Arama

Yaban mersininde küresel lig hedefi

Yalova’da 2022 yılında 5 bin saksıyla yola çıkan Alova Farm, bugün 125 bin saksıya ulaştı; yıl sonunda 200 bin saksı kapasitesini hedefliyor.

06 Temmuz 2026, 09:24

Yüksek katma değerli tarım, teknoloji ve girişim sermayesini aynı modelde buluşturan Alova Farm, Türkiye’de yaban mersini üretiminde yeni bir ölçek yaratmayı hedefliyor. Yalova’nın Altınova ilçesinde kurulan şirket, 2022 yılında 5 bin saksıyla başladığı üretim yolculuğunda bugün 125 bin saksıya ulaştı. Şirketin yıl sonu hedefi ise 200 bin saksı.

Alova Tarım’ın kurucusu Levent Sarılgan’a göre bu kapasite, iki yıl içinde yaklaşık bin ton yaban mersini üretimi demek. Bu ölçek, Türkiye’de üretilen toplam yaban mersininin yaklaşık yüzde 10’unu tek başına karşılayabilecek. Şirketin daha büyük hedefi ise üretimi 500 dönüme çıkararak 250 bin saksı ve bin 500 ton meyve kapasitesine ulaşmak. Uzun vadeli planda ise mevcut yaklaşık 400 dönümlük üretim alanının aşamalı olarak bin dönüme çıkarılması var.

Şirket, 2030 sonrasında Türkiye’de yaban mersini üretiminin 20 bin ton seviyelerine ulaşacağını, iç pazarda fiyatların dengeleneceğini ve yurt dışı fiyatlarının daha yüksek kalacağını öngörüyor. Bu nedenle Alova Farm yapılanmasını küresel partnerlikler ve ihracat odağına göre kuruyor. Sarılgan, uluslararası partnerleriyle kurdukları yapı sayesinde ürettikleri ürünün küresel pazara yönlendirilebileceğini ifade ediyor. 

Yatırım dönüm noktası oldu

Alova Farm Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Levent Sarılgan, şirketin hikâyesinin emeklilik döneminde Altınova’daki arazilerine yerleşmesiyle başladığını anlatıyor. Sarılgan, ilk olarak 10 dönümlük bir çilek serası kurduğunu, ardından ahududu, böğürtlen, frenk üzümü, bektaşi üzümü ve yaban mersini dahil olmak üzere farklı berry (üzümsü meyveler) türlerinde denemeler yaptığını söylüyor.

Sarılgan’a göre, Alova Farm’ın yaban mersini üretimi Türkiye’de yüksek kaliteli berry üretiminin eksikliğinden doğdu. İlk dönemde topraksız çilek üretimi yapan Sarılgan, kaliteli üretim ile düşük standartlı üretimin aynı pazarda rekabet etmek zorunda kalmasının sürdürülebilir olmadığını gördü. Üç yıl süren çilek deneyiminin ardından yönünü tamamen yaban mersinine çevirdi. Yurt dışındaki fuarlarda kaliteli yaban mersini çeşitlerini inceleyen Sarılgan, Türkiye’de geçmişte lisanssız üretim ve doku kültürüyle çoğaltma sorunları nedeniyle nitelikli çeşitlere erişimin zorlaştığını öğrendi. Bu süreç, şirketin lisanslı, kontrollü ve uluslararası standartlarda üretim yapma stratejisinin temelini oluşturdu.

Tarım yatırımları üzerine yaptığı bir arama sonucunda Letven Capital’e ulaşan Sarılgan, şirketin Genel Müdürü Kamil Kılıç ile bir araya geldi. Kılıç’ın “Sen yap, biz destek olalım” yaklaşımıyla ortaklık süreci başladı. 

Alova Farm kayalık, eğimli, bataklık ya da atıl durumdaki alanları ileri tarım mühendisliği uygulamaları, teraslama sistemleri, kontrollü üretim teknolojileri ve akıllı sulama altyapılarıyla yüksek verimli yaban mersini bahçelerine dönüştürdü. Sarılgan, 45 derece eğimli yamaçlarda ve bataklık arazilerde üretim yaptıklarını belirterek, “Suyunuz olduğu sürece topraksız tarımla bu katma değerli ürünü her yerde yetiştirebilirsiniz” diyor. 

Teknoloji odağı

Alova’nın üretim modeli topraksız tarım ve saksı bazlı kontrollü üretim üzerine kurulu. Bu modelde her bitki bağımsız olarak takip edilebiliyor; su, gübre ve besin elementleri bitki bazında yönetilebiliyor. Üretimde akıllı sulama ve gübreleme sistemleri kullanılıyor. Su arıtma sistemleriyle bitkilere verilen suyun içeriği kontrol ediliyor; bakteri, mikro mineral ve istenmeyen etmenler elimine edilerek bitkinin ihtiyaç duyduğu besin elementleri yükleniyor. Bu sayede hem daha hızlı büyüme hem de daha kaliteli meyve elde edilmesi hedefleniyor.

Tarım teknolojileri şirketi Agromini tarafından geliştirilen akıllı sulama ve veri yönetim sistemleri, Alova Farm'ın üretim altyapısında kullanılıyor. Sulama ve üretim süreçleri dijital olarak izleniyor, veriler analiz ediliyor ve kaynak kullanımında maksimum verimlilik hedefleniyor.

Küresel işbirliği 

Alova Farm, dünya standartlarında üretim için uluslararası iş birliklerine odaklanıyor. Şirketin genetik materyal tarafındaki en önemli iş ortaklarından biri, dünyanın önde gelen yaban mersini genetik programlarından SEKOYA. SEKOYA çeşitleri yüksek kalite, uzun raf ömrü ve taşıma dayanıklılığıyla uluslararası pazarlarda tercih edilen ürünler arasında yer alıyor.

Sarılgan’a göre SEKOYA, dünya genelinde sınırlı sayıda özel üyeye sahip güçlü bir yapı. Alova Farm’ın kurduğu bahçeler, SEKOYA tarafından örnek bahçe olarak gösteriliyor. Bulgaristan ve Romanya’dan üreticilerin Alova Farm’ı ziyaret ederek üretim modelini incelediğini belirtiyor. Şirketin uluslararası büyüme stratejisinde önemli rol oynayan bir diğer yapı ise ABD merkezli dünyanın en büyük taze meyve ve sebze pazarlama kooperatiflerinden biri olan North Bay Produce. Sarılgan, 200 bin saksı kapasitesine ulaşıldığında Alova Farm’ın North Bay’in dünyadaki 32’inci tedarikçisi olmasını hedeflediğini belirtiyor.  

Paketleme yatırımı

Alova Farm’ın son dönemdeki en önemli yatırımlarından biri de yeni paketleme ve kalite kontrol tesisi oldu. Yaban mersini bahçelerine yaklaşık yarım kilometre mesafede kurulan ve yaklaşık iki milyon dolar yatırımla kurulan tesis, sadece Alova Farm’ın değil, bölgedeki ve Türkiye’deki yaban mersini üreticilerinin ürünlerini de dünya standartlarında paketleyebilecek bir altyapı sunmayı hedefliyor. Tesisin paketleme kapasitesi saatte yaklaşık 2,5 ton seviyesinde. Yıllık 8 bin tonluk ihracata aracılık edebilecek kapasiteye sahip tesis, yurt dışında üretilen yaban mersinini de paketleyerek Avrupa’ya ihracatına imkân sağlayacak. Kamil Kılıç (solda) ve Levent Sarılgan

Tesiste İspanyol teknoloji şirketi Elifab’ın yapay zekâ destekli sınıflandırma ve ayıklama sistemleri kullanılıyor. Görüntü işleme teknolojisiyle çalışan sistem, meyveleri boyut, renk, sertlik, yüzey kalitesi ve dayanıklılık kriterlerine göre milimetrik hassasiyetle analiz ediyor. İnsan gözünün fark etmekte zorlanacağı kalite farklılıkları dahi sistem tarafından tespit edilerek ürünler otomatik olarak sınıflandırılıyor.

Meyveden 100 milyon dolar gelir

Letven Capital Genel Müdürü Kamil Kılıç, Türkiye’nin yaban mersini üretiminde çok büyük bir kapasiteye sahip olduğunu belirterek, Türkiye’nin kuzey şeridindeki sekiz ilde doğru üretim modeli kurgulanırsa dört yıl içinde 200 bin ton üretim hacmine ulaşmanın mümkün olduğunu sölüyor.

Kılıç, Letven Capital’in bu ekosistemi oluşturmak için pazarın yüzde 20’sini kontrol edecek yaygın bir yapı kurmayı hedeflediğini ifade ediyor. Letven Capital bünyesindeki Ecofolio kitle fonlama şirketiyle küçük yatırımcıların da en az 25 dönümlük ölçeklerle bu alana dahil edilmesi amaçlanıyor.

Kılıç, Türkiye’de girişim sermayesi fonlarının toplam büyüklüğünün yaklaşık 500 milyar TL’ye ulaştığını, 520 girişim sermayesi fonunun 59 portföy yönetim şirketi tarafından yönetildiğini belirtiyor. Ancak Türkiye’de girişim sermayesinin gayri safi yurtiçi hasılaya oranının yaklaşık yüzde 1 seviyesinde kaldığını, Avrupa ortalamasının yüzde 8, ABD’nin yüzde 20, Singapur’un yüzde 17 ve Lüksemburg’un yüzde 13 seviyesinde olduğunu vurguluyor.

Kılıç’a göre Türkiye’nin küresel bir oyuncu haline gelebilmesi için dışarıdan güçlü sermaye çekmesi gerekiyor. Bu potansiyeli açığa çıkarmanın yolu ise “değer ekonomisi” yaratmaktan geçiyor. Alova Farm, bu değer ekonomisinin en somut örneklerinden biri.

Kılıç, Yalova’da kivi arazilerinin yüzde 10’una karşılık gelen 7 bin dönümlük alanda yaban mersini üretimi yapılması halinde yalnızca meyve üretiminden 100 milyon dolarlık gelir yaratılabileceğini belirtiyor. Aynı modelde su kullanımının 10’da 1’e düşürülebileceğini, gelirin ise 5 katına çıkabileceğini ifade ediyor.

Yaban mersini pazarı 13 milyar dolar

Letven Capital’in küresel öngörülerine göre önümüzdeki 10 yılda dünyadaki toplam meyve-sebze ticaret hacminin 600 milyar dolardan 800 milyar dolara yükselmesi bekleniyor. Sektör genelinde yüzde 30 büyüme öngörülürken, yaban mersini pazarında çok daha hızlı bir büyüme bekleniyor. Kılıç’a göre iki yıl önce 6 milyar dolar seviyesinde olan yaban mersini pazarı kısa sürede 13 milyar dolara doğru ilerliyor. 

Yaban mersininin güçlü antioksidan özelliği ve dünyada yükselen sağlıklı yaşam, uzun yaşam ve fonksiyonel beslenme trendleri, ürünü stratejik hale getiriyor.  Türkiye’de yaban mersini iç pazarı da hızlı büyüyor. Sarılgan, geçen yıl iç pazarda talebin yüzde 35 arttığını, buna karşılık üretimin yalnızca yüzde 15 büyüyebildiğini belirtiyor. 

Yeni fon planı

Letven Capital Genel Müdürü Kamil Kılıç dünyanın en büyük tarım teknolojileri hızlandırma programıyla ortaklaşa Türkiye merkezli yeni bir fon oluşturduklarını, bu fonun bir ayağının da Lüksemburg’da olacağını belirtiyor. Fonun amacı, Türkiye’de geliştirilen yerli tarım teknolojilerini yurt dışına taşımak ve küresel arenadaki gelişmiş teknolojileri Türkiye’ye getirerek çift yönlü bir köprü kurmak. Kılıç, teknoloji fonu için henüz net bir büyüklük açıklamadıklarını ancak yatırım yaptıkları başka bir alanda 150 milyon dolarlık fon kurmak için çalıştıklarını söylüyor. 


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok