Haliç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Enes Eryarsoy, üniversite tercih dönemine günler kala adaylara kritik tavsiyelerde bulundu. Yapay zekanın iş dünyasını ve meslekleri hızla dönüştürdüğüne dikkat çeken Eryarsoy, "Adayların mevcut trend olan mesleklere değil, aslında mezun oldukları zaman nelerin trend olabileceklerine dikkat etmesi gerekiyor. Öğrencilerimize, ‘yapay zekanın dili’, ‘iletişim ve diksiyonun dili’ ile ‘paranın dili'ni birlikte kazandırmayı hedefliyoruz." dedi.
Tercih döneminde adayların geleceği doğru okuyarak karar vermeleri gerektiğini belirten Eryarsoy, "Birinci önerimiz adayların şu andaki mevcut trend olan mesleklere değil, aslında mezun oldukları zaman nelerin trend olabileceklerine dikkat etmeleridir." değerlendirmesinde bulundu. Dünyada şimdiye kadar hiç görülmemiş şekilde yapay zekanın meslekleri evirdiğini aktaran Eryarsoy, "Sadece bir örnek vereyim; radyoloji büyük ihtimalle önümüzdeki yıllarda önemli bir meslek olmaktan çıkacak. Bilgisayarların ve yapay zekanın otomatik olarak yapabildiği bir beceriye dönüşecek. Bu tür becerilerden öğrencilerin uzak durması gerektiğini düşünüyorum." ifadelerini kullandı.
Kampüs ortamı ve bölüm içerikleri mutlaka incelenmeli
Üniversite tercihinde başarı sıralamasının tek başına yeterli olmadığını aktaran Eryarsoy, "Üniversite zor bir seçim. Hayatımızın en güzel yıllarını geçirdiğimiz yerlerden biri üniversiteler. Adaylar kampüsleri mutlaka görsünler, ortamı hissetsinler." diye konuştu. Adayların kendilerini dört yıl boyunca o kampüste hayal edip edemediklerine karar vermelerini isteyen Eryarsoy, bütün adayları Haliç Üniversitesi kampüsüne beklediklerini söyledi.
Tercih edilecek bölümlerin yalnızca isimlerine değil içeriklerine de bakılması gerektiğini ifade eden Eryarsoy, "Seçtikleri programların ve bölümlerin müfredatlarının onları gerçekten yetkin bir mezun olarak hazırlayıp hazırlamadıklarını araştırsınlar." dedi. Bunu bugün yapmanın çok kolay olduğunu kaydeden Eryarsoy, "Yapay zekaya sorabilirler, çevrelerine danışabilirler ama mutlaka böyle bir ön çalışma yapsınlar." değerlendirmesini yaptı.
Haliç Üniversitesi’ni tercih edecek adaylara da seslenerek kampüse davet eden Eryarsoy, "Öncelikle gelsinler, tanışalım. Tercih döneminde bütün adaylarımızı kampüsümüzde ağırlamaktan mutluluk duyarız. Bizim sloganımız ‘Sana İyi Gelecek’." diye konuştu.
Yapay zekayı merkeze almayan üniversiteler zorlanacak
Yapay zekanın yükseköğretimde artık vazgeçilmez hale geldiğini belirten Eryarsoy, "Yapay zeka bizim üniversitemizin merkezine koyduğumuz bir konu. O kadar hızlı gelişiyor ki bunu eğitim programlarının merkezine koymayan bir üniversitenin var olması artık düşünülemez." ifadelerini kullandı. Bu nedenle bütün eğitim yaklaşımlarını ve müfredatlarını bu dönüşüme göre şekillendirdiklerini anlattı.
Üniversitenin geliştirdiği yapay zeka destekli tercih robotuna da değinen Eryarsoy, öğrencilerin hangi mesleği yapmak istediklerini çoğunlukla bildiklerini ancak hangi bölümü tercih etmeleri gerektiği konusunda zorlandıklarını vurguladı. Eryarsoy, "Çünkü her bölüm o mesleğe hazırlamıyor olabilir. Biz bu nedenle yapay zeka destekli ücretsiz bir tercih robotu geliştirdik." dedi.
Sistemin işleyişini aktaran Eryarsoy, "Öğrenciler öncelikle hangi mesleklere yatkın olduklarını görebiliyor, ardından sistem onlara o mesleğe ulaşabilmeleri için hangi bölümleri tercih etmeleri gerektiğini öneriyor." değerlendirmesinde bulundu. Tercih robotunun üniversitenin web sitesinde tüm adayların kullanımına ücretsiz olarak açık olduğu bilgisini paylaştı.
Sektörün beklediği uygulamalı eğitim önemseniyor
Teorik bilginin tek başına yeterli olmadığını ve bütün üniversitelerde teorik ile uygulamalı derslerin bulunduğunu söyleyen Eryarsoy, "Bizim için önemli olan sadece uygulama yapmak değil, sektörün istediği uygulamayı öğrencilerimize sunabilmek." diye konuştu. Bütün çabalarının teorik ve uygulamalı eğitimi sektörün beklentilerine yaklaştırmak olduğunu belirten Eryarsoy, "Bu nedenle müfredatımızı yapay zeka destekli altyapıyla sürekli güncelliyoruz. Amacımız öğrencilerimizin mezun olduklarında sektörün istediği beceri ve yetkinliklerle iş hayatına başlamaları." ifadelerini kullandı.
Mezun istihdamı konusundaki sorunlara da dikkat çeken Eryarsoy, "Bugün iki temel problem var. İşverenler istedikleri yetkinlikte mezun bulamıyor, mezunlarımız da iş bulmakta zorlanıyor. Çünkü aranan ile sunulan arasında bir fark oluşmuş durumda." dedi. Bu farkı kapatmaya çalıştıklarını anlatan Eryarsoy, "Danışma kurullarımızın ve sektör temsilcilerimizin istediği becerileri ölçülebilir ve belgelenebilir şekilde müfredatımıza yerleştiriyoruz. Böylece öğrencilerimiz mezun olduklarında sektör hangi yetkinliği istiyorsa o özelliklerle mezun oluyor." değerlendirmesini yaptı.
Uluslararasılaşma ve çok kültürlü eğitim ortamı
Uluslararasılaşmanın üniversitenin öncelikleri arasında yer aldığını belirten Eryarsoy, "Mezuniyet töreninde de söylemiştim; en güzel hikayeler iki şekilde başlar. Ya bir yabancı bir şehre gelir ya da bir kahraman yolculuğa çıkar." diye konuştu.
Kampüste 90’dan fazla ülkeden öğrenci bulunduğunu ve çok kültürlü bir eğitim ortamına sahip olduklarını belirten Eryarsoy, "Diğer taraftan kendi öğrencilerimizi de Erasmus programlarıyla dünyanın farklı ülkelerine gönderiyoruz. Türkiye’de Erasmus tarafındaki en yüksek hibelerden birine sahip üniversitelerden biriyiz ve çok sayıda öğrencimizi yurt dışına gönderiyoruz." dedi.
Yapay zeka mühendisliği programı açılıyor
Eğitim programlarını her yıl güncellediklerini dile getiren Eryarsoy, "Bu yıl bilgisayar mühendisliği ve yazılım mühendisliğinin yanında Yapay Zeka Mühendisliği programını da öğrencilerimize sunuyoruz. Çünkü yapay zekanın birçok bölüme destek verecek merkezi bir alan olduğunu ve öğrencilerimize önemli değer katacağını düşünüyoruz." ifadelerini kullandı.
Yapay zekanın meslekleri ciddi şekilde tehdit altına aldığına vurgu yapan Eryarsoy, üniversite olarak kapsamlı bir çalışma yaptıklarını belirtti. Eryarsoy, "Biz de üniversite olarak öğrencilerimize hangi beceri ve yetkinlikleri kazandırırsak yapay zekadan en az etkilenirler diye çalıştık. Bunun sonucunda öğrencilerimize bölümlerinin yanında üç dilden birini değil, üç dili birlikte kazandırmayı hedefliyoruz." dedi.
Bu üç dili; yapay zekanın dili, iletişim ve diksiyonun dili ile paranın dili olarak açıklayan Eryarsoy, "Birincisi yapay zekanın dili. Öğrencilerimizin yapay zekanın akıllı tüketicisi olmasını istiyoruz. Mezun olduklarında yapay zekayı çok iyi kullanabilsinler istiyoruz." değerlendirmesini yaptı.
İkinci dilin iletişim ve diksiyon olduğunu söyleyen Eryarsoy, "İş dünyasında bugün en çok aranan özelliklerden biri güçlü iletişim ve etkili diksiyon." diye konuştu. Üçüncü dilin ise paranın dili olduğunu kaydeden Eryarsoy, "Öğrencilerimizin önemli bir kısmı geleceğin girişimcileri ve iş insanları olacak. Burada kastettiğimiz muhasebe öğretmek değil. Nasıl ortaklık kurulur, şirket nasıl değerlenir, teşviklerden nasıl yararlanılır gibi konuları öğrencilerimize kazandırıyoruz." dedi.
Haliç Skills Hub projesi hayata geçirildi
Öğrencilere bu yetkinlikleri kazandırmak amacıyla Haliç Beceri Merkezi'ni (Haliç Skills Hub) kurduklarını aktaran Eryarsoy, "Öğrencilerimiz hangi bölümde okursa okusun kendilerini bu üç alandan birinde derinleştirebilecek." diye konuştu.
Örnekler üzerinden sistemi anlatan Eryarsoy, "Örneğin psikoloji öğrencisinin güçlü iletişim ve diksiyon becerisine sahip olması gerekiyor. Bir mühendislik öğrencisinin ise paranın dilini konuşabilmesi, ürettiği projeyi hayata geçirebilmesi açısından büyük önem taşıyor. Biz öğrencilerimize bu yetkinlikleri kazandırmayı hedefliyoruz." ifadelerini kullandı.
Burs olanaklarına ilişkin de detaylar paylaşan Eryarsoy, başarı burslarının yanı sıra tercih burslarının da bulunduğunu kaydetti. Eryarsoy, "Haliç Üniversitesi’ni ilk, ikinci, üçüncü, dördüncü veya beşinci sırada tercih eden adaylarımıza ilave indirimler sunuyoruz. Detaylı bilgiyi web sitemizden öğrenebilirler ancak adaylarımızın kampüsümüze gelerek yüz yüze bilgi almalarını da tavsiye ediyoruz." dedi