Bisiklet turizminin en köklü destinasyonları arasında İtalya'nın Toskana bölgesi ilk sıralarda yer alıyor. Özellikle ilk kez çok günlük bisiklet turuna katılacaklar için Toskana, doğal güzellikleri, tarihi kasabaları ve gastronomisiyle öne çıkıyor. Fransa'nın Provence ve Burgonya bölgeleri ile ABD'de Kaliforniya'nın Napa ve Sonoma vadileri de yıllardır popülerliğini koruyor.
ABD'de Vermont, Glacier ve Zion milli parkları bisiklet severlerin gözde noktaları arasında bulunurken, İspanya'nın Girona ve Mallorca bölgeleri profesyonel bisiklet takımlarının da tercih ettiği antrenman merkezleri olarak dikkat çekiyor. İtalya'daki Dolomitler ise hem yol bisikleti hem de doğa sporları açısından her geçen yıl daha fazla ilgi görüyor.
Yeni bisiklet destinasyonları yükselişte
Klasik rotaların yanı sıra son yıllarda yeni bölgeler de bisiklet turizminde öne çıkmaya başladı. ABD'de Bentonville, dağ bisikletinin yanı sıra yol ve gravel parkurlarıyla dünya çapında ün kazanırken, Kentucky'deki Bourbon Trail rotası bisiklet turlarıyla farklı bir deneyim sunuyor.
Asya'da Japonya kırsal parkurlarıyla dikkat çekerken, Kamboçya ve Vietnam'ı kapsayan turlar, Angkor Wat gibi tarihi miras alanlarını sporla birleştirmesi sayesinde ilgi görüyor. Fas ve Güney Afrika da hem yol hem de dağ bisikleti rotalarıyla yükselen destinasyonlar arasında yer alıyor.
Avrupa'da ise Slovenya, Slovakya ve özellikle Hırvatistan son yılların en hızlı büyüyen bisiklet pazarları arasında bulunuyor. Polonya, Macaristan ve Yunanistan da uluslararası tur operatörlerinin yeni rotalar eklediği ülkeler arasında gösteriliyor. İzlanda ise gravel bisikleti için öne çıkan yeni merkezlerden biri haline geldi.
Yürüyüş rotalarında Alpler liderliğini koruyor
Doğa yürüyüşü denildiğinde Alpler hâlâ listenin zirvesinde yer alıyor. İsviçre'nin Zermatt kasabası, Matterhorn Dağı ve Fransa, İtalya ile İsviçre arasında uzanan Mont Blanc Turu dünyanın en prestijli yürüyüş rotaları arasında kabul ediliyor.
İtalya'nın Dolomitleri de etkileyici dağ manzaraları, kaliteli konaklama seçenekleri ve zengin mutfağıyla yürüyüş severlerin vazgeçilmez adreslerinden biri olmayı sürdürüyor.
Alpler dışında Patagonya, Peru'daki Machu Picchu ve Cusco çevresi, Yeni Zelanda ile İspanya'nın ünlü Camino de Santiago hac yolu da uzun yıllardır en çok tercih edilen yürüyüş destinasyonları arasında yer alıyor.
Kuzey Amerika'da ise Kanada Kayalık Dağları, Banff Milli Parkı, Louise Gölü, ABD'deki Blue Ridge Dağları ile Zion, Arches, Canyonlands ve Capitol Reef milli parkları öne çıkıyor.
Yeni yürüyüş parkurları keşfediliyor
Aktif turizmin büyümesiyle birlikte yeni uzun mesafe yürüyüş parkurları da dikkat çekmeye başladı.
Bhutan'da açılan Trans-Bhutan Trail, İtalya'daki Cammino Retico ve Sentiero Italia, Portekiz'in etap etap kullanıma açılan 3 bin kilometreyi aşan Palmilhar Portugal rotası ile Romanya'nın Via Transilvanica parkuru son dönemin en çok konuşulan yürüyüş güzergâhları arasında bulunuyor.
Japonya da UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan hac yollarının yanı sıra şehirlerden uzak doğal parkurlarıyla yürüyüş turizminin yükselen yıldızlarından biri olarak gösteriliyor. Girit başta olmak üzere Yunanistan'ın farklı bölgeleri de doğa yürüyüşü meraklılarının ilgisini çekiyor.
Çoklu spor tatillerinde çeşitlilik artıyor
Tek bir aktivite yerine yürüyüş, bisiklet, kano, zipline ve su sporlarını bir araya getiren çoklu spor tatilleri de popülerliğini artırıyor.
Kosta Rika, Belize ve Guatemala uzun süredir bu alanda öne çıkarken, Alaska, Hawaii, Acadia Milli Parkı ile Yellowstone ve Grand Teton çevresi de ABD'nin en güçlü alternatifleri arasında yer alıyor.
Avrupa'da Dolomitler, İsviçre ve İspanya'nın Bask Bölgesi çoklu spor organizasyonlarının geleneksel merkezleri olmayı sürdürürken, Avustralya, Yeni Zelanda ve Vietnam da uluslararası turistlerin yoğun ilgi gösterdiği destinasyonlar arasında bulunuyor.
Yeni yükselen yıldızlar
Uzmanlara göre aktif tatil pazarında en hızlı büyüyen destinasyonlar arasında Mallorca, Hırvatistan, İzlanda, Norveç ve Fas bulunuyor. Gelişmiş yürüyüş ve bisiklet altyapısı, doğal güzellikleri ve farklı coğrafi yapısıyla Türkiye de çoklu spor turizmi açısından dikkat çeken ülkeler arasında gösteriliyor.
Sektör temsilcileri, doğa ile iç içe, kalabalıktan uzak ve deneyim odaklı seyahatlere yönelik talebin artmasıyla birlikte aktif tatil pazarının önümüzdeki yıllarda büyümesini sürdüreceğini öngörüyor.