Japonya Merkez Bankası (BoJ) tarihi bir faiz kararına imza attı. Banka, aralık ayından bu yana ilk kez adım atarak kısa vadeli politika faizini 0,25 puan artışla yüzde 0,75'ten yüzde 1'e çıkardı. Bu hamleyle birlikte ülkedeki borçlanma maliyetleri son 31 yılın en yüksek seviyesine ulaştı.
Piyasa beklentileriyle büyük ölçüde örtüşen bu karar, uzun süren ultra düşük faiz ve deflasyon döneminin ardından geldi. Enflasyon hedeflerini yakalamaya çalışan banka için bu adım, para politikasının normalleşmesi yolunda kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Avrupa Merkez Bankasının geçen hafta faiz artırdığı hatırlatıldı. ABD Merkez Bankasının ise bu hafta politika faizini sabit bırakmasının beklendiği ifade edildi. Küresel çapta artan enflasyon riskleri, bankanın normalleşme hızını belirlemesinde önemli bir rol oynadı.
Enflasyon riskleri ve ekonomik görünüm
Banka tarafından yayımlanan karar metninde, normalleşme sürecinin devam edeceği vurgulandı. Banka, ekonomik aktivite, fiyatlar ve finansal koşullardaki gelişmelere yanıt olarak para politikasını ayarlamaya devam edeceklerini belirtti.
Yüksek ham petrol fiyatlarının ticari işlemlere hızla yansıdığına dikkat çekildi. Banka, orta ve uzun vadeli enflasyon beklentilerindeki artış dikkate alındığında, çekirdek enflasyonun yüzde 2'lik fiyat istikrarı hedefinin üzerine çıkma riskinin bulunduğunu açıkladı.
İran ile ABD arasındaki barış anlaşmasının piyasaları rahatlattığı belirtildi. Ancak mayıs ayında toptan eşya enflasyonunun yüzde 6,3 ile son üç yılın zirvesine çıkması, şirketlerin enerji şokundan kaynaklanan maliyet artışlarını çoktan fiyatlara yansıttığını gösterdi. Buna rağmen alternatif enerji tedariki sayesinde ekonomideki ciddi yavaşlama riskinin azaldığı bildirildi.
Tarihi toplantıda dikkat çeken eksiklik
Faiz artırımı kararı, bankanın Para Politikası Kurulunda yediye karşı bir oyla alındı. Karara itiraz eden tek isim Toichiro Asada oldu. Asada, Orta Doğu'daki gerilimin Japonya'nın üretimi ve istihdamı üzerinde fiyat risklerinden daha büyük aşağı yönlü tehlikeler barındırdığını savundu.
Banka Başkanı Kazuo Ueda, karaciğer kisti enfeksiyonu tedavisi nedeniyle toplantıya katılamadı. Bu durum, 2010 yılındaki acil durum toplantısından bu yana bir ilk olarak kayıtlara geçti. Ueda'nın yokluğunda toplantıya Başkan Yardımcısı Ryozo Himino başkanlık etti.
Karar sonrası düzenlenen basın toplantısını diğer Başkan Yardımcısı Shinichi Uchida yönetti. Eğrinin gerisinde kalma riskine değinen Uchida, "Temel yaklaşımımız, parasal gevşeme derecesini ayarlarken politika faizlerini artırmaya devam etmektir." dedi.
Çekirdek enflasyonun hedefe yaklaştığını belirten Uchida, "Yukarı yönlü fiyat risklerine karşı dikkatli olmalıyız. Eğrinin gerisinde kalmamak için politikamızı buna göre yönlendireceğiz." ifadesini kullandı.
Tahvil alım programında normalleşme
Banka, faiz artırımının yanı sıra nisan 2027'den itibaren tahvil alımlarını azaltmayı durduracağını açıkladı. Aylık alımların yaklaşık 2 trilyon yen (12,5 milyar dolar) seviyesinde sabit tutulacağı bildirildi. Bu karar, 2013'teki devasa teşvik programı öncesindeki döneme dönüş olarak yorumlandı.
Bankanın aylık tahvil alımları ocak 2023'te 23,7 trilyon yen ile zirve yapmıştı. Alımların 2 trilyon yen seviyesinde sabitlenmesinin normalleşme yolunda büyük bir kilometre taşı olduğu belirtildi. Banka ayrıca, tahvil azaltım planına yönelik yıllık gözden geçirme uygulamasına da son vereceğini duyurdu.
Faiz kararı sonrası siyasi faktörlerin etkisi de tartışılmaya başlandı. Başbakan Sanae Takaichi daha önce gevşek para politikasını tercih ettiğini söylemişti. Takaichi tarafından atanan Ayano Sato'nun haziran sonunda kurula katılacağı, şahin üyeler Hajime Takata ve Naoki Tamura'nın görev sürelerinin ise 2027'de dolacağı bildirildi.
Piyasaların tepkisi ve uzman yorumları
Kararın ardından yen, dolar karşısında 160,2 ile 160,35 seviyelerinde dar bir bantta işlem gördü. Nikkei 225 endeksi ise ilk tepki olarak 70.000 sınırını aşarak hisse senedi yatırımcılarının faiz artırımından rahatsız olmadığını gösterdi.
Moody's Analytics Japonya Başkanı Stefan Angrick, oy dağılımının kurulun artık daha dengeli olduğunu gösterdiğini belirtti. Bankanın iyi bir seçeneği olmadığını savunan Angrick, "Yeni güçlendirerek enflasyonist baskıyı durdurmak için faiz artırabilirler ancak bu ekonomiye zarar verir." değerlendirmesini yaptı.
Eski banka yetkilisi ve Rakuten Securities Başekonomisti Nobuyasu Atago, çekirdek enflasyon uyarısının çok güçlü bir mesaj taşıdığını söyledi. Atago, "Banka altı ayda bir hareket etmek yerine daha hızlı bir faiz artırım hızının zeminini hazırlıyor gibi görünüyor." dedi. Kararın tarihi bir dönüm noktası olduğunu savunan Atago, "Eğrinin gerisinde kalma konusunda gerçek bir risk olduğu söyleniyor. Banka piyasa beklentilerinden daha erken faiz artırabilir." ifadesini kullandı.
SMBC Nikko Securities Stratejisti Rinto Maruyama, Asada'nın itirazına dikkat çekti. Maruyama, "Asada'nın faiz artışına karşı ret oyu kullanması, Takaichi tarafından atanan üyelerin gerçekten güvercin olduğu izlenimini pekiştirdi." dedi. Uzman isim, siyasi atamalar nedeniyle faiz artışlarının piyasanın beklediği gibi ilerlemeyebileceğini aktardı.
Bloomberg Economics Ekonomisti Taro Kimura, aralık ayında yeni bir faiz artışı beklediklerini vurguladı. S&P Global Başekonomisti Harumi Taguchi ise tahvil portföyünün itfalar yoluyla doğal olarak azalacağına dikkat çekti. Taguchi, "Tahviller konusunda, ellerindeki varlıkları zorla azaltmaya ve artan faiz oranlarına dalgalanma eklemeye gerek olmadığına karar verdiler." yorumunu yaptı.
Oxford Economics Japonya Ekonomisi Başkanı Shigeto Nagai, Uchida'nın net tavrının döviz piyasalarına spekülatif işlem fırsatı bırakmadığını söyledi. Nomura Securities Stratejisti Mari Iwashita ise, "Enflasyon yaz civarında aşırı yükselirse banka ekim ayında faiz artırabilir. Ancak yıl sonuna kadar kesinlikle tekrar faiz artıracağı çok açık." değerlendirmesini yaptı.