Elon Muski Forbes’un gerçek zamanlı milyarderler listesinde açık ara dünyanın en zengin kişisi konumunda. İkinci sıradaki Google’ın kurucu ortağı Larry Page’in net servetinin iki katından fazla bir servete sahip. Bu kadar büyük rakamlar söz konusu olduğunda, birkaç yat, özel bir ada ya da profesyonel bir spor takımı satın almak artık anlamlı bir karşılaştırma sunmuyor. Musk’ın serveti nakit değil. Büyük ölçüde Tesla ve SpaceX’teki hisselerine bağlı. O yüzden bu değerleme dalgalı, borsaya bağımlı ve bir finansal çöküş yaşanması halinde ciddi biçimde azalabilir. Bunu göz önünde bulundurarak biraz geri çekilip şu soruyu soralım: Dünyanın en zengin insanı, kağıt üzerindeki serveti gerçek bir satın alma gücüne dönüştürülseydi, teorik olarak ne satın alabilirdi? Forbes’a yazan Doug Melville Musk’ın eşi benzeri olmayan servetini perspektife oturtmak için emlak imparatorluklarını, çeşitli endüstrileri ve küresel kurumları inceledi.
1 - ABD eyaletindeki tüm konutlar
Güncel tahminlere göre Musk’ın net serveti, ABD’nin en cazip konut piyasalarından biri olarak kabul edilen San Diego County’deki tüm konutları satın almaya yeterli. Bu fikri biraz daha ileri götürürsek, Zillow’un ortalama değerlemelerine göre Hawaii eyaletindeki tüm evleri (572 bin 781 hanenin tamamını) teorik olarak satın almak mümkün olurdu. Daha da çarpıcısı: 716 milyar dolar, Maryland eyaletindeki tüm konutları satın almaya yetiyor.
2 - ABD’de bir yıl boyunca satılan tüm yeni arabalar
2025 yılında Amerikalılar on milyonlarca yeni araç satın aldı. Yine de toplam etiket fiyatları, Musk’ın net servetinden daha az. Arabalar bayiden çıkar çıkmaz değer kaybeder ancak teorik olarak tek bir kişi, ABD’de satılan tüm yeni arabaları satın alabilirdi.
3 - Elit bir eğitim (muhtemelen birkaç kez)
Tüm Sarmaşık Ligi üniversitelerinin (Harvard, Yale, Princeton, Columbia, Brown, Dartmouth, Cornell ve Penn) toplam bağış fonları yaklaşık 200 milyar dolar ediyor. Musk bunların tamamını üç kez satın alabilir ve yine de cebinde para kalırdı. Elbette eğitimin bir fiyatı yoktur.
4 - İsviçre’yi satın alabilirdi (En azından kağıt üzerinde)
Teknik olarak egemen bir ülkeyi satın alamazsınız ancak karşılaştırmalar yine de çarpıcı. İsviçre’nin yıllık GSYH’si 900 milyar doların biraz altında. Musk’ın serveti, dünyanın en zengin ve en istikrarlı ekonomilerinden birinin yıllık üretimine şaşırtıcı derecede yakın.
5 - Büyük petrol şirketleri
ABD’nin en büyük üç petrol şirketi; ExxonMobil, Chevron ve ConocoPhillips birlikte ele alındığında hala Musk’ın teorik satın alma gücü sınırları içindeler. Buradaki ironi şu: Dünyanın en önde gelen elektrikli araç savunucusu, kağıt üzerinde içten yanmalı motor ekonomisinin temel direklerini doğrudan satın alabilirdi. Bu ya dramatik bir ideolojik dönüş olurdu ya da nihai bir riskten korunma hamlesi.
6 - ABD’deki tüm büyük spor ligleri
Profesyonel sporlar başka bir yararlı ölçüt sunar. Güncel takım değerlemelerine göre liglerin değerleri şöyle:
- MLB: 73,66 milyar dolar
- NBA: 135,50 milyar dolar
- NFL: 181,95 milyar dolar
- NHL: 42,46 milyar dolar
- Toplam: 433,57 milyar dolar
Musk, Kuzey Amerika’daki dört büyük spor ligindeki tüm takımları satın alabilir ve yine de yaklaşık 280 milyar doları artardı. Elon Musk modern servet kilometre taşlarının hepsini geçti: 300 milyar dolar, 400 milyar dolar, 500 milyar dolar, 600 milyar dolar ve şimdi serveti 700 milyar doların üzerinde. Modern tarihte hiç kimse bu ölçekte bir serveti bu kadar hızlı, bu kadar açık ve bu kadar görünür şekilde biriktirmedi.
Musk bunları satın alır mı? Muhtemelen hayır. Ancak bir kişinin net serveti eyaletlerle, endüstrilerle, kurumlarla ve uluslarla anlamlı biçimde karşılaştırılabiliyorsa, artık sadece kişisel başarı söz konusu değildir. Ekonomik ölçeğin yeni bir çağından bahsediyoruz ve bu durum devam ederse, bu tür bir servet zamanla hükümet politikalarını, emeği ve gücü şekillendirmede daha büyük bir rol oynayacaktır.