İran, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması için sunduğu planın uygulama süresini iki güne indirmeyi önerdi. Katar'ın beş günlük takvim önerisine karşılık gelen bu plan, Tahran'ın ABD'den beklediği yaptırım ve güvenlik adımlarını da içeriyor. Doha'da üç gün süren temasların ardından İran heyeti görüşmelerden ayrıldı. Taraflar arasında henüz nihai bir anlaşma yok.
Yedi günlük planın uygulama süresi iki güne indi
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin Al Jazeera'ye verdiği bilgiye göre görüşmeler, Tahran'ın eylülde hazırladığı yedi günlük plan üzerinden yürütülüyor. Katar arabulucuları planın uygulama süresinin beş güne indirilmesini önerdi. İran ise bu süreyi iki güne çekmeyi teklif etti.
Arakçi'nin anlattığı plana göre ABD ilk gün İran'ın talepleri doğrultusunda adım atacak, ikinci gün Hürmüz Boğazı yeniden açılacak ve deniz trafiği eski düzenine dönecek. Ancak bu takvim henüz taraflar arasında kabul edilmiş bir anlaşmaya dönüşmedi.
İran'ın talepleri arasında 6 milyar dolarlık varlık da var
Tahran'ın Washington'dan beklentileri yaptırımların kaldırılmasıyla sınırlı değil. İran, İslamabad mutabakatının ardından uygulanan yaptırımların kaldırılmasını, petrol ihracatına ilişkin muafiyetlerin yeniden sağlanmasını ve ABD'nin bölgedeki askeri varlığını azaltmasını istiyor.
İran ayrıca Katar'da tutulanlar da dahil olmak üzere dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılmasını talep ediyor. Hürmüz Boğazı'ndan geçişlerde İran ve Umman'ın üzerinde çalıştığı deniz rotalarının tanınması ve diğer rotaların kapatılması da talepler arasında.
Arakçi, nükleer dosyaya ilişkin bazı önerilerin arabulucular tarafından gündeme getirildiğini ve bu konunun müzakerelerin ikinci aşamasında değerlendirilebileceğini söyledi. Tahran, önceliği Hürmüz'ün açılmasına ve mevcut anlaşmazlıkların giderilmesine veriyor.
Doha'daki temaslar sürüyor
Katar arabulucuları cuma günü Tahran'da İranlı yetkililerle görüştü. Ardından İran heyeti Doha'ya geçti ve temaslar üç gün boyunca devam etti. Heyet pazar günü Doha'dan ayrıldı. Görüşmeler hakkında bilgi sahibi bir yetkili, ayrılığın müzakerelerde yaşanan bir sorunla bağlantılı olmadığını söyledi. Bir anlaşma taslağının taraflar arasında değerlendirilmek üzere dolaşımda olduğu ve yeni bir toplantının gündeme gelebileceği belirtildi.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ise ABD'nin deniz ablukası sona ermeden ve Tahran'ın talepleri karşılanmadan nihai bir anlaşmaya varılamayacağını, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmayacağını açıkladı.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Katar'ın yürüttüğü temasların sürdüğünü doğrularken görüşmeler için belirlenmiş bir takvim olmadığını söyledi. Arakçi ise ABD Başkan Yardımcısı JD Vance tarafından gönderilen mektubu olumlu bir adım olarak değerlendirdi. Ancak iki ülke arasında yakın zamanda doğrudan görüşme yapılacağına ilişkin haberleri reddetti.
Petrol arzındaki riskler sürüyor
Doha'daki temaslar diplomatik çözüm ihtimalini gündeme getirse de enerji arzına ilişkin riskler devam ediyor. Reuters'ın haberine göre savaşın şubat sonunda başlamasından bu yana küresel petrol stoklarından yaklaşık 1 milyar varil çekildi.
Goldman Sachs, Körfez ülkelerinin petrol üretiminin 2025 ortalamasının günlük 3,5 milyon varil altında kalması halinde Brent petrolün 2027'de varil başına 140 dolara ulaşabileceği uyarısında bulundu.
Diplomasi sürerken askeri gerilim de devam ediyor
ABD Başkanı Donald Trump, İran'la yürütülen görüşmelerin verimli ilerlediğini söylese de 3 Kasım'daki ara seçimlerin ardından yeni askeri adımları dışlamadı. ABD Dışişleri Bakanı Rubio da Trump'ın İran'a yönelik yeni saldırılar konusunda henüz karar vermediğini belirtti.
Abbas Arakçi, İran'ın olası bir saldırıya karşı tüm senaryolara hazır olduğunu ve askeri kapasitesini güçlendirdiğini söyledi. İran lideri Mücteba Hamaney de silahlı kuvvetlere olası bir saldırıya karşı hazırlıklı olma talimatı verdi. Diplomatik temaslar sürerken bölgede yeni bir askeri tırmanma ihtimali de gündemde kalıyor.