;
Arama

ABD iş dünyasında 'Trump'ın ikinci dönemi' sancısı: Şirketler için yeni hayatta kalma rehberi

ABD şirketleri, Donald Trump’ın ikinci döneminin ikinci yılına girerken zorlu bir gerçekle yüzleşiyor: Trump'ın şahsi müdahaleleri, piyasa dinamikleri kadar belirleyici bir güce dönüştü. Kredi kartı faizlerine yüzde 10 sınır getirme çağrısından, enerji devlerine yapılan Venezuela baskısına kadar birçok radikal adımı yönetmeye çalışan CEO'lar, yaklaşık bir asırdır görülen en müdahaleci Beyaz Saray yönetimi karşısında stratejilerini yeniden yazıyor.

14 Ocak 2026, 15:31
ABD iş dünyasında 'Trump'ın ikinci dönemi' sancısı: Şirketler için yeni hayatta kalma rehberi
ABD Başkanı Trump, Venezuela müdahalesinin ardından petrol şirketi yöneticilerini topladı (Depophotos)

Amerikan iş dünyası (Corporate America), Donald Trump'ın ikinci başkanlık döneminde daha önce tecrübe etmediği bir baskı ve belirsizlik ortamından geçiyor. Wall Street'i şaşkına çeviren kredi kartı faizlerine yüzde 10 tavan getirilmesi çağrısı, enerji şirketlerinin Venezuela'nın petrol altyapısını onarmaya zorlanması ve Fed Başkanı Jerome Powell'a yönelik cezai soruşturma tehditleri, iş dünyasındaki dengeleri kökünden sarstı.

Trump, medya devlerine yönelik halka açık saldırılarını sürdürürken, gümrük tarifesi tehdidini de masada tutmaya devam ediyor. Bu durum, Oval Ofis ile endüstri devleri arasındaki geleneksel ilişki normlarını yerle bir etmiş durumda.

Exxon ve JPMorgan'dan nadir itirazlar

Beyaz Saray'ın artan baskılarına karşı bazı şirketlerin direnç gösterdiği görülüyor. JPMorgan Chase & Co., Trump’ın kredi kartı direktifine karşı "tüm seçeneklerin masada olduğunu" duyurdu. Petrol devlerinin Venezuela gündemiyle Beyaz Saray'da toplandığı zirvede ise Exxon Mobil CEO'su Darren Woods, ülkeyi "yatırım yapılamaz" olarak nitelendirerek nadir görülen bir muhalefet sergiledi. Ancak bu çıkış, Başkan Trump'ın sert tepkisini çekti.

Şirketler, siyasi sadakat göstermek ile ticari itibarlarını korumak arasında hassas bir denge kurmaya çalışıyor. Sciences Po'dan tarihçi Jonathan Levy, Trump'ın yönetim tarzını "patrimonyal" olarak tanımlayarak, "Sadakat yasalara veya kurumlara değil, doğrudan kendisine olmalı. Otoritesi kişiliğine dayalı ve başkalarını kendine bağımlı kılarak yönetiyor" değerlendirmesinde bulundu.

Biden'ın soğukluğundan Trump'ın 'kişisel' ilgisine

Joe Biden döneminde Beyaz Saray ile mesafeli bir ilişki yaşayan ve sendikalara yakın politikalardan rahatsız olan iş dünyası, Trump'ın dönüşüyle farklı bir etkileşim tarzıyla karşılaştı. Biden'ın elektrikli araç zirvesine Elon Musk'ı davet etmemesi gibi olayların ardından, Trump'ın yemin töreninde Jeff Bezos, Mark Zuckerberg ve Sundar Pichai gibi isimlerin en ön sıralarda yer alması, rüzgarın döndüğünün işaretiydi.

Eski Beyaz Saray Genel Sekreter Yardımcısı Taylor Budowich, Trump'ın odağının Amerikan ekonomisi olduğunu belirterek, "CEO'lar saçma anlatıları bir kenara bırakıp onun karşısına oturduklarında sonuç aldılar" ifadelerini kullandı.

2026 yılı için CEO'lara 'Trump'ı yönetme' rehberi

Bloomberg Businessweek'e konuşan ve isimlerinin gizli kalmasını isteyen bir düzineden fazla yönetici, lobici ve Beyaz Saray'a yakın kaynak, şirketlerin bu yeni dönemde hayatta kalmak için geliştirdiği 5 maddelik stratejiyi ortaya koydu.

1. İçeri girmenin bir yolunu bulun

Trump, cep telefonu numarasını yöneticilere vermesiyle ve doğrudan aranmayı sevmesiyle biliniyor. United Airlines CEO'su Scott Kirby, "Onu sevin ya da nefret edin, ulaşılabilir biri" diyor. Ancak ikinci dönemde erişim daha kontrollü. Doğrudan hattı olmayan CEO'lar için Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü Susie Wiles, Hazine Bakanı Scott Bessent veya Ticaret Bakanı Howard Lutnick gibi isimler kilit rol oynuyor. Brian Ballard gibi "MAGA" lobicileri de erişim için kritik öneme sahip. CEO'lar, başkanla görüşemese bile, Jim Goyer gibi irtibat ofisi yetkilileriyle Washington'daki popüler mekanlarda bir araya gelmenin yollarını arıyor.

2. Sessizce manevra yapın

Trump'ın ilgi alanı New York emlak çevresinden teknoloji dünyasına kaymış durumda. Nvidia CEO'su Jensen Huang gibi isimlerle kurulan yakın ilişkiler, ihracat izinleri gibi somut kazanımlara dönüşebiliyor. Öte yandan Apple gibi şirketler, Demokrat yönetimlerle geçmiş bağı olan yöneticilerini (örneğin Lisa Jackson) daha geri planda tutarak çatışmadan kaçınıyor. Resmi görüşmelerde hediyeler de etkili oluyor; Apple CEO'su Tim Cook'un altın tabanlı cam tabak hediyesi veya İsviçreli yöneticilerin Rolex saat ve altın külçe takdimi buna örnek gösteriliyor.

3. Eğitin, sızlanmayın

Uzmanlara göre en iyi yaklaşım, şikayet etmek yerine "eğitmek". Trump'ın brifing dosyalarını okumadığı bilindiği için, yöneticilerin karmaşık konuları basit ve görsel materyallerle anlatması öneriliyor. Target CEO'su Brian Cornell'in gümrük vergilerinin tüketiciye etkisini verilerle anlatması başarılı bir örnek olarak gösterilirken, Walmart CEO'su Doug McMillon'ın Trump'ın sosyal medyadaki saldırısına sessiz kalarak yanıt vermemesi de bir başka strateji olarak öne çıkıyor. Kavgacı bir tutum sergileyenler ise Beyaz Saray'ın gazabına uğrama riski taşıyor.

4. Mecra mesajın kendisidir

Trump'ın mesajlarını yaymak için oluşturduğu muhafazakar medya ekosistemi ve Elon Musk'ın X platformu, şirketler için kritik bir alan. Coca-Cola, Trump'ın "gerçek şeker kullanımı" konusundaki müdahalesini bir pazarlama fırsatına dönüştürerek, yeni ürününü Trump yönetimine yakınlığıyla bilinen Fox Business kanalında tanıttı. Benzer şekilde Eli Lilly CEO'su Dave Ricks de yeni ilaç yatırımını aynı kanalda duyurarak "Amerika'yı yeniden sağlıklı yapma" vizyonuna atıfta bulundu.

5. Her şey bir alışveriştir

"Anlaşma Sanatı"nın yazarı için her etkileşim bir işlem (transaction) niteliği taşıyor. Bunun en çarpıcı örneği Intel ile yaşandı. Trump'ın eleştirdiği Intel, CEO değişikliği ve yapılan özel görüşmelerin ardından hükümetin 8,9 milyar dolarlık hisse alımıyla kurtarıldı. Serbest piyasa ilkelerine aykırı bu hamle, Beyaz Saray tarafından "yeni normal" olarak sunuldu. Şirketler ayrıca, ülkenin 250. yıl kutlamalarına sponsor olarak veya Beyaz Saray balo salonunun 400 milyon dolarlık yenileme masrafına katkıda bulunarak yönetimin gözüne girmeye çalışıyor. Coinbase, Lockheed Martin ve Palantir gibi şirketler her iki projeye de sponsor olarak işini sağlama alanlar arasında.

2026 belirsizliği sürüyor

Siyasi danışman Phil Singer, Trump'ın siyasi geleceğinin her zamankinden daha fazla tehdit altında olduğu bu dönemde, yöneticilerin işinin daha da zorlaşacağını belirtiyor. Kuralların her an değişebileceği bu ortamda uzmanların CEO'lara tavsiyesi net: "Stratejinizi tükenmez kalemle değil, kurşun kalemle çizin ve silginizi hazır tutun."


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok