Arama

TUCSA, Türkiye’de çelik yapıların payını artıracak dönüşüm planını açıkladı

Türk Yapısal Çelik Derneği (TUCSA), Türkiye’de yapı stokunda yüzde 3 - 5 seviyesinde olduğunu belirttiği çeliğin payını beş yıl içinde en az yüzde 15’e çıkarmayı hedefliyor. Derneğin önerisi, modüler üretim ve fabrika tipi yapılaşmayla kentsel dönüşümün hızlandırılması ve tamamlanmış yapı ihracatının geliştirilmesi.

14 Ekim 2026, 16:00 Güncelleme: 14 Ekim 2026, 17:18
TUCSA, Türkiye’de çelik yapıların payını artıracak dönüşüm planını açıkladı
TUCSA Yönetim Kurulu Başkanı Selami Gürel ve TUCSA Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Melih Şimşek

Türk Yapısal Çelik Derneği (TUCSA), Türkiye’de yapısal çelik kullanımını artırmak amacıyla yeni dönem hedeflerini açıkladı. Derneğin “Çelik Gibi Sağlam Bir Türkiye İçin” başlıklı manifestosunda, yapı stokunda çeliğin payının önümüzdeki beş yılda en az yüzde 15’e çıkarılması hedefi yer alıyor. TUCSA, bu kapsamda modüler yapı üretimi, kalite standartları, sürdürülebilirlik ve üretimde yeni teknolojilerin kullanımına odaklanıyor.

1992’den bu yana faaliyet gösteren ve Avrupa Yapısal Çelik Birliği (ECCS) üyesi olan dernek, Türkiye’nin çelik üretim kapasitesinin yapı sektöründe daha fazla değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor. TUCSA’nın verilerine göre, Türkiye’de yapı stokundaki çelik payı yüzde 3 - 5 düzeyinde.

Türkiye, 2025’te 38,1 milyon ton ham çelik üretimiyle dünyanın yedinci, Avrupa’nın ise ikinci büyük üreticisi oldu. TUCSA üyelerinin yıllık çelik konstrüksiyon üretim kapasitesi yaklaşık 750 bin ton, yıllık ihracatı ise 450 bin ton seviyesinde. Dernek, mevcut üretim kapasitesinin daha yüksek katma değerli yapısal çelik sistemlerine ve tamamlanmış yapı ihracatına yönlendirilmesini hedefliyor.

Yapı üretimini fabrikalara taşıma önerisi

TUCSA Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Melih Şimşek, kentsel dönüşümün yalnızca mevcut yapıların yenilenmesi olarak değil, sanayi kapasitesini ve mühendislik birikimini geliştirecek bir dönüşüm fırsatı olarak ele alınması gerektiğini söylüyor. Şimşek’e göre modüler çelik sistemlerinin yaygınlaştırılması ve yapı üretiminin şantiyelerden fabrikalara taşınması, şantiye süresini üçte bire indirebilir.

Derneğin “Yapı Fabrikaları” olarak adlandırdığı model, konut bileşenlerinin fabrika ortamında üretilip sahada birleştirilmesine dayanıyor. Şimşek, yılda 500 bin modüler konut üretimi için 3,5 milyon ton yapısal çeliğe, 120 bin kişilik iş gücüne ve 20 bin metrekare büyüklüğünde 135 fabrikaya ihtiyaç duyulacağını ifade etti. Bu kapasiteyle üç yılda 1 milyon modüler çelik konut üretilebileceğini savunan Şimşek, modelin istihdam ve ihracat açısından da fırsat yaratabileceğini söyledi.

TUCSA, modüler üretim modelinin özellikle kentsel dönüşümde, konutlarda ve okul ile hastane gibi kamusal yapılarda kullanılmasını öneriyor. Derneğe göre fabrika ortamındaki kontrollü üretim, yapı kalitesinin artırılmasına ve inşaat süreçlerinin kısaltılmasına katkıda bulunabilir.

Hedef, yapı malzemesi yerine tamamlanmış yapı ihraç etmek

Manifestonun başlıklarından biri de ihracat modelinin değiştirilmesi. TUCSA, Türkiye’nin çelik ve diğer inşaat malzemelerindeki üretim gücünü tamamlanmış yapılara dönüştürerek uluslararası pazarlara açılmasını hedefliyor. Dernek, modüler yapıların ihracatının geliştirilmesiyle mühendislik, üretim ve teknolojinin aynı değer zincirinde buluşturulabileceğini belirtiyor.

TUCSA Yönetim Kurulu Başkanı Selami Gürel de Türkiye’nin çelik üretim kapasitesinin yapı güvenliği ve kentsel dönüşüm için daha etkin kullanılmasını gerektiğini söyledi. Gürel'e göre güvenli yapılaşma yalnızca malzeme seçimiyle değil, tasarımdan üretime ve uygulamaya kadar bütün sürecin birlikte ele alınmasıyla mümkün.

Kalite standartları ve dijital üretim gündemde

Derneğin dönüşüm gündemindeki bir diğer madde de kalite ve teknik yeterliliğin geliştirilmesi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile yürütülen iş birliği kapsamında TUCSAMARK sisteminin güçlendirilmesi hedefleniyor. TUCSA AKADEMİ aracılığıyla ise sektörde sürekli eğitim, teknik yetkinlik ve nitelikli iş gücünün geliştirilmesi amaçlanıyor.

Üretimde yapay zeka destekli algoritmik modelleme, robotik otomasyon ve dijital ikiz teknolojilerinin kullanılması da manifestoda yer alan başlıklar arasında. Dernek, bu teknolojilerin üretim verimliliğini ve kaliteyi artırarak sektörün uluslararası rekabet gücüne katkı sağlayabileceğini belirtiyor.

Sürdürülebilirlik kapsamında ise yapısal çeliğin geri dönüştürülebilirliği, kuru montaj yöntemleri ve döngüsel ekonomi yaklaşımı öne çıkıyor. TUCSA, bu uygulamaların Türkiye’nin iklim hedefleriyle uyumlu yapılaşma modellerinin geliştirilmesinde rol oynayabileceğini savunuyor.

Dernek, yeni dönem hedeflerinin hayata geçirilmesi için kamu kurumlarına mevzuat düzenlemeleri, yatırımcılara ise endüstriyel yapı üretim modellerini değerlendirme çağrısı yaptı.

TUCSA’nın dönüşüm gündemi, 2 Aralık’ta düzenlenecek 27. Yapısal Çelik Günü Zirvesi’nde ele alınacak. Zirvede kamu, sanayi, akademi, mimarlık, mühendislik ve yatırım dünyasından temsilcilerin bir araya gelmesi planlanıyor.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok