için bir geçiş ücreti sisteminin onaylanması, en az 150 yıldır ABD’nin küresel stratejik konumunun temelini oluşturan seyrüsefer özgürlüğünü geriye götürür. Bu durum küresel bir emsal oluşturabilir ve dünya genelinde ülkelerin küresel dar boğazlardan geçen ticarete benzer ücretler koymasına yol açabilir.  Örneğin Danimarka, tarihsel olarak kraliyetin önemli gelir kaynaklarından biri olan geçiş ücretlerini teorik olarak yeniden uygulamaya koyabilir.

Yeni bir jeopolitik risk kaynağı olabilir

Geçiş ücretlerinden elde edilecek gelirler de seviyesine bağlı olarak İran rejimini yılda milyarlarca hatta on milyarlarca dolar zenginleştirebilir. Tahran ileride ücretleri önemli ölçüde artırmaya karar verebilir ve bu da küresel üretim üzerinde baskı oluşturabilir. Ücret seviyesine ilişkin belirsizlikler, küresel enerji piyasaları ve dünya ekonomisi için yeni bir jeopolitik risk kaynağı yaratabilir. Bu arada Körfez ülkelerinin boğazı baypas etmek için petrol boru hatlarına yatırım yapması muhtemel.

Öte yandan Hürmüz’de bir geçiş ücreti sistemi, İran’ın önemli müttefiklerinden biri olan Çin tarafından da muhtemelen karşılanacaktır. 31 Mart’ta Çin, Pakistan ile ortak açıklamasında taraflara “boğazdan normal geçişin mümkün olan en kısa sürede yeniden sağlanması” çağrısında bulundu. Kirkegaard, “Dünyanın en büyük ticaret ülkesi, ekonomisi tamamen ihracata dayalıyken 18. ve 19. yüzyıllara geri dönmek istemez” dedi.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok