Covid-19 pandemisi dünya genelinde evden çalışma oranlarında büyük bir artış tetikledi. Bu fırtınalı dönemden sonra ABD'de evden çalışma oranları ücretli iş günlerinin yaklaşık yüzde 25'i seviyesine oturdu. Çalışma Düzenlemeleri ve Tutumları Anketi'nin (SWAA) Ocak 2024 ile Aralık 2025 arasındaki verilerine dayanan yeni bir araştırma, esnek çalışmanın geleceğine ışık tutuyor.
Cevat Giray Aksoy, Jose Maria Barrero, Nicholas Bloom ve meslektaşlarının yayımladığı çalışmaya göre evden çalışma oranları şirket ve yönetici yaşıyla doğrudan bağlantılı. Araştırma, 2015'ten sonra kurulan şirketlerdeki çalışanların, 1990'dan önce kurulanlara kıyasla neredeyse iki kat daha fazla evden çalıştığını gösteriyor.
Yeni şirketlerde esneklik kalıcılaşıyor
En yüksek evden çalışma oranları pandemi civarında, özellikle 2020 yılında kurulan şirketlerde görülüyor. Yeni firmalar uzaktan çalışmayı destekleyen yeni teknolojileri benimsemeyi daha kolay buluyor. Eski firmalar ise uzun süredir devam eden kurumsal pratiklerini değiştirmekte zorlanıyor.
Makalenin yazarlarından ve ayrıca King’s College London'da Baş Araştırma Ekonomisti olan Cevat Giray Aksoy, Forbes Türkiye'nin sorularını yanıtladı. Aksoy, "Pandemi döneminde kurulan şirketlerin büyüdükçe tamamen geleneksel ofis modeline döneceğini düşünmüyorum. Çünkü bu firmalar iş süreçlerini, yönetim pratiklerini ve işe alım stratejilerini en baştan uzaktan veya hibrit çalışmaya göre kurdular. Bu nedenle evden çalışma onlar için geçici bir kriz çözümü değil, şirket kültürü ve iş modeliyle daha fazla bütünleşmiş bir uygulama" dedi.
Şirketler büyüdükçe ortaya çıkacak yeni ihtiyaçlara da değinen Aksoy, "Tabii şirketler büyüdükçe daha fazla koordinasyon, eğitim, mentorluk ve kurum kültürü ihtiyacı ortaya çıkabilir. Bu nedenle tamamen uzaktan çalışmadan ziyade daha yapılandırılmış hibrit modellere geçmeleri muhtemel. Ancak bunun eski tip haftada beş gün ofise dönüş anlamına geleceğini sanmıyorum. Daha çok, hangi işlerin ofiste, hangi işlerin uzaktan daha verimli yapılacağını ayıran daha esnek bir model ortaya çıkıyor" ifadelerini kullandı.
Genç yöneticiler ve kendi işini yapanlar zirvede
Evden çalışma kalıpları, dikkati çeken bir liderlik özelliği olan CEO yaşıyla da güçlü bir bağa sahip. CEO yaşı arttıkça ortalama evden çalışma günleri istikrarlı bir şekilde düşüyor. Verilere göre, 30 yaşın altındaki CEO'ların yönettiği şirketlerde haftada ortalama 1,4 gün evden çalışılırken, bu oran 60 yaş ve üzeri CEO'larda 1,1 güne iniyor. Kadın CEO'ların bulunduğu şirketlerde oranlar daha yüksek görünse de araştırmacılara göre bu etki istatistiksel olarak anlamsız kalıyor.
Çalışmanın ortaya koyduğu üçüncü önemli gerçek, kendi işinde çalışanların esneklik avantajını sonuna kadar kullanması. Kendi işini yapanlar, işveren büyüklüğüne bağlı olarak, maaşlı çalışanlara göre iki ila üç kat daha fazla evden çalışıyor. Kendi işinde çalışanlar ABD iş gücünün yaklaşık onda birini oluşturuyor. Bu nedenle ekonomideki toplam evden çalışma günlerinin büyük bir kısmı bu grup tarafından gerçekleştiriliyor.
Maaşlı çalışanlarda tam zamanlı uzaktan çalışma oranı düşükken, kendi işini yapanların tamamen uzaktan çalışma ihtimali üç kat daha fazla. Orta ölçekli, yani 10 ila 100 çalışana sahip şirketlerde ise evden çalışma oranları bir miktar daha düşük kalıyor. Ancak bu küçük farklar, kendi işinde çalışanlar ile maaşlı çalışanlar arasındaki büyük uçurumun yanında oldukça önemsiz kalıyor. Koordinasyon ve kurum içi temsil sorunlarının kendi işini yapanlar için geçerli olmaması, bu yüksek oranları kısmen açıklıyor.
Jenerasyonel değişim piyasayı dönüştürüyor
Araştırmacılar, bu bulguların iş yerlerindeki değişimin tek tip olmadığı konusunda uyarıda bulunduğunu belirtiyor. Genç firmalar ve iş liderleri yeni dijital araçlara ve yönetim pratiklerine daha yatkın olduğundan, evden çalışmanın önümüzdeki dönemde genişlemeye devam etmesi bekleniyor. Mevcut şirketler katı ofis kurallarını sürdürse bile, liderler değiştikçe esnekliğin artacağı öngörülüyor.
Piyasaya giren yeni jenerasyonun etkisine değinen araştırmacı Cevat Giray Aksoy, "Jenerasyonel değişim ise yavaş ama güçlü bir mekanizma. Eski firmalar daha katı ofis kuralları uygulasa bile, yeni kurulan firmalar piyasaya girdikçe ve genç yöneticiler karar alma pozisyonlarına geldikçe evden çalışma oranları yukarı doğru baskılanmaya devam edecek" değerlendirmesini yaptı.
Dönüşüm hızının sektörlere göre değişeceğine işaret eden Aksoy, "Bu sürecin hızı muhtemelen sektörler arasında farklı olacak. Teknoloji, profesyonel hizmetler, finans, danışmanlık ve yaratıcı işlerde dönüşüm daha hızlı; üretim, perakende, sağlık ve yüz yüze hizmetlerde ise daha sınırlı ilerleyecek. Ama genel eğilim şu: Evden çalışma pandemiyle başlayan geçici bir uygulama olmaktan çıktı; artık firmaların yetenek çekme, maliyet yönetimi ve çalışan memnuniyeti stratejilerinin kalıcı bir parçası haline geliyor. Dolayısıyla kesin bir 'sene' bilgisi vermek mümkün olmasa da, yeni firmaların piyasaya girmesi, genç yöneticilerin karar alma pozisyonlarına gelmesi, değişen nüfus yapısı ve hızla gelişen yapay zeka teknolojileriyle birlikte bu dönüşüm beklediğimizden daha hızlı gerçekleşebilir" dedi.