CVK Hotels & Resorts Grubu’nun lüks segmentteki oteli CVK Park Bosphorus Hotel İstanbul’da geçtiğimiz Şubat ayında Napoli pizza yapımı workshopuna katılmış, otelin Executive Şefi Sercan Dikmen ile Napoli pizza ustası Hilmi Tanrıöğen’in rehberliğinde geleneksel Napoli pizza yapımının inceliklerini, hamur hazırlama tekniklerini ve pişirme püf noktalarını öğrenme fırsatı bulmuştum. Açıkçası, Napoli pizzalarının meraklısı sayılmam. Ancak her iki şefin bu pizzaların yapımına ilişkin tüm incelikleri workshopta aktarması sonucu arkadaşlarımın el attığı pizzaların doyumsuz lezzeti beni epey etkiledi.

Geçtiğimiz günlerde ise CVK Park Bosphorus iki şefli bir başka etkinliğe daha sahne oldu. Prestijli gastronomi rehberi Gault&Millau’yu ve Salon du Chocolat fuarını Türkiye’ye getiren, yarattığı Gastromasa konferansını uluslararası düzeye taşıyan Gökmen Sözen’le iş birliğiyle gerçekleşen “Four Hands Dinner at Bosphorus” için Londra’daki Michelin yıldızlı Hide Restaurant’ın şef direktörü Josh Angus Türkiye’ye geldi. Izaka Terrace’ın baş şefi Serhat Eliçora ile mutfağa giren Josh Angus bu tadım gecesine özel 7 course eşleşmeli degüstasyon menüsü hazırladı.


Izaka Terrace’ta bir yandan Eski Park Lokantası’nın izini sürerken bunu modern gastronomiyle birleştirip yaratıcı bir mutfak anlayışıyla harmanlayan Şef Serhat Eliçora ve Avrupa mutfağının dikkatle takip edilen şeflerinden Josh Angus’un elinden çıkma tabaklar ise yalnızca uyumu değil, aynı zamanda kontrollü bir kontrastı da yansıtıyordu. Mezgit balığı ve çedarın bir araya geldiği, bamya turşusuyla sunulan İngiliz-Türk usulü kızarmış balık sandviçi, bir başlangıç olarak bu kontrastın altını ilk andan çizdi. Ardından Şef Eliçora’nın elinden çıkan, baklanın eşlik ettiği bal-hardal soslu Ege otları ve kalamarla doldurulmuş bebek enginara karşılık Şef Angus’dan karabiberli istridye soslu kadayıfa sarılı karides ve kalamar dolgulu kızarmış mantıyı deneyimledik.

Yine de, bence menünün asıl yıldızları Şef Angus’dan kuzugöbeği mantarı, bezelye ve nane ile servis edilen kömürde üç farklı şekilde pişirilmiş kuzu eti ve Şef Eliçora’dan mantı, kebap ve ızgara et eşliğinde gelen Türk usülü antrikottu. Her iki tabağın arasında ise Şef Eliçoran’dan çarpıcı bir sorbe tattık. Mixolog Süleyman Erduran’ın yarattığı hibiskus ve reyhanın şekersiz mükemmel bileşimi Vitaelia kokteylinin ilham olduğu mor fesleğen ve hibiskus’lu sorbe, Şef Angus’un geceye imza atan tatlısı kuzukulağı ve yanık süt kıtırının üstünü süslediği Gariguette çilekleriyle çırpılmış cheesecake kremasını bitirmemizin ardından istikametimizi belirledi.
Bu arada belirtmeden geçemeyeceğim, manzarasıyla hakikaten mest aden Izaka Terrace’ın sommellieri Alper Sapan menüyle kusursuz eşleşmelerle damağımıza keyifli bir Avrupa turu attırdı. Bu eşleşmelerde ülkemizin Trakya bölgesinden üzümler de elbette haklı yerini aldı.