Arama

ABD Başkanı Trump’ın gümrük tarifesi muafiyetlerinin ardında ne var?

ABD Başkanı Donald Trump’ın yeni bir gümrük tarifesi muafiyetleri dalgası, hangi sektörlerin bu kazançlı istisnalardan neden yararlandığı tartışmalarını yeniden gündeme getirdi.

31 Temmuz 2026, 15:33

ABD Başkanı Donald Trump’ın yeni küresel gümrük tarifeleri sonrası Avrupa elmas sektörü derin bir nefes aldı. Doğal elmaslar bir kez daha tarifelerden muaf tutuldu. Yeni açıklanan muafiyet, geçen yıl Avrupalı yetkililerle yürütülen müzakerelerin ve küresel elmas sektörüne hakim olan Anvers merkezli bir elmas grubunun aylar süren yoğun lobi faaliyetlerinin ardından geldi. Ayrıca muafiyet kararı yayınlanmadan hemen önce Trump için özel tasarlanmış dikkat çekici bir hediye de sunuldu.

Birkaç hafta önce, dünyanın işlenmemiş elmaslarının büyük bölümünü ve işlenmiş elmaslarının yaklaşık yarısını yöneten Antwerp World Diamond Center saat büyüklüğünde 18 ayar altından yapılmış bir yüzüğü tanıttı. Yüzük, 321 elmasın yanı sıra onlarca safir, zümrüt ve yakutla süslenmişti ve Amerika’nın 250. kuruluş yıldönümünü anmak amacıyla Trump’a hediye edildi. Yüzüğün iki yanında büyük elmaslardan oluşan iki adet “T” harfi bulunuyor. Ayrıca Trump’ın başkanlık dönemlerine gönderme yapan “45” ve “47” rakamları, bir logonun içinde elmaslarla çevrelenmiş durumda. İç kısmına ise “Donald John Trump için Anvers’te üretildi” ifadesi kazınmış.

Bu defa muafiyetler daha geniş

Sektör, Trump’ın Avrupa Birliği ile bir ticaret anlaşmasına varmasının ardından geçen yıl tarifelerden muaf tutulmuştu. Ancak ABD'de Yüksek Mahkeme bu tarifeleri şubat ayında iptal edince ve Trump bunların yerine yenilerini getirince, elmas ithalatı yeniden cezalandırıldı. Açıklanan yeni tarifeler, Trump yönetiminin zorla çalıştırılarak üretilen ürünlerin ithalatını yasaklayan yasaları çıkarmadığını veya uygulamadığını iddia ettiği 80’den fazla ülkeyi hedef alıyor. Ancak yüzde 10 ile yüzde 12,5 arasında değişen bu tarifeler, öncekilere kıyasla daha fazla muafiyet içeriyor.

Tarifeler petrol ve doğalgazdan bakıra, çip üretim makinelerine, kimyasallara ve elmaslara kadar geniş bir ürün yelpazesine uygulanmayacak. Bu muafiyetler, ABD’li tüketicilere ve çelik ile alüminyum üreticileri, çiftçiler ve teknoloji şirketleri gibi bazı sektörlere milyarlarca dolarlık gümrük maliyeti tasarrufu sağlayacak.

New York Times'a göre yüzük hediyesinin, ABD Başkanı'nın elmas sektörünü tarifelerden muaf tutma kararını doğrudan etkilediğine dair herhangi bir kanıt bulunmuyor. Ancak yeni muafiyet listesi, hangi sektörlerin tarifelerden muaf tutulması gerektiği ve bunun nedenleri konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Beyaz Saray Sözcüsü Kush Desai, Trump yönetiminin geçen yaz Avrupa Birliği ile varılan ticaret anlaşmasının bir parçası olarak elmaslara ayrıcalıklı gümrük tarifesi uygulanmasını kabul ettiğini söyledi.

Desai, mevcut tarifelerde elmasların muaf tutulmasının “yönetimin anlaşmadaki yükümlülüklerini yerine getirmeye devam ettiğini gösterdiğini” belirterek, “Trump yönetiminin karar alma sürecini yönlendiren tek özel çıkar, Amerikan halkının en iyi çıkarıdır” dedi.

Gümrük tarifelerini müzakere eden Amerika Birleşik Devletleri Ticaret Temsilciliği Ofisi’nden bir yetkili ise kurumun bu hediyeden haberdar olmadığını ve bunun muafiyet kararında hiçbir rol oynamadığını söyledi. Trump’ın ilk başkanlık döneminde yönetim, şirketlerin muafiyet başvurusu yapabileceği bir süreç oluşturmuştu. Ancak bu sistem, bazı çevreler tarafından adaletsiz ve düzensiz olmakla eleştirildi.

İkinci başkanlık döneminin başlarında Trump ve destekçileri, geçmişte verilen muafiyetlerin ABD’ye ithalatı azaltmada etkisiz kalan “İsviçre peyniri” gibi delik deşik bir sistem yarattığını savunarak tarifelerde hemen hiçbir istisna veya muafiyet olmayacağını sık sık dile getirmişti.

Aradan bir yıldan fazla zaman geçtikten sonra Trump yönetimi yaklaşımını değiştirdi ve tarifeleri daha hassas hale getirmek, olumlu etkisi olmayacak belirli ürün kategorilerini muaf tutmak için çalıştığını açıkladı. Bunlar arasında tedarik zincirlerini aksatabilecek hammaddeler, tarifeye tabi tutulmaları halinde ekonomi genelinde sorun yaratabilecek ürünler ve ABD’de yetiştirilemeyen ya da üretilemeyen mallar yer alıyor.

ABD’li yetkililer ayrıca Avrupa Birliği, Bangladeş, İsviçre ve Tayvan gibi bazı hükümetlerin ticaret anlaşmaları kapsamında müzakere ettiği belirli muafiyetlerin de tanındığını söyledi. Üst düzey bir yönetim yetkilisi geçen hafta gazetecilere yaptığı açıklamada, Trump’ın Amerikan tedarik zincirleri açısından hangi muafiyetlerin en mantıklı olacağı konusunda karar verdiğini belirtti.

Muafiyet kararları neden alındı?

Yeni muafiyetlerin bir kısmı, daha önce 2025 tarifelerinde yer alan ancak daha sonra Yüksek Mahkeme tarafından iptal edilen istisnalara benziyor. Bunlar arasında Meksika, Kanada ve Orta Amerika ile yapılan ticaret anlaşmaları kapsamındaki ürünlere yönelik muafiyetler de bulunuyor. Kasım ayında Trump yönetimi, Amerikalılar enflasyonla mücadele ederken bazı ürünlerin fiyatlarının daha da yükselmesini önlemek amacıyla sığır eti, kahve, muz, domates ve diğer bazı ürünlere uygulanan tarifeleri kaldırmıştı.

Diğer muafiyetlerin ise çip üretimi ve veri merkezleri gibi stratejik sektörlerin ABD’de gelişmeye devam edebilmesini sağlama amacı taşıdığı açıkça görülüyor. Teknoloji yöneticileri aylardır Trump yönetimine, ihtiyaç duydukları yabancı makine ve bileşenlere uygulanacak tarifelerin yeni fabrikalar ve yapay zeka veri merkezleri kurma hızlarını yavaşlatacağını anlatıyordu. Maliyetlerin düşürülmesi için yönetim nezdinde girişimlerde bulunan çiftçiler ise ekipman ve gübrelerin tarifelerden muaf tutulmasını sağladı.

Ticaretin etkilerini araştıran Trade Partnership Worldwide adlı kuruluşun Başkanı Dan Anthony, ilk hesaplamalarına göre yönetimin zorla çalıştırma gerekçesiyle getirilen tarifeler kapsamında ABD ithalatının yaklaşık yarısını muaf tuttuğunu söyledi. Bunun, geçen hafta süresi dolan önceki yüzde 10’luk küresel tarifede sağlanan muafiyet oranına benzer olduğunu belirtti. Anthony’ye göre en büyük yeni muafiyetler; çelik ve alüminyum üretiminde kullanılan metal atıkları ve hurdalar, çiftçilerin ihtiyaç duyduğu bazı kimyasallar ile yüksek teknoloji üretiminde kullanılan makineler için getirildi.

Zorla çalıştırma kıstası

Ticaret uzmanları arasında gümrük tarifelerine yönelik eleştirilerden biri, bu tarifelerin tekstil, kahve, altın, Brezilya cevizi, kakao ve mineraller gibi zorla çalıştırma sorununun kronik olduğu birçok sektörü muaf tutmuş olması. Bu ürünlerin tamamı, ABD Çalışma Bakanlığı tarafından hazırlanan zorla çalıştırma ve çocuk işçiliğine ilişkin yıllık raporda özellikle öne çıkarılıyor. Bakanlık, özellikle Endonezya ve Malezya'dan ithal edilen palm yağını gündeme getirmiş ve bu iki ülkeye, söz konusu ürünler için özel muafiyet tanındığını belirtmiştir.

Sheffield Hallam Üniversitesi'nde insan hakları profesörü olan ve Biden yönetiminde zorla çalıştırmaya karşı yaptırımların uygulanması konusunda görev yapan Laura Murphy, gümrük tarifelerinden muaf tutulan paprika ürününe dikkat çekti. Paprika, Trump'ın "Amerika'yı Yeniden Sağlıklı Yap" hareketini destekleyenler arasında kırmızı gıda boyasına popüler bir alternatif olarak kullanılıyor.

Ancak yakın zamanda yapılan testler, ABD'de üretildiği belirtilen paprikanın büyük bölümünün aslında Çin'de üretildiğini ve bunun önemli bir kısmının Sincan bölgesinden geldiğini ortaya koydu. ABD, zorla çalıştırma endişeleri nedeniyle Sincan'dan yapılan ithalatı yasaklamıştı. Dünyanın en büyük paprika üreticisi olan Chenguang Biotech adlı Çinli şirket ise 2023 yılında, zorla çalıştırma kullandığı gerekçesiyle ABD hükümetinin kara listesine alınmıştı.

ABD'li ticaret yetkilileri ise kendi yetki alanlarının çalışma yasaları değil, ticaret olduğunu ifade ediyor. Onlara göre son gümrük tarifesi düzenlemesi, ABD'nin bugüne kadar uluslararası çalışma hakları konusunda attığı en kapsamlı adımı temsil ediyor. Yetkililer ayrıca Trump yönetiminin zorla çalıştırmaya ilişkin diğer yasaları sıkı biçimde uyguladığını ve yeni tarifelerin amacının doğrudan zorla çalıştırmayı denetlemek değil, ülkeleri zorla çalıştırılarak üretilen mallara yönelik kendi ithalat yasaklarını benimsemeye teşvik etmek olduğunu savunuyor. 


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok